YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14081
KARAR NO : 2023/3687
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : Davanın esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Söke Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca 2018 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan, tapuda davacı … adına kayıtlı bulunan eski 447 parsel sayılı ve 43.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 641 ada 14 sayılı parsel olarak ve 41.165,84 metrekare yüzölçümüyle, eski 323 parsel sayılı ve 35.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 592 ada 9 sayılı parsel altında ve 34.917,94 metrekare yüzölçümüyle, tapuda dahili davalı … adına kayıtlı eski 1708 parsel sayılı ve 11.028,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 592 ada 8 sayılı parsel olarak ve 11.223,46 metrekare yüzölçümüyle tespit edilmiştir.
2. İtirazı kadastro komisyonu tarafından red edilen davacı … vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında davacıya ait 641 ada 14, 592 ada 9 ve 850 ada 49 parsel sayılı taşınmazlarının yüzölçümünün eksildiğini öne sürerek eski hale getirilmesini istemiş, Mahkemece 850 ada 49 parsel sayılı taşınmaz dosyadan tefrik edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı … Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, yapılan yenileme çalışmaları ile ilk tesis kadastrosu sırasında yapılan teknik hataların belirlenerek giderildiğini ileri sürerek davanın öncelikle husumetten aksi takdirde esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “çekişmeli 641 ada 14 parsel (eski 447 parsel ) sayılı taşınmazda yenileme kadastrosu sonrası yüz ölçümünde meydana gelen azalmanın sebebinin dava konusu taşınmazın güneyinde yol ile olan sınırının ilk kadastro sırasında hatalı ölçülmesi ve paftasına hatalı şekilde aktarılması, yenileme kadastrosu sırasında bu hatanın eski tarihli hava fotoğrafları katkısıyla düzeltilmesinden kaynaklandığının tespit edildiği, yenileme kadastrosunun yasaya ve usulüne uygun olarak yapıldığının, taşınmazın yenileme kadastrosu sonucu oluşan yüz ölçümünün yerinde olduğu, i 592 ada 9 parsel (eski 323 parsel) sayılı taşınmaza ilişkin olarak yapılan değerlendirmede, taşınmazın batı sınırında bulunan 592 ada 8 parsel (eski 1708) parsel sayılı taşınmazla olan müşterek sınırında ölçü değerlerinde 249 ve 261 nokta numarası ile gösterilen mülkiyet kırıklarının paftasına hatalı aktarıldığı, yenileme kadastrosu sırasında söz konusu tersimat hatasının giderilmeden hatalı değerlendirme yapıldığı, hatalı aktarım neticesinde oluşan tersimat hatasının rapor düzenleyen bilirkişi heyetince giderildiği ” gerekçesiyle çekişmeli 641 ada 14 parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan davanın reddine, yenileme kadastro tespiti gibi tesciline, çekişmeli 592 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak açılan davanın dahili davalı … yönünden kabulüne, 592 ada 9 parsel sayılı taşınmazın yenileme kadastro tespitinin iptaline, 592 ada 9 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişileri …, … ve … tarafından düzenlenen 14.12.2018 havale tarihli ana rapor ve 16.01.2019 ile 25.02.2020 tarihli ek raporlar, ekinde bulunan Keşif Sonucu Oluşan Son Durum Krokisinde belirtilmiş keşif sonucu oluşan sınır ve yine rapor ekinde mevcut keşif sonucu belirlenen Yüzölçüm Hesabı çizelgesindeki 35.382,51 metrekare yüzölçümünün bu haliyle kabulüne,592 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 35.382,51 metrekare yüzölçümü ile tapuya tesciline, dahili davalı … adına kayıtlı çekişmeli 592 ada 8 parsel sayılı taşınmazın yenileme kadastro tespitinin iptaline, 592 ada 8 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporu uyarınca 10.758,89 metrekare yüzölçümü ile tapuya tesciline, dahili davalı … Müdürlüğüne açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece, davanın kısmen reddine ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda 641 ada 14 parsel sayılı taşınmazda meydana gelen yüzölçümündeki azalmanın nedeninin açıklanmadığını, rapora karşı ileri sürdükleri itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini ve davalı kurum lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, yargılama giderlerinin tamamını davalılardan tahsil edilmesi gerekirken yarısının tahsil edilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “İlk Derece Mahkemesince, uygulama kadastrosunun tesis kadastrosundan farklı ve hatalı yapıldığını belirten ve hatanın giderilmesine yönelik bilimsel veriler içeren, denetlenebilir ve hüküm vermeye yeterli bilirkişi raporu dayanak alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olduğu” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli 641 ada 14 parsel sayılı taşınmazda 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.