Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/15168 E. 2023/2216 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15168
KARAR NO : 2023/2216
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2016 tarihli ve 2015/433 Esas, 2016/452 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının

ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına hükmedilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Yalnızca süre tutum dilekçesi vermiştir.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi
Sunmuş olduğu süre tutum dilekçesinde sanık hakkında daha yüksek ceza tayini gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince; “İddia, sanık savunması, sanık müdafiinin beyanları, katılanlar ve katılan vekilinin beyanları, olay araştırma ve CD izleme tutanağı, teşhis tutanağı, telefonla görüşme ve yakalama tutanağı, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamının incelenmesinde; Katılan …’nun ilköğretim 2. sınıfı öğrencisi olup, olay günü saat 16.15 sıralarında aynı mahallede bulunan anneannesinin yanına gitmek için evden çıktığı, cadde üzerinde biraz yürüdüğü, … camiisini geçtikten bir iki sokak sonra ara sokakta sanık …’ın mağdureyi çağırarak adını sorduğu, adını söylediğinde bu şahsın mağdureye senin şeyin küçük mü, gel seni bir kere sk..yim şeklinde sözler söylemek suretiyle TCK’nın 105/1-2.cümle maddesi kapsamında çocuğa yönelik olarak cinsel taciz suçunu işlediği, dosya kapsamında mevcut 03.05.2015 ve 05.05.2015 tarihli teşhis tutanağı, 02.05.2015 tarihli olay araştırma ve CD izleme tutanağından anlaşılmış, ayrıca sanığın mahkememizce alınan savunmasında suçunu ikrar ettiği anlaşılmış, sanık suç tarihinde psikolojik olarak rahatsız olduğunu beyan ettiğinden Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edilmiş, Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nin 11.02.2016 tarihli sağlık kurulu raporunda “02.05.2015 tarihinde işlediği isnat edilen cinsel taciz fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneği gelişmiştir” denilmekle, sanığın TCK’nın 32. maddesinin 1 ve 2. fıkrasından istifade edemeyeceği anlaşılmış olup, bu itibarla sanığın üzerine atılı suçu işlediği tüm dosya kapsamından sabit görülerek;
Sanık … hakkında katılan …’ya karşı üzerine atılı cinsel taciz suçundan sabit olan eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, katılanın yaşı, olayın gelişim biçimi nazara alınarak takdiren seçenek yaptırımlardan hapis cezası tercih olunarak takdiren teşdiden ceza tayin edilmiş, sanık hakkında katılanın yaşı, suçun niteliği göz önüne alındığında takdiren aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına, sanığın kişilik özellikleri dikkate alındığında bir daha suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluşmadığından sanığa verilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesine göre seçenek yaptırımlara çevrilmesine, aynı Kanun’un 51 inci maddesine göre ertelenmesine ve verilen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçeleriyle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istekleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2016 tarihli ve 2015/433 Esas, 2016/452 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.