YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17465
KARAR NO : 2023/4089
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/317 E., 2016/16 K.
SUÇLAR : 1- Uyuşturucu madde ticareti yapma
2- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜMLER : 1- Mahkûmiyet: Sanıklar …, …,….,…., yönünden
2- Beraat: Sanık … yönünden
TEMYİZ EDENLER : 1- Cumhuriyet savcısı (sanıklar ….,…..,…..,
aleyhine)
2- Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1- Onama: Sanıklar ….,…..,….,, yönünden
2- Bozma: Sanık … yönünden
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2014 tarihli ve 2014/9766 Esas, 2014/22545 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık … ‘ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 183 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası, uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2014/317 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararı ile;
Sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (e) bendi gereğince beraatine,
Sanıklar … ve Umut’un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanık … hakkında 58 inci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 9 ay hapis 10 gün hapis ve 1.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına,
Sanık …’ın değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, uyarınca 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yaptığının sabit olduğu ve cezalandırılması gerektiği,
2- Sanıklar …, …ve …hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince artırım yapılması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebebi özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
D. Sanıklar Aydın ve …müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …’ın …ve …ile mülkiyeti amcası … …ye ait…… adresindeki binanın zemin katında No:47/A’da faaliyet gösteren “Lezzet Lokantası” adlı işyeri ile No:47/B ve No:47/C’deki boş dükkanlarda uyuşturucu madde sattıkları ihbarı üzerine yapılan aramada …ve Aydın’ın olay yerinde yakalandıkları ve paketçikler halinde esrar maddesi attıklarının tespit edildiği, No:47/B adresinde ki boş dükkanda da esrar bulunduğu ve sanık …’ın üzerindende esrar bulunduğu olayda ihbar tutanakları, … Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli 207766 ve 296710 sicil no.lu polis memurları tarafından düzenlenen rapor kapsamı, ayrıntısı yukarıda yazılı 07.03.2014 tarihli işyeri arama, yakalama ve el koyma tutanağındaki tespitler, bu tespitlerle uyumlu tutanak tanığı anlatımları, arama neticesinde el konulan uyuşturucu maddelerle ilgili olarak düzenlenen uzmanlık raporundaki tespit ve değerlendirmeler ile aramanın yapıldığı dükkanların bulunduğu binanın mülkiyetinin sanık …’nün amcası … …ye ait olduğuna ilişkin kolluk tarafından düzenlenen araştırma tutanağı kapsamı karşısında, sanıklar … ve … ile suça sürüklenen çocuk …’in aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmemiş, adı geçen sanıklar ile suça sürüklenen çocuğun gelir elde etmek amacıyla fikir ve eylem birliği içinde gerçekleştirdikleri eylemleriyle uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işledikleri, No:47/B’deki boş dükkanda ele geçirilen iki paket halindeki net 0,02 gram (0,01 gram + 0,01 gram) kokainin miktar ve sayı itibarıyla boş dükkanda ticari maksatla bulundurulmadığını kabul etmek gerektiğinden, adı geçen sanıklar hakkında 6545 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesi ile değişiklik
yapılmadan önce yürürlükte olan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına yer olmadığı gerekçesiyle sanıklar …, …ve…ın mahkûmiyetlerine,
Sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair savunmasının aksine mahkûmiyetine yeter, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak somut kanıt elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Olay yerinde üzerinde esrarla yakalanan suça sürüklenen çocuk …’nın ise eylemiyle kullanmak için uyuşturucu madde satın alma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine, karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A- Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.01.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B- Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C- Sanıklar …ve … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Sanık … hakkında Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.05.2006 tarihli ve 2006/71 Esas, 2006/352 Karar sayılı ilamı tekerüre esas alınmış ise de, adli sicil kaydının incelenmesinde tekerrüre esas
ilamın suç tarihinin 12.03.1994, sanığın doğum tarihinin ise 15.05.1976 olması karşısında fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanamayacağından tekerrüre esas ilam dosya arasına alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun sübutuna ve 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına, ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
D- Sanıklar …hakkında kurulan hüküm yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin suçun sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması sırasında, 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olacak şekilde, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarında bulunulmasının hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A- Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenlerle … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin,
19.01.2016 tarihli ve 2014/317 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B- Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenlerle … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2014/317 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C- Sanıklar …ve … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (C) numaralı bentte açıklanan nedenlerle … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2014/317 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
D- Sanıklar …hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (D-1) numaralı bentte açıklanan nedenle … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2014/317 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün;
Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümünden “taksitlerden birinin ödenmemesi durumunda geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği hususunun SSÇ’ye ihtarına (ihtarat yapıldı)” ibaresinin çıkarılması,
Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.