YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6066
KARAR NO : 2023/3737
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/289 E., 2022/19 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2010/236 Esas, 2020/47 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 09.06.2020 tarih ve 2020/1272 Esas, 2020/1304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.10.2021 tarihli ve 2020/15296 Esas, 2021/9759 Karar sayılı kararı ile;
” 2. Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık müdafiinin dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık Fuat’ın, kenevir bitkisi yetiştirdiği ve yetiştirdiği keneviri kurutarak esrar elde ettiğine dair istihbari bilgi edinilmesi üzerine yapılan aramada, sanığın evinin çatı katında 20.660 gr esrar elde edilebilecek kenevir bitkisi ile bahçesinde ekili olarak 5 kök kenevir bitkisinin ele geçirildiği olayda, aleyhinde delil bulunmadığı aşamada suçla ilgisini açıklayarak beyanlarıyla kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında, TCK’nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,”
Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kesin delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanığın kullanma amacıyla ekim yaptığına,
3. Cezanın alt sınırından gerekçesiz olarak uzaklaşıldığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık savunmaları, tanık beyanları, kriminal raporlar, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen sanık Fuat ile baba oğul oldukları, aynı adreste yaşadıkları, evin yanı sıra Fuat’ın babasından kalan bir tarla ve bağ evinin olduğu, bu tarlada kenevir ekiminin yapıldığı bilgisinin edinilmesi üzerine yapılan aramada ekili olarak ve kurumaya bırakılmış olarak kenevir bitkilerinin ve hassas terazinin ele geçirildiği; ele geçen maddenin kullanım sınırlarının üzerinde olması, uyuşturucu maddelerle aynı yerde hassas terazinin ele geçirilmesi, maddelerin gram olarak eşit, paketçikler haline getirilmiş olarak elde tutulması, sanık …’nin idrar analizinde esrar bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde, eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle; suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı gözetilerek temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmek suretiyle sanığın mahkûmiyetine,
Aleyhinde delil bulunmadığı aşamada suç ile ilgisini açıklayarak beyanlarıyla kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği gerekçesiyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2022 tarihli ve 2021/289 Esas, 2022/19 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.