YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2645
KARAR NO : 2023/2258
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2524 E., 2022/2268 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 15.01.2021
HÜKÜM/KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/111 E., 2022/838 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ortağı olduğu … Eğitim Kurumları San. ve Tic. Ltd. Şti.’den (önceki ünvanı … Eğitim Kurumları San. Ltd. Şti.) 31.03.2007 tarihinden itibaren bildirilen çalışmaların 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi kapsamında olduğunun tespitine ilişkindir.
II. CEVAP
Davalı SGK cevap dilekçesinde özetle;davacı vekilinin 2007 yılından başlayan 4/b kapsamındaki sigortalılığının durdurulduğu müvekkili Kurum işleminin hatalı olduğu iddiasının mevzuat kapsamında doğru olmadığını, bilindiği üzere 5510 Sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde: “..Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları, 4/b (Bağ-Kur) kapsamında sigortalı sayılmıştır.” denilmekte olduğunu, 5510 Sayılı Kanun’un 53. maddesinde; ”5510 sayılı Kanunun 4. maddenin birinci fıkrasında (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilemezler.” hükmünün yer aldığını, davacının celp edilecek sicil dosyasından da anlaşılacağı üzere hissedarı olduğu şirketteki üyeliğine rağmen rağmen aynı şirkette 4/a kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başladığını, şirkette 15.02.2007 tarihinde ortak olduğunu ve ortaklığın halen devam ettiğini, 31.03.2007 tarihinde askere sevk olduğunu, 03.05.2007 tarihinde 4/a kapsamında işten ayrıldığını, 26.09.2007 tarihinde aynı iş yerinde 4/a kapsamında işe girişi verilmiş olup, hizmetleri kesintiye uğramış sayılacağından, 31.03.2007 tarihinde itibaren Bağ-Kur (4/b) kapsamında tescil işleminin yapılmış olup açıklanan mevzuat bilgileri ışığında davacının 4/b tescilinin iptal edilmesinin mümkün olmadığının açık olduğunu, belirterek açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kurum genelgeleri ile Yasanın emredici hükmünün aksi yönde uygulama yapılması ve bu tür genelgeler nedeniyle kazanılmış haktan söz edilmesi olanağı bulunmadığı yönü de dikkate alındığında; davacının askerlikte geçirdiği sürenin sigortalılık süresi olarak sayılamayacağı ve 2013/11 Sayılı Sigortalılık İşlemleri Genelgesinin yukarıda açıklanan düzenlemesine göre askerlik nedeniyle işten ayrılıp askerlik dönüşü yeniden ortağı olduğu şirkette çalışmaya başlamasının kesinti olarak kabul edilmesi gerektiği, bu haliyle davalı Kurum tarafından tesis edilen, davacının askerlik vazifesinin başladığı 31.03.2007 tarihinden 31/08/2021 tarihine kadar 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a kapsamında bildirilen hizmetlerinin, 4/1-b kapsamına aktarılması işleminin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde;dava dilekçesindeki beyanları tekrar ile kurum uygulamasının ve mahkeme kabulünün kazanılmış hakların ihlali anlamına geldiği, davaya konu dönem primlerinin davalı kurum tarafından tahsil edildiği beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının ortağı olduğu limited şirketinden 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilmesinin 5510 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesinin 2’nci fıkrasına göre olanaklı olmadığı ve böylece Kurumca 31.03.2007 tarihinden itibaren 4/1-b bendi kapsamında sigortalı kabul edilmesinin yerinde olduğu, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ilk derece mahkeme kararında kamu düzenine aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine ” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının kurucu ortağı olduğu limited şirket nezdinde, 31.03.2007 de itibaren 4/a sigortalılık statüsünden bildirilen çalışmalarının, 4/b sigortalılık statüsünde değerlendirilmesine ilişkin kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 5510 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ile 1479 sayılı Kanun’un 24/I-d maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…