YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20948
KARAR NO : 2023/780
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/4298 E., 2019/977 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.08.2018 tarihli ve 2018/87 Esas, 2018/390 sayılı Kararı ile sanığın silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.05.2019 tarihli ve 2018/4298 Esas, 2019/977 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 4 ay 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın örgütle ilgili tüm bildiklerini samimi bir şekilde anlatmasına rağmen mahkemenin etkin pişmanlık oranını en üst hadden uygulamamasına, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğine ve temel ceza belirlenirken teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılmasının yasa ve hakkaniyete aykırı olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince özetle, sanığın FETÖ/PDY terör örgütü yönetici/üyelerinin kullanımı için oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan ağ özelliğini bilerek kasten sisteme ancak şifreyle girilebilen dönemde ByLock haberleşme programını kullanmış olması ve ByLock çözümleri, ByLock uygulamasının hizmet sunduğu IP adresleri ile kullandığı cep telefonu ile birçok bağlantı kurulmuş olması dikkate alındığında sanık ile aynı düzeyde bulunabilecek bir vatandaştan iletişim için doğrudan telefon hattını ya da yaygın olan diğer mobil uygulamaları kullanması beklenirken, sanığın “ByLock” isimli uygulamayı kullanmasının hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğu ve örgüt üyeliği için somut bir delil niteliği taşıdığı, ayrıca sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantısı olması nedeniyle kapatılan değişik illerdeki dershane ve özel okullarda Coğrafya Öğretmeni olarak görev yaptığı, Bank Asyada örgüt liderinin talimatı sonrasında para artışına yönelik katılım hesabı açtığı anlaşılmıştır.
Sanığın, belirtilen şekildeki örgüte müzahir çeşitli il ve ilçelerde bulunan özel dershane ve okullarda birbirini takip eden şekilde Coğrafya Öğretmenliği yapması, örgüt liderinin talimatı sonrasında para mevcudunu arttırmaya yönelik Bank Asyada katılım hesabı açtırması ve örgütün gizli haberleşme ağı olan Bylock programını yükleyerek kullanması şeklindeki eylemleri ile örgüt ile arasındaki organik bağı kurduğu, örgüt hiyerarşisine dahil olduğu, eylemlerinin çeşitlilik, yoğunluk ve sürekliliği itibariyle üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun bu yönüyle sabit olduğu mahkememizce kabul edilmiş, sanık açıkça suçlamayı kabul etmemişse de yukarıda açıklandığı üzere delillerin mahiyeti ve ispat gücü anlamında mahkememizce bir tereddüt yaşanmadığından sanığın bu savunmasına itibar edilmeyerek sanığın cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Sanığın sübut bulan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 314/2 maddesi gereğince failin güttüğü amaç ve saik, örgütün ByLock isimli gizli haberleşme sistemi olan ByLock isimli programını kullanmış olması, işlediği suça ilişkin eylem çeşitliliği, kastının yoğunluğu ve eylemi nedeniyle meydana getirebileceği zarar ve tehlikenin ağırlığı gözönüne alınarak takdiren alt hadden uzaklaşılmak suretiyle teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, sanık örgütle iltisaklı dershanelerde uzun süre öğretmen olarak görev yapmıştır. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarih 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock isimli programı, dosyada bir örneği bulunan tespit ve değerlendirme raporu içeriğine göre 0538 (…) (..) (..) numaralı telefon hattı üzerinden teknik olarakta belirlendiği üzere kullandığı görülmüş, istinaf aşamasındaki duruşmalarda bu programı kullandığı yönünde ikrarda da bulunmuştur.
Sanık aynı zamanda örgütle iltisakı bulunan Bank … isimli bankada hesap açtırmış, bu yönde aldırılmış olan ve dosyada bir örneği bulunan bilirkişi rapor içeriği dikkate alındığında, Mart 2015 tarihinde döviz cinsinden katılım hesabı açtığı belirlenmiş, örgüt liderinin adı geçen bankaya para yatırılması yönündeki talimatı dönemine isabet eden bu tarih itibariyle sanığın diğer iltisakları ile birlikte talimat doğrultusunda hareket ettiği sonucuna varılmıştır.
Sanık istinaf aşamasında etkin pişmanlık talebinde bulunmuş, bir çok isim vermiş, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi aktarımında bulunmuştur. Dairemizce vermiş olduğu bilgilerin faydalı olup olmadığı yönünde araştırma yaptırılması yoluna gidilmiş, 02.05.2019 tarihli araştırma sonuç raporu içeriğinden vermiş olduğu bilgi ve isimlerin faydalı olduğu kanaatine varılmış, sanığın etkin pişmanlık beyanlarınında samimi olduğu değerlendirilmiştir.
Bu kapsamda hakkında örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili vermiş olduğu bilgiler doğrultusunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekmiştir.
Dosya içinde bulunan 30.12.2017 tarihli Edirne … İlçe Jandarma Komutanlığı yazısı ve eki tutanaktan açıkça anlaşılacağı üzere, sanık hakkında soruşturma devam ederken çıkartılan yakalama emri üzerine 30.12.2017 günü saat 02:15’de yanında iki kişi de olduğu halde ve beraberlerinde bir adet şişme bot ile birlikte yasa dışı geçiş yapacakları esnada birinci derece askeri kara yasak bölgesinde yakalanmıştır. Dolayısıyla hakkında TCK 221/4-2 nci cümlesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği anlaşılmış, sanığın suç kastının yoğun olması gözetilerek eğitim ve öğretim çağında bulunan çocuklar üzerinde doğrudan etki edebilme imkanına sahip olması, öğretmen olarak akademik görevde bulunan kişilere sohbet hocalığı yapması gibi hususlar gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan gerekçelerle; ByLock kullanıcısı olup, Bank … hesabına talimat ile para yatırmak suretiyle örgüte destek sağlayıp, akademik görevde bulunan kişilere sohbet hocalığı da yapan sanığın sabit olan silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile sanığın İlk Derece Mahkemesi hükmünden sonra etkin pişmanlık talebinde bulunması nedeni ile istinaf incelemesinin duruşma açılarak yapılmasına karar verilmiş olup, yapılan yargılama sonucunda yukarıda açıklandığı üzere sanığın sübut bulan silahlı terör örgütü üyeliği suçu nedeni ile hüküm fıkralarında gösterilen gerekçeler ile kolluk güçleri tarafından hakkında soruşturmaya başlanıldıktan sonra yakalanan sanık hakkında TCK’nın 221/4 üncü maddesinin ikinci cümlesi gereğincen etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak sureti ile mahkumiyetine dair yeniden hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir.
3. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, … ID numarası üzerinden ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, örgütsel toplantılarda sohbet hocalığı yapan ve örgüt yönetiminin talimatı üzerine iltisaklı Bank … A. Ş.’de bankacılık işlemleri yapan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.05.2019 tarihli ve 2018/4298 Esas, 2019/977 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.