Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/39855 E. 2023/680 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/39855
KARAR NO : 2023/680
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
TUTUKLU

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1126 E., 2022/839 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 Tarihli 2019/283 Esas ve 2021/147 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314. maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrası, TCK’ nun 62 inci maddesinin birinci fıkrası, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı kısmi iptal kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesi, 58. maddenin dokuzuncu fıkrası ve 63. maddesi uyarınca 6 Yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 21.06.2022 tarihli ve 2021/1126 Esas, 2022/839 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.11.2022 tarih ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
1. İstinaf Mahkemesi tarafından soyut ve objektif olmayan nitelendirmelerle karar verildiği,
2. Sanık lehine olan delillerin toplanmadığı, adil yargılanma hakkının zedelendiği,
3.Dosyada mevcut delillerin sanığın suçu işlediğine yönelik esaslı ispat vasıtası olmadığı,
4.Sanığın kastının bulunmadığı, tarihler gözetildiğinde yapılanmanın terör örgütü olduğunu bilemeyeceği, maddi ve manevi katkısının bulunmadığı,
5.Verilen kararın usul, yasaya ve hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu,
6.Delil olarak dosyaya sunulan … SD kartta yer alan kim tarafından, nasıl ve ne şekilde hazırlandığı, kimlerce servis edildiği belli olmayan ve herhangi bir şekilde doğrulanmamış fişleme belgesinin hukuka ve usule aykırı olduğu,
7.Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla sanığın ismini kullanan tanığın soyut beyanlarına itibar edilemeyeceği,
8.Maddi imkansızlık nedeniyle 2011-2013 yılları arasında örgüt evinde kaldığına ilişkin sanığın ikrarı dışında, atılı suçu ispata yarar başkaca delil elde edilemediğini,
9.Sanığın ByLock kullanıcısı olmadığı, Bank … hesabının mutad bankacılık işleminden ibaret olduğu, himmet vermediği,
10.Sanık hakkında örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dâhil olduğu yönünde delil bulunmadığını,
11. Suçun unsurlarının oluşmadığı, hata hükümleri açısından değerlendirildiğinde sanık yönünden kast unsurunun varlığından bahsedilemeyeceği,
12.Suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin uygulanması gerektiğine,
13.Kararın bozulmasına, sanığın beraatine, lehe hükümlerin uygulanmasına ve sair sebeplere
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosya kapsamında yer alan belgeler incelendiğinde; … isimli gizli tanıktan elde edilen ve emniyet personeline ait bir kısım verilerin bulunduğu SD kartta yer alan bilgiler incelendiğinde sanığın “TÜM LİSTE de DERECE 1 olarak ifade edilen ve örgüt tarafından yapılan fişlemeye karşılık gelen kısımda … şeklinde kodlandığı, bu kodun anlamına bakıldığında … kodunun “FETÖ içerisinde olup örgüt benim örgütüm diyen ancak bazı zaafları olan(himmet verme-kampa kalma-her çağrıldığında gelme-sigara-karşı cins-namaz) kişileri ifade eden” bir kodlama olarak değerlendirildiği, tanık … isimli şahsın sanık hakkında aynı sohbet grubunda olduklarına dair verdiği beyanlar, sanığın aşamalarda verdiği savunmalarında 2013 yılı ve öncesinde örgüt evlerinde kaldığına ilişkin ve sohbetlere katıldığında ilişkin beyanları, sanıktan ele geçirilen materyaller üzerinde yaptırılan incelemede bu materyaller üzerinde tespit edilen “eagle” programına ilişkin kalıntılar, yine FETÖ/PDY terör örgütü liderinin videolarının bulunduğu herkul.org.tr sitesine girdiğine dair kalıntıların bulunması hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın TCK 314/2 maddesinde düzenlenen suçun unsurları yönünden örgütün hiyerarşik yapısına organik bağ ile dahil olup, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren örgütsel faaliyetlerde bulunduğuna dair dosyaya her türlü şüpheden uzak yeterli ve inandırıcı somut delillerin bulunduğu değerlendirildiğinden sanık …’ın sübut bulan silahlı terör terör örgütü üyesi olmak suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/2. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve suç konusunun önem ve değeri ile TCK’nın 61. maddesi dikkate alınarak cezalandırılmasına dair hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır(… özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).
Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay( Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan, örgütsel kod adı kullanmayan ve örgütsel iletişim ağına dahil olmayan sanığın 17-25 Aralık öncesi döneme kadar örgüte ait evde kaldığı, sohbete katıldığı yönündeki tanık beyanı ve beyanı doğrular nitelikteki veri inceleme raporunda güncel liste başlıklı kısımda sanığın SC ve SCD şeklinde kodlandığı ve bu kodlamaların 17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş ve kazanılması zor kişileri ifade ettiği de değerlendirildiğinde, tüm dosya kapsamı, sanık savunması, Garson isimli gizli tanıktan elde edilen SD kartta yer alan bilgiler ve tanık anlatımı itibariyle silahlı terör örgütü FETÖ/PDY’nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel faaliyeti tespit edilemeyen, böylece örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve örgüt üyeliği suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak delil bulunmayan sanığın atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık saptanmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 tarihli 2019/283 Esas ve 2021/147 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedeni ve mevcut delil durumu dikkate alınarak TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadığı takdirde DERHAL SALIVERİLMESİNİN sağlanması için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2023 tarihinde karar verildi.