Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14587 E. 2023/204 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14587
KARAR NO : 2023/204
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2017/102 E., 2018/461 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 13.03.2014
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sigortalılığın aidiyeti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin … Kasabasında bulunan tekstil fabrikasında işçi olarak çalışmakta iken SGK kayıtlarında işe giriş tarihi olan 18.10.1978 tarihinde yanlışlıkla … olarak kaydedildiği, müvekkilinin nüfustaki gerçek isminin … olduğu, ancak halk arasında … olarak hitap edildiği, yanlışlığın bundan kaynaklandığını, bu yanlaşılığın emeklilik işlemlerinde sorun yaratacağından müvekkilinin SGK kayıtlarındaki … … olan adının … (…) olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, sigortalı hakkında kendi beyanına göre kayıt işlemlerinin yapıldığını davaya sebebiyet verilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.02.2015 tarihli ve 2014/169 Esas 2015/85 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulü ile … sigorta sicil numarasında kayıtlı … …’ın isminin … TC nolu …,… ‘ten olma … Avanos doğumlu … (…) olarak düzeltilmesine, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Kapatılan 21. Hukuk Dairesinin 09.02.2017 tarihli ve 2016/19936 E.2017/850 K. sayılı ilamında; dönem bordrolarını getirterek resen seçilecek tanıkların dava konusu çalışmaların aidiyeti ile ilgili usulüne uygun şekilde ifadelerinin alınması, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerlerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın kime ait olduğu hususunda yöntemince beyanlarını alınması,… kızı 1956 doğumlu … … adında bir kaydın olup olmadığı hususunda nüfus kaydı araştırması yapılması, kolluk marifetiyle dava konusu uyuşmazlıkla ilgili araştırma yapmak gerekeceği yönünde karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile Türkiye genelinde yapılan nüfus kaydı araştırmasında Avanos ilçesi nüfusuna kayıtlı … … isimli bir şahsın olmadığı, alınan tanık beyanlarından davacının işyerinde “…” olarak tanınıp bilindiği, bordro tanıkları ve diğer tanık anlatımları ile uyuşmazlık açıklığa kavuşturulduğundan kolluk marifetiyle tespiti yapılan komşu işyeri çalışanlarının dinlenilmesine gerek görülmemiş, davalı kurum kayıtlarında davacının isminin “…” olarak yanlış yazıldığı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle; Davanın kabulü ile … sigorta sicil numarasında kayıtlı … …’ın isminin … TC nolu … ve …’ten olma … Avanos doğumlu … (…) olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, dava açmaya sebebiyet verilmediği belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aidiyetin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 506 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası hükümleridir.

3.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 nci maddesi uyarınca 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesidir. Anılan Kanun’un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduklarından özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

3. Değerlendirme
Mahkemenin vermiş olduğu karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Davacı, 13.03.2014 tarihli dava dilekçesinde … Kasabasında bulunan tekstil fabrikasında işçi olarak çalışmakta iken SGK kayıtlarında işe giriş tarihi olan 18.10.1978 tarihinde yanlışlıkla … olarak kaydedildiğini, nüfustaki gerçek isminin … olduğunu,kayıtlardaki … … olan adının … olarak düzeltilmesini talep etmiş, öte yandan bozma sonrası dava dosyasına kazandırılan ve Kurum tarafından gönderilen davacıya ait hizmet döküm cetveli ile davacının 28.06.2017 tarihli tahsis talebi gereği 01.07.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığına dair aylık bağlama formuna göre, davacının işe başlama tarihinin, dava konusu edilen ve davacıya daha önceden mal edilmemiş olan 10878706 sigorta sicil numarasındaki başlangıç tarihi 18.10.1978 olan ve 16.10.1982 tarihine kadar devam eden 1480 günlük sigortalılık süresinin de aylık bağlama süresi içinde değerlendirildiği görülmekle, Mahkemece, Kurumdan söz konusu davaya konu sigorta sicil no.da geçen 18.10.1978 başlangıç tarihli sigortalılık döneminin yaşlılık aylığının bağlanmasında esasa alınıp alınmadığı sorulmalı, buna göre davanın konusuz kalıp kalmadığı hususu da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. İlk Derece Mahkemesi kararının sair temyiz itirazları incelenmeksizin BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.