Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/3913 E. 2023/4004 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3913
KARAR NO : 2023/4004
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/169 E., 2022/7 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2014 tarihli ve 2014/150 Esas, 2014/282 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.10.2021 tarihli ve 2019/1663 Esas, 2021/9675 Karar sayılı kararı ile;

“Olay tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre; başka bir olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma esnasında kolluk görevlilerince olay yeri çalışması yapıldığı sırada ikamet sahibi olan sanığın annesi tanık …’ın sanık …’in uyuşturucu madde kullandığını beyan ederek görevlilere suça konu eroini rızaen teslim ettiği olayda, kanında ve idrarında yapılan analizde uyuşturucu madde tespit edilen sanığın savunmasının aksine, ele geçirilen uyuşturucu maddeleri kullanmak amacı dışında bir amaçla bulundurduğuna ilişkin kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sanığın eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu, sanık hakkında “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan soruşturma aşamasında evrakın tefrik edildiği nazara alındığında bahse konu soruşturma dosyasının akıbetinin araştırılması, dava açılmış ve derdest ise bu dava ile birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dava dosyasının aslının veya onaylı örneğinin bu dosya içine konulması ve sonucuna göre, sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,”

Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/169 Esas, 2022/7 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle;

Sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu ve aynı suç tarihli aynı eylemi nedeniyle daha önce kamu davası açıldığı ve Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesince 2019/387 Esas sayılı dosyada yapılan yargılama sonucu sanığın mahkûmiyetine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşıldığından sanığın beraati yerine davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Başka bir olayla ilgili başlatılan soruşturma esnasında olay yeri ekiplerince yapılan çalışma sırasında, ikamet sahibi olan annesi tanık K.’nin sanığın uyuşturucu kullandığını söyleyerek görevlilere 9 parça daralı 5,8 gr gelen eroini teslim etmesi sonrasında ele geçen maddenin niteliği ve ele geçiriliş biçimi gözetilerek sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; ele geçirilen kişisel kullanım sınırında olan uyuşturucu maddeyi kullanma amacı dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sabit olan fiilinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu, aynı soruşturma kapsamında kanında ve idrarında uyuşturucu madde tespit edilen sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tefrik edilen eylemi sebebiyle Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/387 dosyasında eylemin infaz kurumuna yasak eşya sokma kapsamında değerlendirilerek mahkûmiyetine karar verildiği anlaşıldığından; sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

11.06.2014 tarihinde ele geçen suça konu uyuşturucu maddeyi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin sanığın savunmasının aksine, kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı, soruşturma evresinde sanığın kan ve idrar tahlillerinde uyuşturucu madde kullanımı tespit edilmesi nedeniyle uyuşturucu madde bulundurma suçundan tefrik edilen eylemi hakkında Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığınca 2014/93 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, bu kararın sanığa tebliğinden sonra sanığın denetim süresi içinde 08.04.2017 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının tespit

edilmesi üzerine erteleme kararı kaldırılarak uyuşturucu madde kullanma suçundan Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesinde 2017/403 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, sanığın 08.04.2017 tarihli eyleminin aynı zamanda infaz kurumuna yasak eşya sokma suçunu da oluşturduğundan bahisle açılan kamu davasının Ceyhan 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/403 Esas sayılı dosyasında birleştirilerek yapılan yargılamasında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Uyuşturucu madde kullanma” ve 5237 sayılı Kanun’un 297 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde belirtilen “İnfaz kurumuna uyuşturucu madde sokma” suçlarını oluşturduğu, 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesinde öngörülen fikri içtima kuralı gereğince 5237 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi uyarınca cezalandırılmasına ve aynı maddenin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca cezasından yarı oranında artırım yapılmasına karar verildiği bu kararın İstinaf Mahkemesinin denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla; sanığın 11.06.2014 tarihinde ele geçen uyuşturucu maddeleri kullanmak amacıyla bulundurma ve aynı tarihte kanında ve idrarında uyuşturucu madde tespit edilmesi şeklindeki eylemlerin tek bir eylem olan kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu, yukarıda anlatıldığı şekilde aynı eylem nedeniyle sanık hakkında önceden verilmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunduğu anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, beraat kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/169 Esas, 2022/7 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.05.2023 tarihinde karar verildi.