YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11040
KARAR NO : 2023/3369
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen, kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri gereğince açılan tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ile davalılardan Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun esastan reddine, davalılar Hazine ve Orman İdaresinin başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı …, davalı Hazine vekili, davalı … İdaresi vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Dava konusu alan 1981 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tescil harici bırakılmıştır.
2. Davacı … dava dilekçesinde; dilekçesi ekinde krokisini sunmuş olduğu yaklaşık 9.500 m2 taşınmazın kadimden beri ataları tarafından tarım alanı olarak kullanıldığını, imar ihyasının tamamlandığını, taşınmaz içinde 1994 yılında yapılan iki katlı ev ile 1990 yılında yapılan seraların bulunduğunu, ancak her nasılsa söz konusu taşınmazın orman sınırları içine alındığını, taşınmazın orman ile ilgisinin bulunmadığını, taşınmazın babası adına 1990 yılından itibaren emlak kaydı bulunduğunu ayrıca dedesi adına eski tapu kaydı da bulunduğunu açıklayarak, taşımazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalılardan Orman İdaresi vekili cevap dilekçesinde, ormanların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap edilemeyeceğini açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalılardan Hazine vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu açıklayarak, davanın reddine ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
3. Davalılardan … vekili cevap dilekçesinde, vekil edeni yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, kaldı ki zilyetlikle kazanma koşullarının da gerçekleşmediğini açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın Alanya ilçesi Payallar beldesinde 1981 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan yerlerden olduğu, orman kadastrosunun 11.04.1985 tarihinde askı ilana çıktığı ve itirazsız kesinleştiği, dava konusu taşınmazın 809,41 m2 lik kısmının kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığı, kalan kısmının ise orman sınırları içinde bulunduğu, davacının tüm taşınmazı bir bütün olarak ekip biçmek suretiyle tasarruf ettiği, 1956 ve 1980 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın bir kısmının püren ve çalılık, bir kısmının ise harnup, püren, yabani zeytin, kızılçam ağaçları ile kaplı ormanlık alan olarak göründüğü, 1990 lı yıllardan itibaren imar ihya edilmeye başlandığı, 20 yıllık zilyetlik süresinin dolduğu, kesinleşmiş orman sınırları dışında kalan ve bilirkişi heyet raporunda A harfi ile gösterilen kısmın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmayıp özel mülkiyete konu olacak yerlerden olduğu, evveliyatının da orman olmadığı, taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığı, hava fotoğraflarına göre dava tarihinden geriye doğru 25 yıldan daha uzun süredir aralıksız ekilip dikilen yerlerden, (B) harfi ile gösterilen kısmın ise orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kısmen kabulü ile; … ili … ilçesi … beldesinde kain 25.10.2016 tarihli bilirkişi heyeti raporuna ekli 1 nolu krokide A harfi ile gösterilen 809,41 m² yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı …, davalılardan Hazine vekili ve davalılardan Orman İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı … istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, dava konusu taşınmazın içinde herhangi bir orman ağacı, taşlık, kayalık bulunmadığını, orman kadastro çalışmalarında orman sınırlarının yerlerinin kasıtlı ve kötü niyetli olarak değiştirildiğini, kadastro tespitinde belirtilen sınırlar yerinde tespit edilmeden ilk önce belirlenen O.S. noktaları ile sonradan değiştirilen O.S. noktalarının yerleri incelenmeden, nirengi hatları belirlenmeden, gerekli düzeltmeler yapılmadan karar verildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi istemiştir.
2. Davalılardan Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında makilik/çalılık olarak tespit dışı bırakıldığını, uzun yıllardır tarım arazisi olduğunun kabul edilmesinin doğru olmadığını, 1963 ve 1989 tarihli memleket haritası ile hava fotoğraflarında taşınmazın tamamının ibreli ağaçlar rumuzu ile yeşil boyalı alanda kaldığını, ormanların zilyetlikle kazanılamayacağını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Davalılardan Orman İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (4999 sayılı Kanun) 7 nci maddesinde yapılan değişiklikle kesinleşmiş tahdit dışında kalan orman sahalarının orman kadastrosunun orman kadastro komisyonlarınca yapılacağının belirtildiğini, bu nedenle taşınmazın orman vasfının tespitinde sadece orman tahdit haritası ile yetinilmemesi gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tescili istenen taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporlarında (B) harfi ile gösterilen 16.878,16 m² bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, devlet ormanları üzerinde sürdürülen zilyetliğin davacı lehine hukuki sonuç doğurmayacağı, İlk Derece Mahkemesince gerçek eğim durumu tespit edilmeden ve 1990’lı yıllara ait hava fotoğrafı ve memleket haritalarında zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığı yönünden araştırma yapılmadan karar verildiği, eksikliğin duruşma açılmadan ek rapor alınmak suretiyle giderildiği, dosya üzerinden ek raporun taraflara tebliği yapılmak suretiyle hukuki dinlenilme hakkının sağlandığı, (A) harfi ile işaretli bölümün kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığı ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713/1 inci maddesi uyarınca zilyetlikle iktisap koşullarının orman dışında bırakıldığı tarihten dava tarihine kadar davacı taraf lehine oluştuğu gerekçesiyle, başvurucu davacının istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, başvurucular davalı Hazine vekili ve davalı … İdaresi vekilinin istinaf başvurularının kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davasının kısmen kabulüne, … ili …. ilçesi … beldesinde kain 25.10.2016 tarihli bilirkişi heyeti raporuna ekli 1 nolu krokide (A) harfi ile gösterilen 809,41 m² yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 16.878,16 m² yüzölçümlü bölüme ilişkin davanın reddine, davalılar Hazine, …, Orman Yönetimi ve dahili davalı … Belediyesi kendisini vekille temsil ettirdiklerinden ve ret sebebi ortak olduğundan ret edilen bölüme ilişkin olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi olarak belirlenen 26.203,79 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı …, davalı Hazine vekili, davalı … İdaresi vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı … temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın çok uzun yıllardır zilyetliklerinde olduğunu, tapu senedi olduğu halde ret kararı verilmesinin doğru olmadığını, aleyhine hükmedilen 26.203,79 TL vekalet ücretinin kaldırılması gerektiğini açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılardan Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını, eksik araştırma ile karar verildiğini açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalılardan Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın memleket haritalarında ve hava fotoğraflarında ibreli ağaçlar rumuzu ile gösterilen yeşil alanda kaldığını, taşınmaz eskiden beri tarım arazisi olarak kullanılsaydı tapulama sırasında zilyetleri adına tespit edilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.
4. Davalılardan … vekili temyiz dilekçesinde özetle; kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın süresinde açılmadığını, zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak 4721 sayılı Kanun’un 713/1, 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17 inci maddeleri gereğince davacı yararına tescil koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3116 sayılı Orman Kanunu, 6831 sayılı Orman Kanunu, 4721 sayılı Kanun, 3402 sayılı Kanun.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı …, davalı Hazine vekili, davalı … İdaresi vekili ve davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.