Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2010/4270 E. 2010/5673 K. 13.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4270
KARAR NO : 2010/5673
KARAR TARİHİ : 13.05.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL.

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı …’in çekişme konusu taşınmazlardan bir kısmını kadastro çalışmaları sırasında satış göstererek davalı adına tespit ve tescilini sağladığını, bir kısmını da davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, işlemlerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, pay oranında iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, bedelini ödeyerek taşınmazları satın aldığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, ıslah ile tenkis isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden: çekişme konusu 2122, 3872, 1958 parsel sayılı taşınmazların senetsizden ve kadastro çalışmaları sırasında 22.12.1977 ve 2.10.1979 yıllarında davalı adına sicil kaydının oluştuğu, anılan taşınmazlar tarafından miras bırakanın zilyetliğinde iken, davalıya noter senedi ile sattığı, murisin 13.8.2001 tarihinde öldüğü ve eldeki davanın da 01.1.2003 tarihinde açıldığı, 2229 ve 2792 parsellerin ise muris adına kayıtlı iken 31.1.1986 tarihinde davalı oğluna satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin, 2122, 3872 ve 1958 parseller yönünden muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak tapu iptal tescil isteğinde bulunabilme hakkı murisin ölümü ile doğar, muris kadastro tespitinden sonra öldüğüne göre olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesinin uygulama yeri olamaz, yönündeki gerekçesi yerinde değildir. Ne varki, hüküm davacı tarafından temyiz edilmemiştir. Esasen, anılan taşınmazlar senetsizden bağış suretiyle davalıya devredilmiş ve kadastro tespiti de bu nedenle davalı adına yapılmıştır. Diğer yandan, dava dilekçesinde tenkis isteğinde bulunulmamasına karşın, aşamalarda bu yöndeki talep usulüne uygun değilse de, somut olayda gerek devir ve tespit tarihi ve gerekse miras bırakanın ölüm tarihi gözetildiğinde süresi içerisinde de bir tenkis davası açılmadığı da görülmektedir. Bu gerekçelerle red kararı doğrudur.
Öte yandan, kabul kapsamındaki taşınmazlarında, miras bırakan tarafından davalıya intikalini mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek ve bu olgu benimsenmek suretiyle, anılan parseller yönünden davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

./..

-2-

Davalının, temyiz itirazları yerinde değildir. Açıklanan bu nedenlerle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 252.85.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.