YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3145
KARAR NO : 2012/7559
KARAR TARİHİ : 19.06.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL,TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, avukat aynı zamanda eşi olan davalıya güvenerek 13.08.2001 tarihinde genel vekaletname verdiğini, davalının vekalet yetkisini kötüye kullanarak kayden maliki olduğu 750 ada 6 parselde kayıtlı kat irtifakı kurulmuş 9 bağımsız bölüm numaralı taşınmazını, ilk eşinden olma çocukları olan diğer davalılara tapuda satış gibi göstererek muvazaalı olarak devrettiğini, satış parasını da vermeyerek kendisini zarara uğrattığını ileri sürerek, tapu iptali ve tescil, olmazsa şimdilik 10.000.-TL maddi tazminatın satış tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı …’dan tahsili isteğinde bulunmuştur.
Davalı … ile …, düzenlenen vekaletnamede taşınmazların satışı konusunda davacının yetki vermiş olduğunu, çekişme konusu taşınmazın gerçekte davalı …’e ait olup, karı koca olan tarafların bir dönem aralarında görülen boşanma davası sırasında düzenlenen protokole istinaden davacıya devredildiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı …’a, usulüne uygun davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya katılmadığı gibi, yanıtta vermediğinden, yargılama gıyabında yürütülmüştür.
Davanın reddine ilişkin olarak veriler karar Dairece “….Somut olaya gelince; davacının 13.08.2001 tarihinde davalı eşine genel yetkili vekaletname verdiği, davalı eşi Nedim’in de bu taşınmazı 24.05.2002 tarihinde ilk evliliğinden olan çocuklarına satış biçiminde temlik ettiği anlaşılmaktadır. Özellikle davalı …’in 23.11.2004 tarihli cevap dilekçesinde; “ Aslında bana ait olan fakat kayden davacı üzerinde tapusu bulunan taşınmazı, davacının satacağını beyan etmesi ve satımı yapılıp bu bedelin de batacak olması sebebi ile bana vermiş olduğu vekaletnameye istinaden gerçek hak sahibi ve mirasçım olan … ile… adlarına tapusunu devrettim ” şeklinde savunma yaptığı, tanık anlatımlarından da taşınmazın satışına ilişkin bir talimat bulunmadığı, taşınmazın temlik sırasında gösterilen değeri ile gerçek değeri arasında açık ve aşırı fark olduğu, taşınmazı vekilin bizzat çocuklarına aktarıldığı, bu durumda olayı bilen konumunda olan diğer davalılar … ve …’ın iyiniyetli sayılamayacakları, diğer bir deyişle … Medeni Kanunun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacakları sonucuna varılmaktadır. Öte yandan davacıya herhangi bir bedel ödemesi de söz konusu değildir. Belirlenen bu olgular, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde vekalet görevinin kötüye kullanıldığı duraksanmayacak biçimde açıktır. Hal böyle olunca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle reddine karar verilmesi doğru değildir” gerekçesiyle bozulmuş olup, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalılar tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 19.6.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asıl … ile diğer temyiz eden vekili Avukat Şahika Onarlı geldiler, davetiye tebliğine rağmen diğer temyiz eden davalı asiller gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin ve asilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca … Medeni Kanunun 611. madde hükmünde gözetilerek davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre; davacı ve davalıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden taraflardan davacı vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının diğer temyiz edenden alınmasına ve aşağıda yazılı 2,75.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan, 4.569,44 TL. Bakiye onama harcının da davalılardan alınmasına, 19.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.