YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14381
KARAR NO : 2023/51
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/199 E., 2022/527 K.
DAHİLİ DAVALI : …
DAVA TARİHİ : 25.12.2018
HÜKÜM/KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dahili davalı … için aylık prim hizmet belgesi istenmesi ve prim borcu tahakkukuna dair Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 44013971/206.99/16386372 sayılı 03.12.2018 tarihli işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Dahili davalı …, kendisinin 2017 yılı Aralık ayından itibaren …’nın yanında servis şoförü olarak çalışmaya başladığını, okul sezonunda sürekli çalıştığını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2020 tarihli ve 2018/463 Esas 2020/434 Karar sayılı kararıyla; dahili davalının davacının yanında çalıştığının tespit edilemediği, dahili davalının da davacı yanında çalışmadığını iddia ettiği, Kurumun denetmenleri aracılığı ile araştırma yapmak yerine Büyükşehir Belediyesi yazılarını dikkate alarak dahili davalıların çalıştıklarını karine sayarak işlem yaptığı, Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yazılan müzekkereye verilen cevapta da; araçta çalışan personelle ilgili herhangi bir kaydın bulunmadığı bilgisinin verildiği, dolayısıyla davacının kendisine ait araçta personel çalıştırıp çalıştırmadığının dosya kapsamına göre tespit edilemediği, davacının serviste kuruma bilgi vermeksizin hostes çalıştırdığı hususunun davalı kurum tarafından yöntemince ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı kurumca düzenlenen 44013971/206.99/16386372 sayı 03.12.2018 tarihli kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/3 Esas 2021/2074 Karar sayılı kararıyla; dahili davalı …’in davacıya ait iş yerinde fiili çalışmasının bulunmadığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu gerekçesi ile davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece “gerekçeli karar başlığında davacının … olarak gösterildiği, ancak dava dilekçesinde davacı olarak … Servis Tur.İnş.Gıda Temizlik Turz.Nakl.San ve Tic.Ltd.Şti, yetkilisi olarak … şeklinde ifade edildiği, iptali istenen 03.12.2018 tarihli Kurum işleminin … Servis Tur.İnş…Ltd.Şti hakkında tesis edildiği, ancak dayanağı olan öğrenci servis aracı özel izin belgesinde taşıt sahibi olarak …’nın gösterildiği ve araç plakası olarak davacı adına kayıtlı … plakalı aracın gösterildiği, davacı vekilince 26.04.2019 tarihli dilekçe ile …’nın şirket yetkilisi olduğu, ancak davacı olmadığı, davanın şirket tarafından açıldığı yönünde açıklama yapıldığı, oysa karar başlığında şirketin davacı olarak gösterilmediği gibi, gerekçede de Kurum işleminin şirket yönünden irdelenmediği anlaşılmaktadır.
İptali istenen Kurum işleminin … Servis Tur. Taşımacılık İnşaat Gıda Temizlik Turizm Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında tesis edilmiş olduğu, ancak, kurum işleminin hem … hem de … Servis Tur.İnş…Ltd.Şti. yönünden tespitler içerdiği ve vekile şirket ile … adına vekaletname verildiği görüldüğünden, davanın şirket adına açıldığının anlaşılması durumunda, dahili davalı …’in şirket adına tescilli işyerinde fiilen çalışıp çalışmadığına dair Mahkemece bir araştırma yapılmadan ve Kurum işleminin yerindeliği bu yönden denetlenmeden; aksi durumda ise davacı olarak karar başlığında gösterilen … hakkında Kurum tarafından 03.12.2018 tarihli işleme dayanılarak tesis edilen bir işlem bulunup bulunmadığı irdelenmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.” denilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava … Servis…ltd. Şti tarafından açılmasına rağmen davanın ön büroda kayıt edilirken sehven gerçek kişinin davacı olarak gösterildiği ve sehven taraf sıfatının düzeltilmediği, Uyap sisteminden şirketin davacı olarak tanıtıldığı, uyuşmazlığa konu olan dönemde dahili davalı …’in ve …’nın şoför olarak çalıştığının tanık beyanları ile anlaşıldığı, kurumun yaptığı işlemin maddi gerçek ile uyumlu olduğuna kanaat getirildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin olarak hiç bir tanığın dahili davalının servis şoförü olarak çalıştığına dair açık, net beyanı bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, … Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Şube Müdürlüğüne, davacı şirket tarafından 06.10.2017- 13.09.2018 tarihleri arasında …’in davacı şirketin okul servisi aracında çalışmasına dair bildirim sonucu, belediyenin kayıt dışı istihdamın tespitine dair yazısı üzerine, Kurum tarafından bu dönemler için aylık prim hizmet belgesi düzenlenerek prim borcu tahakkuk ettirilmesine dair Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…