YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11127
KARAR NO : 2023/4820
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/36 E., 2018/25 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
… Çocuk Mahkemesinin 25.04.2018 tarihli ve 2018/36 Esas, 2018/25 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 21.05.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.06.2022 tarihli ve 2022/3072 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/85922 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB-2022/85922 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesi kapsamında verilen “kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın 22.01.2015 tarihinde suça sürüklenen çocuğun annesi…’ya tebliğ edildiği ancak zorunlu müdafiye tebliğ edilmeyip usulüne uygun olarak kesinleştirilmeden … Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne infaza verildiği, dolayısıyla bahse konu kararın zorunlu müdafiye tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı tanınmadan suça sürüklenen çocuk hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla, kamu davası hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Kayden 01.01.1999 doğumlu olup suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 19.12.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2015 tarihli ve 2014/15442 soruşturma, 2015/4 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın suça sürüklenen çocuğa 22.01.2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, 08.01.2015 tarihinde infazı için … Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. … Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlandığı ve 26.01.2016 tarihinde infazın tamamlanarak kaydın kapatıldığı,
C. Suça sürüklenen çocuğun erteleme süresi içerisinde 04.11.2016 ve 06.04.2017 tarihlerinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak … Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2017 tarihli ve 2014/15442 Soruşturma, 2017/1563 Esas, 2017/1143 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
D. … Çocuk Mahkemesinin 25.04.2018 tarihli ve 2018/36 Esas, 2018/25 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 21.05.2018 tarihinde kesinleştiği
Anlaşılmıştır.
E. 5237 sayılı Kanun’un, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye ve yaşı küçük şüphelinin 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesi uyarınca atanmış olan zorunlu müdafiine tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye ve zorunlu müdafiine, verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, somut olayda; suça sürüklenen çocuk hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07.01.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği, kararın suça sürüklenen çocuğa 22.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, yaşı küçük şüpheliyi “temsilen” zorunlu müdafiine tebliğ edilmediği, bu nedenle erteleme kararı kesinleşmediğinden erteleme süresinin işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla ihlal kabul edilen 04.11.2016 ve 06.04.2017 tarihli eylemlerin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden sözedilemeyeceği, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemesince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca “durma” kararı verilerek, suça sürüklenen çocuk hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, usulüne uygun bir şekilde zorunlu müdafiine tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak
erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
Kabule göre de;
Sanık hakkında, erteleme süresi içerisinde aynı nev’iden suçu 04.11.2016 ve 06.04.2017 tarihlerinde tekrar işlemesi üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak, iddianame düzenlendiği, ilk ihlalle kamu davasının açılması koşulunun oluşmasından sonra yeniden aynı nev’i suçu işlediği, 04.11.2016 ve 06.04.2017 tarihli eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, temel ceza belirlendikten sonra 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi de kanuna aykırıdır.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … Çocuk Mahkemesinin 25.04.2018 tarihli ve 2018/36 Esas, 2018/25 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.