Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/5313 E. 2023/3369 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5313
KARAR NO : 2023/3369
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/351 E., 2022/210 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.

Sanıklar… ve … müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, hükmedilen cezanın sürelerine göre, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası, 1412 sayılı Kanun’un 318 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddeleri uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2019 tarihli, 2019/507 Esas ve 2019/556 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ayrı ayrı, lehe olan suç tarihi itibari ile yürürlükteki 6545 sayılı Kanun’la değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü, dördüncü fıkraları (sanık … yönünden dördüncü fıkrasının (a) bendi), 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının, sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.11.2020 tarihli ve 2020/4291 Esas, 2020/7564 Karar sayılı kararı ile; “5271 sayılı Kanun’un 140 ıncı maddesi uyarınca alınmış bir karar bulunmadığından, teknik araçlarla izleme, görüntüleme ve ses alma işlemleri hükme esas alınmamıştır.

1. Suçun sübutunun tespiti açısından, gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olup olmadığının araştırılması, adli kolluk görevlisi iseler tanık olarak dinlenip, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,

2. Adli kolluk görevlisi olmadıklarının tespiti halinde, bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceği hususu gözetilip, sanıkların savunmaları da dikkate alınarak, haklarında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan hüküm kurulması,

3. Kabule göre de;

a. Lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki düzenlemede 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, (a) ve (b) bentlerinin bulunmadığı gözetilmeden, sanık … hakkında kurulan hükümde ele geçen maddenin eroin olması nedeniyle arttırım yapılırken uygulama maddesinin, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrası yerine, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi olarak gösterilmesi,

b. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması açısından, 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliğin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,” nedenleriyle diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

C. Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2022 tarihli, 2020/351 Esas ve 2022/210 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ayrı ayrı, lehe olan suç tarihi itibari ile yürürlükteki 6545 sayılı Kanun’la değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanıklar… ve … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Diğer kolluk görevlilerinin tanık sıfatıyla beyanları alınmadan eksik araştırma ile karar verildiğine,

3. “Şüpheden sanık yararlanır.” ilkesinin ihlal edildiğine,

4. Etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının bulunduğuna,

İlişkindir.

B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Eylemin sabit olmadığına, yeterli delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Dosya kapsamında yer alan 18.09.2013 tarihli “rapor” başlıklı tutanağın, kimlik tespitine ilişkin
06.01.2014 tarihli araştırma tutanağının ve uzmanlık raporunun içerikleri ile temyize gelen sanıkların savunmaları, hakkında değişen suç niteliğine göre “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilen sanık Mehmet’in aşamalardaki savunmaları ve adli kolluk görevlisi olan gizli soruşturmacının tanıklık beyanı birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar…… ve …’in gizli soruşturmacılara 20,00 TL karşılığında 2 paket eroini iştirak halinde sattıklarının sabit olduğu, lehe olan suç tarihinde yürürlükteki 6545 sayılı Kanun’la değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenen temel ceza üzerinden, suç konusunun ‘eroin’ olması nedeniyle aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca artırım yapıldığı, sanıklar İsa ve…’nin aşamalarda atılı suçu işlediklerini inkar ettikleri; sanık …’in ise, kovuşturma aşamasında ikrarda bulunsa da, sanık Mehmet’in aşamalardaki savunmaları, “rapor” başlıklı tutanağın içeriği ve gizli soruşturmacının tanıklık beyanı ile suçu işlediği sabit olduğundan, beyanları ile kendi suçlarının, fail veya suç ortaklarının ortaya çıkmasına yardım ve hizmet ettiklerinden söz edilemeyeceğinden, haklarında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmadığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun sübutuna, vasfına, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ve hukuka uygun olarak toplanan delillerin hükme esas alındığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2022 tarihli, 2020/351 Esas ve 2022/210 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.