YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2530
KARAR NO : 2023/1889
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/34 E., 2022/642 K.
DAVALILAR :1- … vekili Avukat … 2- … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 24.01.2014
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet ve prime esas ücretin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay 21. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekli ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.02.2013-19.08.2013 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmetlerinin ve prime esas gerçek ücretinin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların gerçeği yansıtmadığını davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kurum kayıtlarını aksini yazılı delil ve belgelerle ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli ve 2014/53 E., 2017/603 K. sayılı kararıyla; Açılan davanın kısmen kabulüne, davacının, davalı işveren yanında 20.03.2013-09.04.2013 tarihleri arasında asgari ücretle, hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/451 E., 2019/315 K., sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 21.Hukuk Dairesince, 12.03.2020 tarihli ve 2019/3548 E., 2020/1684 K. sayılı kararıyla; “Somut olayda, hizmet tespiti kabul kararının dinlenen tanık beyanları doğrultusunda verildiği ve beyanda bulunan tanıkların çalışmanın kabul edildiği tarihler arasındaki dönem yönünden açıklamalarının çalışma olgusunu hiçbir tereddüte ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde yeterli olmadığı,çalışmanın kesintisiz ve sürekli olup olmadığının anlaşılamadığı, davacının tasarımını yaptığı işlere ilişkin imzaladığı belgeler hususnda herhangi bir araştırma yapılmadığı hususu değerlendirildiğinde araştırmanın genişletilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacının tasarımını yaptığı işlere ilişkin imzaladığı belgeler olup olmadığının araştırılması, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra davacının çalışmasının sürekli çalışma olduğu anlaşılırsa sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” şeklinde bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler ile Yargıtay bozma ilamı öncesi dinlenilen tanıklarının beyanları ve bilirkişi raporundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde tespiti talep edilen tarih aralığındaki fiili çalışma olgusunun kısmen de olsa somut ve net bir şekilde açıklığa kavuşturulduğuna kanaat getirildiği gerekçesiyle, açılan davanın kısmen kabulüne, davacının, davalı işveren yanında 20.03.2013-09.04.2013 tarihleri arasında asgari ücretle, hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … Vekili temyiz dilekçesinde; Tanık beyanlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, davacının bir kısım çalışması kuruma bildirilip, bir kısmın bildirilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,davacının diğer davalıya ait işyerinde çalıştığının ispatlanamadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun 86/9 uncu maddesi 5510 sayılı Kanun’un 80 inci madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı … vekili ve davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … ve davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
..