Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/16370 E. 2023/3807 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16370
KARAR NO : 2023/3807
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/36 E., 2015/383 K.
SUÇLAR : 1. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma; sanık … yönünden
2. Uyuşturucu madde ticareti yapma; sanıklar Veysi, … ve…yönünden
SUÇ TARİHLERİ : 21.11.2013, 29.11.2013, 14.12.2013
HÜKÜMLER : 1. Beraat; sanık … ve …yönünden
2. Mahkûmiyet; sanıklar … ve…yönünden
TEMYİZ EDENLER : 1. Cumhuriyet savcısı; sanıklar … ve …aleyhine
2. Sanıklar … ve…müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Onama; sanıklar … ve …yönünden
2. Düzeltilerek onama; sanıklar … ve…yönünden

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2015 Tarihli ve 2014/36 Esas, 2015/383 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, sanık … hakkında ise uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
2. Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53, 54 ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 ve 54 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanıklar … ve…yönünden hükümlerin düzeltilerek onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;
Tüm dosya kapsamına göre, sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olduğuna ilişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

2. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının hukuka aykırı olduğuna,
3. Diğer sanık …’in kendisine menfaat sağlamak amacıyla gerçek dışı beyanlarda bulunduğuna,
İlişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
2. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararının hukuka aykırı olduğuna, bu nedenle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararı, gizli soruşturmacılar tarafından kaydedilen görüntüler, sanıkların tevil yollu ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre; sanık …’in 21.11.2013, 29.11.2013 ve 14.12.2013 tarihinde gizli soruşturmacılara uyuşturucu madde sattığı, sanık …’in sanık …’in 21.11.2013 tarihli eylemine iştirak ettiği, sanık …’nin 29.11.2013 tarihli olayda sanık … ile birlikte hareket ettiğine dair görüntü içeriklerinde yeterli delil bulunmadığı, sanık …’in üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği dikkate alındığında, sanıklar…ve …’in uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkûmiyetlerine karar verildiği; sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, Sanık … hakkında ise kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve …Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanıkların atılı suçları işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Sanıklar … ve…Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 139 uncu maddesine göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için işlenen suçun kanunda sayılan ve gizli soruşturmacı kullanılabilecek suçlardan olması, suçun işlendiği konusunda kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka yolla delil elde etme imkanının bulunmaması, suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş bir suç olması ve yetkili ve görevli mahkemece bir karar verilmesi gerekir.
Dava konusu suç uyuşturucu madde ticareti yapma suçu olduğu halde, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suç olmadığı; zira olay tarihi itibarıyla 5271 sayılı Kanun’un 139 uncu maddesinin dördüncü fıkrasına göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilemeyeceği; yine 5271 sayılı Kanun’un “Teknik Araçlarla İzleme” başlıklı 140 ıncı maddesindeki düzenlemeye göre, sanığın teknik araçlarla izlenmesine ilişkin bir karar bulunmadığı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin karara dayanılarak ve bu madde uyarınca ayrıca bir karar alınmadan teknik araçlarla izleme ve görüntüleme ve ses alma işlemi yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Mahkemece suçun sübutu gizli soruşturmacı faaliyetleri ile teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen kayıtlara dayandırılmıştır. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesine göre sanıklara atılı suç hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Hukuka uygun olmayan teknik araçlarla izleme sonucu elde edilen delile dayanılarak sübuta gidilmesi mümkün değildir. Yapılan soruşturma işlemleri, kovuşturma kapsamı ve tüm dosya içeriğine göre sonuç olarak;
Dosya içerisinde 5271 sayılı Kanun’un 140 ıncı maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin bir karar bulunmadığı anlaşılmakla; sanıklar hakkında anılan Kanun’un 140 ıncı maddesi uyarınca teknik araçlarla izlemeye ilişkin verilmiş bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılarak, bulunuyor ise hukuki denetime olanak sağlayacak şekilde aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek bu dosya içine konulması; yoksa bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi,

Suçun sübutunun tespiti için sanıklardan uyuşturucu madde alma – temin etme eylemini gerçekleştiren gizli soruşturmacılar kolluk görevlisi ise “suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusunda faaliyette bulunabileceklerinden, öncelikle gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olup olmadığının sorulması, gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olmadığının tespiti halinde “suçu ve faili
belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusunda faaliyette bulunamayacaklarından bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceği hususu gözetilerek sanıkların beyanları da dikkate alınarak haklarında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan hüküm kurulması, nedenleriyle hukuka aykırılıklar tespit edilmiştir.

V. KARAR

A. Sanıklar … ve …Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2014/36 Esas, 2015/383 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar … ve…Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2014/36 Esas, 2015/383 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.