YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3274
KARAR NO : 2023/3533
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/ipotek borçlusu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi ipotek borçlusunun, sair fesih iddiaları yanında, icra mahkemesine yaptığı kıymet takdir raporuna itirazının haksız olarak reddedildiğini, zira; söz konusu kıymet takdir raporuna itiraza ilişkin mahkeme dosyasında alınan bilirkişi raporunda 240 m2 alanlı yerin emsal gösterildiğini ve değerinin 12.000.000,00 TL olarak belirtildiğini, şikayete konu taşınmazın alanının ise 805 m2 olmakla daha büyük olmasına rağmen 20.000.000,00 TL olarak belirlendiğini ileri sürerek, tapunun 30 parselinde kayıtlı taşınmaza ilişkin yapılan ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, taşınmazın, muhammen değerinin üzerindeki bir bedele satılması nedeniyle ihalenin feshi isteminde şikayetçinin hukuki yararı bulunmadığından bahisle istemin hukuki yarar yokluğundan reddine ve şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği, şikayetçinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedildiği, kararın şikayetçi ipotek borçlusu tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
İİK’nın 128/a-1. maddesinin ilk cümlesine göre; kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren yedi gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabilirler. Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür (HGK’nın 17.03.1999 tarih – 1999/12-161 E.- 148 K. sayılı kararı). Ancak, kıymet takdirine süresinde itiraz etmeyerek yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirine ilişkin hususları ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremezler.
Somut uyuşmazlıkta; ihalesi yapılan taşınmazın değerinin icra müdürlüğünce 10.000.000,00 TL olarak tespit edildiği, borçlu ile ipotek borçlusunun kıymet takdirine itirazı üzerine İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 20.12.2021 tarih ve 2021/21 E. – 2021/1312 K. sayılı kararıyla, istemin kabulü ile şikayete konu taşınmazın icra müdürlüğünün keşif tarihi itibariyle değerinin 20.000.000,00 TL olarak belirlenmesine karar verildiği, taşınmazın mahkemece belirlenen bu değer üzerinden satışa çıkarıldığı ve 20.000.000,00 TL bedelle ihale edildiği görülmüştür.
Kıymet takdir raporuna ilişkin şikayete bakan icra mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde; şikayete konu taşınmazın iş hanı olduğu ve toplam 805 m2 alana sahip bulunduğunun, emsal olarak gösterilen taşınmazlardan, raporun “emsal 2” kısmında yazılı olan taşınmazın, şikayete konu taşınmaza çok yakın olduğunun belirtildiği, buna göre emsal taşınmazın 750 m2 alanlı olup, değerinin 48.000.000,00 TL olması karşısında, şikayete konu taşınmaza yakın mesafede olduğu bildirilmesine ve daha küçük m2’ye sahip olmasına rağmen şikayete konu taşınmaza belirlenen değerin iki katından fazla bir değere sahip olduğu ile raporda, bölgedeki m2 birim fiyatının 23.000,00 TL olarak belirlendiğinin yazılmasına ve 805 m2 alana sahip şikayete konu taşınmazın 23.805.000,00 TL’ye tekabül etmesi gerekmesine rağmen 20.000.000,00 TL değer biçilmesinin çelişki oluşturduğu hususları birlikte nazara alındığında, fesih nedeni olarak ileri sürülen kıymet takdirine ilişkin iddia hakkında, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile keşif yapılmak ve icra müdürlüğünce yapılan kıymet takdirinde ihale konusu taşınmazın değerinin belirlendiği tarih esas alınmak suretiyle, şikayete konu taşınmazın bedeline ilişkin bilirkişi raporu alınması, bilirkişi tarafından tespit edilen değerin taşınmazın gerçek değerini yansıtıp yansıtmadığı denetlenip, tespit edilen bu bedelin, ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken açıklanan bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ :Şikayetçi ipotek borçlusunun temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 27.12.2022 tarih ve 2022/3371 E. – 2022/3329 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve İstanbul 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 20.6.2022 tarih ve 2022/277 E. – 2022/1031 K. sayılı kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre şikayetçinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.