YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5163
KARAR NO : 2023/3208
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı …’ın davasının esastan, müdahil Hazinenin davasının derdestlik nedeni ile ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı-müdahil Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı-müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kullanım Kadastrosu sırasında … İlçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 28205 ada 46 parsel sayılı 2.502,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve …’in fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmiştir.
2.Davacı … vekili dava dilekçesinde; taşınmazın vekil edenine kayınpederi tarafından hediye edildiği ve davacının fiili kullanımında olduğu iddiasıyla dava açmıştır.
3.Yargılama sırasında davalı Hazine vekili; çekişmeli taşınmazda kullanım bulunmadığı iddiasıyla davalı … adına verilen kullanım şerhinin terkinine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, müdahil Hazinenin davası yönünden; Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/171 Esas numaralı dosyasında Hazinenin lehine şerh oluşturulan … aleyhine şerhin terkini davası açtığını, 08.07.2014 günlü ve 2014/313 sayılı kararla 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un (6292 sayılı Kanun)
9/2 nci maddesi uyarınca davanın durdurulmasına karar verildiğini ve bu kararın nihai hüküm olmayıp davanın hukuki varlığını koruduğu gerekçesiyle derdestlik nedeni ile reddine; davacı …’ın davası yönünden ise, 2014 yılı öncesine ilişkin uydu görüntülerinde dava konusu taşınmazın bu tarihe kadar hiç kullanılmadığının anlaşıldığını, güncelleme tutanağını tanzim eden görevliler hakkında Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/59 Esas numaralı dosyasında sahte tutanak düzenlemekten dava ikame edildiğini ve fezlekede, dava konusu taşınmazın bulunduğu adadaki parsellerin yüksek, dik, çok dik ve sarp eğime sahip olduğu, sahanın tamamının makilik, fundalık ve çok taşlı yapıda olduğu, bu adadaki parsellerin tamamının daha önceden kullanılmasının mümkün olmadığı şeklindeki belirlemelere yer verildiğini, Antalya 4.Ağır Ceza Mahkemesince de Çankaya Mahallesi’ndeki güncelleme çalışmasının gerçek duruma uygun olmadığının kabul edildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve davalı-müdahil Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davacıya, eşinin babası tarafından düğün hediyesi olarak olarak verildiğini, kayınpederi Tahir Yıldırım’ın dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin batı tarafında evi olduğunu, dava konusu taşınmazın olduğu yerde de zeytin ağaçlarından oluşan bahçesi olduğunu, evin yol yapımı nedeniyle yıkılmasından sonraki dönemde bahçede yangın çıkmasından sonra zeytin ağaçlarının zarar görmesi sebebiyle zeytin ağaçlarının davacının eşi tarafından kesildiğini, yerine yenileri dikilene kadar taşınmazın boş kaldığını, sonrasında taşınmaza davacı ve eşi tarafından zeytin ağaçları dikildiğini, mahkemece yapılan keşif esnasında dinlenen tanık anlatımları da incelendiğinde bu hususun görüleceğini, dava konusu taşınmazı davacının tespit tarihinde ve halen bahçe olarak kullandığını, davacıya ait zeytin ağaçları bulunduğunu, dava konusu taşınmazın yakınında ve aynı vasıfta ki 28205 ada 42 parsel sayılı taşınmazın davacının kayın pederi olan … mirasçıları adına kullanıcı tespiti gördüğünü, davalı …’in dava konusu taşınmaza hiçbir zaman zilyet olmadığını, dolayısıyla zilyetliğe dayalı bir hakkının da bulunmadığını, davalı … adına olan zilyetlik şerhinin bu haliyle bile fiili duruma ve oluşa aykırı olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Müdahil-davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yapılan keşif ve bilirkişi raporları ile, dava konusu taşınmazda şerh vermeyi gerektirecek hiçkimsenin ve bu arada davalının da kullanımının olmadığının anlaşıldığını, Kepez ilçesinde yapılan kadastro çalışmalarında; hiç kimsenin kullanımında olmayan fundalık, makilik ve taşlık alanların şahıslar tarafından kullanıldığına dair gerçeğe aykırı tutanak tanzim edilmesiyle ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosunun 09.04.2013 tarih ve 2011/11148 sayılı yazısı ekinde yer alan 2012/117 sayılı fezlekenin 28. sayfasında; 28205 adanın tamamı “boş, kullanım dışı”, “yüksek, dik, çok dik ve sarp eğime sahip olup, sahanın tamamı makilik, fundalık alan ve çok taşlı yapıda bir alandır”, “Bu adadaki parsellerin tamamının daha önceden kullanılmış olması mümkün değildir” denildiğini, belirtilen ceza soruşturması sonucu, gerçeğe aykırı tutanak düzenleyenlerle ilgili açılan ceza davasında, sanıklardan Kadastro Teknisyeni Akif Ersoy’un görevi kötüye kullanma suçundan Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/164 E. 2019/599 K. sayılı kararıyla cezalandırıldığını, kararın kesinleştiğini, mahkemece de Çankaya Mahallesi’ndeki güncelleme çalışmasının gerçek duruma uygun olmadığının kabul edildiğini, önceki İstinaf Mahkemesinin kaldırma kararında da ceza dosyasının bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin belirtildiğini, buna rağmen müdahil davalarının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Kepez Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün 19.09.2013 tarih ve 5994 sayılı yazısı ile, 28205 ada 1 ila 54 parsellerin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “yeşil alan ve imar yolu” olduğundan 3194 sayılı İmar Kanunu’nun (3194 sayılı Kanun) 11 inci maddesi kapsamında bedelsiz devri talep edildiğinden parselin satışına ilişkin her hangi bir işlem yapılmadığını, taşınmazın tapu kaydındaki “Ali oğlu 1965 doğumlu … kullanımındadır” şerhinin terkini için asli müdahillik talep ettiklerini, parseldeki kullanıcı tespitinin iptali ve parselin kullanımsız olarak Hazine adına tescilinin sağlanması için Hazinece evvelce kullanıcı olarak belirlenen …’e karşı dava açıldığını, davada, Antalya 5.Asliye Hukuk Mahkemesince 2013/171 Esas, 2014/313 Karar sayılı karar ile durdurma kararı verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, ortada derdest bir dava olmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekili ve davalı-müdahil Hazine vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili ve davalı-müdahil Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Müdahil-davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi ve müdahil Hazinenin davası yönünden ise şerhin terkin edilmesi isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114’üncü maddesinin birinci fıkrasının bendi, 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri,
2.3402 sayılı Kadastro Kanunu’na 5831 sayılı Kanun’un 8/1 inci maddesi ile eklenen Ek-4 üncü maddesi.
3.6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un (6292 sayılı Kanun ) 9’uncu maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve müdahil-davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.