YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12776
KARAR NO : 2023/846
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/928 E., 2019/1125 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine, anılan Kanuna eklenen 5 inci maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde belirlenen süre içerisinde temyiz edildiği, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2019 tarihli ve 2017/253 Esas, 2019/90 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 2 ay 7 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/928 Esas, 2019/1125 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir.
3.7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ıncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.09.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, yerel mahkeme kararında mutlak bozma nedenleri bulunduğu, mahkemenin kanuna aykırı teşekkül ettiği, kararın kanuna uygun gerekçeyi içermediği, kararın içerik olarak doğru olmadığı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin yok sayıldığı, lehine değerlendirilmesi gereken delillere rağmen 2013 yılından sonraki süreç dikkate alınmadan soyut ve genellemeye dayalı değerlendirme yapılarak teşdiden cezalandırma yapıldığına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık savunmalarından ve sanık savunmaları ile uyumlu tanık anlatımlarından sabit olduğu üzere, sanığın örgütün … ili … ilçe yapılanmasının S.. A.. A..’dan (2013 yılından) önceki imamı olduğu, bu kapsamda örgütün Ermenek yapılanmasının tüm iş ve işlemlerini yönettiği, örgütün Ermenek yapılanmasında bulunan tüm kurum ve üyelerinden sorumlu olduğu, sanığın daha sonra Ermenek ilçesinde mütevelli heyetinin ve öğretmen yapılanmasının sohbet hocalığını yapmaya başladığı, bu faaliyetleri kapsamında sohbet adı verilen örgüt toplantılarını organize ettiği, örgüt talimatı doğrultusunda himmet, burs ve kurban bağışı adı altında örgüte para topladığı ve kendisinin de örgüte himmet ve kurban bağışı adı altında para verdiği, örgütün sohbet toplantılarına katılım sayısını arttırmak amacıyla faaliyetlerde bulunduğu, örgüte ait öğrenci evlerinin maddi ihtiyaçlarını karşıladığı ve öğrenci evlerinde sohbet verdiği, dosyada mevcut A.. M..’in beyanlarından sabit olduğu üzere örgüt üyelerine örgüt talimatı doğrultusunda kod isim verdiği, yine M.. U.., İ.. A..’ün beyanlarından ve bu beyanlarla uyumlu sanığın “…Sarıveliler’e sohbet yapmaya gitmiştim…” şeklindeki beyanından sabit olduğu üzere Sarıveliler ilçesi ve … ilçesinin de sorumluluğunu yaptığı, sanığın örgüt faaliyeti kapsamında diğer örgüt üyeleri ile birlikte Suriye, Gürcistan ve Bosna Hersek gezilerine katıldığı, sanığın üniversite eğitimi sırasında örgüte ait yurtta kaldığı ve belletmenlik yaptığı, sanığın bu şekilde uzun yıllardan beri örgüt içerisinde bulunduğu ve aktif olarak faaliyet göstirdiği, örgüte ait yazılı ve basılı kaynaklardan olan Zaman gazetesi, Aksiyon dergisi ve Sızıntı dergisine abone olduğu ve ayrıca sanığın Zaman gazetesinin abonelik sayısının arttırılması amacıyla da faaliyetlerde bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından 2014 yılında örgüt üyelerine verilen Bank …’da kendisinin, eş ve çocuklarının üzerine hesap açılması ve bu hesaplara para yatırılması talimatı üzerine Bank …’da hesap açtırdığı ve bu hesaba para yatırdığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün talimatı ile örgüt üyeleri tarafından kurulduğu ve yine örgütün talimatları ve amaçları doğrultusunda örgüt üyeleri tarafından yönetildiği tespit edilen … Sanayici ve İşadamları (…) Derneği’ne ve Aktif Eğitim Sen Sendikası’na üye olduğu, sanığın … Sanayici ve İşadamları (ERSİAD) Derneği’nde sohbet toplantıları organize ettiği, dosyada mevcut Siber raporuna göre sanığın örgüt faaliyeti kapsamında bir tespitin yapılamadığı, sanığın HTS kayıtlarına göre haklarında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçundan soruşturma/kovuşturma yürütülen birçok şahısla görüşme kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında her ne kadar silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan kamu davası açılmış ise de sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içerisindeki konum ve görevi, faaliyet yürüttüğü … ilçesinin faaliyet alanı ve hitap ettikleri kişi sayısı göz önünde bulundurulduğunda sanığın örgüt yönetici kriterlerini karşılamadığı, ancak sanığın örgütün aktif üyelerinden olduğu ve eylemlerinin bir bütün halinde süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik gösterdiği anlaşılmış olup sanığın terör örgütü üyeliği suçunu işlediği kanaatine varıldığından ve örgütteki konumu, örgüte bağlılığının yoğunluğu ve eylemlerinin çeşitliliği dikkate alınarak teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Etkin pişmanlık açısından yapılan değerlendirmede ise; sanığın savunmasında verdiği bilgilerin niteliği ve kapsamı dikkate alındığında, Ermenek yapılanması ile ilgili bir kısım bilgilere ulaşılamamış olması ve soruşturmada delil teşkil etmesi, sanığın beyanlarının örgüt üyelerinin haklarında verilecek mahkumiyet kararlarında etkili olmasının da etkin pişmanlık değerlendirilirken dikkate alınması gerektiği, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili yeterli ve samimi bilgi verdiği dikkate alınarak sanık hakkında TCK 221/4-2. cümlesi uygulanırken takdiren 3/4 oranında indirim yapılmasına, sanığın duruşmalardaki iyi hali dikkate alınarak cezasından TCK 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim uygulanmasına, sanığa verilen hapis cezasının nevi ve süresi göz önünde bulundurularak sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, cezanın ertelenmesine ve seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilerek hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanığın gazete ve dergi aboneliklerinin, müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstekar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilip, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği belirlenmiştir.
c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, sanığın etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarına ve dosya kapsamına göre, üniversite öğrenimi sırasında örgüte ait yurtta kalan, belletmenlik yapan, sohbet adı altında yapılan örgütsel toplantılara katılan, sohbet hocalığı yapan, toplantıların gündemini belirleyen, Ermenek’te ilçe imamlığı yapan, örgüt için yardım toplayan, okullardan örgüt için öğrenci temin eden, örgüte müzahir dernek ve sendikaya üye olan, örgüt liderinin talimatına uygun şekilde Bank …’da hesap hareketleri bulunan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna ve etkin pişmanlıkta bulunduğuna dair ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/928 Esas, 2019/1125 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karaman Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza
Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.