YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4682
KARAR NO : 2023/3506
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2015 tarihli ve 2014/42 Esas, 2015/5 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin sanığa on beş yaşında olduğunu söylediğine, sanığın mağdurenin bu beyanına itibar ederek cinsel ilişkiye girdiğine, sanığın mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunu bilmediğine bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümlerinin tatbik edilerek sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık … mağdurenin 5 aydır arkadaşlık yaptıkları, birbirleri ile evlenmek istedikleri ancak mağdurenin ailesinin evliliğe müsaade etmediği, sanık … mağdurenin 26.12.2013 günü …’dan sanığın arkadaşı inceleme dışı …’un kiralamış olduğu araç ile Adana iline geldikleri, sanığın mağdureyi … mahallesinde boş bir inşaata götürdüğü, burada mağdurenin rızası ile cinsel ilişkiye girdikleri,ertesi gün aynı yerde tekrar cinsel ilişkiye girdikleri ve kalacak yerleri olmadığı için polis merkezine giderek teslim oldukları kabul edilen olayda,
Mağdure hakkında düzenlenen 27.12.2013 tarihli beden ve iç muayene raporuna göre mağdurenin anal muayenesinde hymen de taze yırtık tespit edildiği ve mağdurenin bakire olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 24.10.2014 tarihli mağdurenin yaşı hakkında alınan rapora göre suç tarihinde mağdurenin on üç yaşını bitirmiş olup on dört yaşı içerisinde olduğu ve on dört yaşını bitirmediğinin tespit edildiği bildirilmiştir.
Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 04.02.2014 tarihli raporuna göre mağdurenin anal bölgesinden alınan meni örneğinin sanık …’un kan örneği ile uyumlu olduğu, mağdurenin anal bölgesinden alınan örnekte sanık … mağdurenin kan örneklerinin karışık halde bulunduğu bildirilmiştir.
Sanık savunmasında mağdurenin yaşını kendisine on beş olarak söylediğini, mağdure ile evlenmek için mağdurenin ailesiyle görüştüğünü ancak evlenmelerine rıza göstermediklerini,olay tarihinde mağdurenin baskı altında olmasından kendisini alarak Adana’ya geldiklerini, Adana’da farklı tarihlerde iki kez cinsel ilişkiye girdiklerini, cinsel ilişkiye mağdurenin rızası ile girdiklerini beyan ettiği, mağdure beyanında sanık ile birlikte rızasıyla Adana’ya geldiklerini, sanık ile farklı günlerde birer kez olmak üzere iki kez cinsel ilişkiye girdiklerini, sanık …’a yaşını on beş olarak söylemediğini, sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği,
Yapılan yargılama neticesinde sanığın olaya ilişkin samimi ikrarda bulunmuş olması, mağdurenin olayın gelişimi ve sanık ikrarına uygun beyanda bulunmuş olması, mağdure hakkında alınan doktor raporunda mağdurenin bakire olmaması ve hymen de rapor tarihi itibariyle taze yırtık tespit edilmiş olması, mağdure ve sanıktan alınan kan örnekleri ile mağdureden alınan anal sıvapların karşılaştırılmasında sanığın vücut sıvısı örneklerinin bu bölgeden alınan örneklerde tespit edilmiş olması,mağdurenin yaşı itibariyle hukuken geçerli rıza açıklaması olamayacağı hususları nazara alınarak sanığın üzerine atılı organ sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği ve eyleminin sabit olduğu,sanık ikrarı ve mağdure beyanları göz önüne alınarak sanığın mağdureye yönelik cinsel saldırı eylemini farklı tarihlerde tekrarladığı anlaşılmakla sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı, sanık savunmasında mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğünü savunmuşsa da mağdurenin dış görünüşü itibariyle yaşının küçük olduğunun ilk bakışta anlaşılabilecek durumda olması ,mağdure hakkında yaşı konusunda alınan adli tıp kurumu raporu, mağdurenin yaşı konusundaki beyanları ve şikayetçi beyanları nazara alınarak sanık savunmalarının mağdurenin yaşına yönelik kısmının suçtan kaçmaya kurtulmaya yönelik samimi olmayan beyanlar olduğu mahkemece kabul görmüş ve itibar edilmeyerek sanığın zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Hükümden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı dosya kapsamına uygun, yeterli ve kanuni gerekçelerle tartışıldıktan sonra hüküm kurulduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde düzeltme nedeni dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2015 tarihli ve 2014/42 Esas, 2015/5 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün çıkartılarak yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.