Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11530 E. 2023/3762 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11530
KARAR NO : 2023/3762
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Yeniden Hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ödeme emrine takibin dayanağı belgenin eklenmediği yönündeki şikayet ve borca itiraz davasından dolayı yapılan inceleme sonunda, İlk Derece Mahkemesince Davacının ödeme emrine takibin dayanağı belgenin eklenmediği yönündeki şikayetinin reddine, borca, faize ve ferilerine itirazının kısmen kabulü ile takibin 21.000 TL asıl alacak ve 191.059 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.191,59 TL üzerinden devamına karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacı yönünden takibin asıl alacağın 200.000-TL’ lik kısmı ve işlemiş faizin 1.815,57-TL’ lik kısmı yönünden durdurulmasına, davacının fazlaya ilişkin itirazının ve takip dayanağı belgenin eklenmediği yönündeki şikayetinin reddine, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; kendisinin 21.000-TL’lik senet imzalayıp verdiğini, senedin alacaklı kısmının boş olduğunu, senette oynama yapılarak 21.000-TL olan bedelini 221.000-TL yapıldığını, senette tahrifat ve sahtecilik yapılarak kendisinden borç parayı tahsil etmeye çalıştığını, senedin kambiyo vasfını kaybettiğini, bu nedenle takibe konu senede borca ve faize itiraz ettiklerini belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; senedin davacının kısıtlanma tarihinden önce düzenlenmiş bir senet olduğunu, tahrifat bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi incelemesiyle 21.000,00 TL bedelli senedin başına sonradan 2 rakamı eklenmek sureti ile 221.000,00 TL olarak düzenlendiği, bononun paraf edilmeyen ilk miktarına itibar edilmesi gerektiği belirtilerek hesap bilirkişisinden alınan rapor doğrultusunda davacının borca, faize ve ferilerine itirazının kısmen kabulü ile takibin 21.000 TL asıl alacak ve 191.059 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.191,59 TL üzerinden devamına ( 200.000 TL fazla alacak ve 1.815,57 TL fazla işlemiş faiz yönünden takibin iptaline), İİK 169/a-6 maddesi gereği iptal edilen 200.000 TL nin %20 sine karşılık gelen 40.000 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ödeme emrine takibin dayanağı eklenmediği yönündeki şikayetinin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı istinaf başvurusunda; senedin yazı ile yazılan bölümünün dikkate alınması gerektiği, farklı bir kalem ile eklendiği ifade edilen 2 rakamı dışında; senette yazılmış 21.000 TL ile ikiyüzyirmibirbin yazısının aynı kalemin ürünü olduğunu, borçlunun yazı ile yazılan ikiyüzyirmibirbin liradan sorumlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; senette tahrifat olması halinde yazı ile miktar belirtilen bölüme itibar edilemeyeceği, mahkemece senedin tahrifattan önceki miktarı için geçerli sayılarak borca itirazın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak; mahkemece borca itirazın kabulüne karar verildiği halde İİK’nın 169/a-5. maddesi uyarınca takibin kabul edilen kısım yönünden durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, “(200.000 TL fazla alacak ve 1.815,57 TL fazla işlemiş faiz yönünden takibin iptaline)” şeklinde iptal kararı verilmesinin yerinde olmadığı, İİK’nın 169/a-6. maddesi uyarınca kötüniyetli veya ağır kusurlu bulunan alacaklı aleyhine ve borçlu lehine kabul edilen kısım yönünden tazminata hükmedilebilmesi için borçlunun talebinin bulunması gerekmekte olup, dava dilekçesinde ve yargılama sırasında borçlu vasisinin ve borçlu vekilinin talebi olmadığı halde alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi yerinde olmadığı, takip muvakkaten durdurulmadığından reddedilen kısım yönünden de alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi koşulları oluşmadığı belirtilerek davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne, İİK’nın 169/a-5. maddesi uyarınca takibin asıl alacağın 200.000-TL’lik kısmı ve işlemiş faizin 1.815,57-TL’lik kısmı yönünden durdurulmasına, davacının fazlaya ilişkin itirazının ve takip dayanağı belgenin eklenmediği yönündeki şikayetinin reddine, davacı yararına tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, davalının tazminat talebinin reddine, davalının sair istinafının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Alacaklı temyiz başvurusunda, borçlunun yazı ile yazılan ikiyüzyirmibirbin liradan sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Borçlular temyiz başvurusunda; icra takibinin iptali gerektiği,kötü niyet tazminatına ilişkin talebin olduğu, davalı yanın tazminata yönelik herhangi bir istinaf talebinin bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık borçlunun ödeme emrine takibin dayanağı eklenmediği yönündeki şikayeti ve borca itirazına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6102 sayılı TTK’nın 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 676/ı maddesi,HMK’nın 207. maddesi İİK 169/a maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.