Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/5130 E. 2023/5218 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5130
KARAR NO : 2023/5218
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

T U T U K L U

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/504 E., 2020/733 K.

SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Esastan ret
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri

İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kararların; sanıklar …, …… … ve … yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, sanıklar …, …… … ve … yönünden 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar Muammer ve Tanaz müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2019 tarihli ve 2017/458 Esas, 2019/202 Karar sayılı kararı ile sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları uyarınca 15 yıl hapis ve 140,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık …’nin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 7 yıl 3 ay 15 gün hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık …’ın ise uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları ile 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 10 yıl hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.06.2020 tarihli ve 2020/504 Esas, 2020/733 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri, sanık … ve … ile Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
2. Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına yönelik yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine,
4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken cezasında daha fazla oranda indirim yapılması gerektiğine,
6. Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı kabul edilse dahi eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına,
İlişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
2. Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına yönelik yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine,
4. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

6. Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı kabul edilse dahi eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına,
İlişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
D. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
E. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiğine,
3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
F. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
19.01.2017 tarihli olaya ilişkin tape görüşme içeriklerinde sanıklar …, …, ve … ile temyiz dışı sanık …’in görüşmeler gerçekleştirdikleri, görüşmelerden … ve …’in, … ve …’ün uyuşturucu satmak amaçlı olarak uyuşturucu temini için Yaygın’a gittiklerinden haberdar oldukları ve hatta araç temini ile yolun güvenli olup olmadığı yönünde … ve …’in telefon görüşmeleri gerçekleştirerek yoğun çaba ve faaliyet yürüttükleri, tape görüşme içeriklerinin doğrulanması açısından kolluk kuvvetlerince dönüş yolunda yapılan operasyonda usulüne uygun şekilde … ve …’den 895 gr kubar esrar olduğu tespit edilen uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, bunun üzerine Sezgin ve…in panik ve üzüntülerini içerir görüşmeler gerçekleştirdikleri, …’in etkin pişmanlıktan yararlanmak için verdiği ifadesinde kendilerinden ele geçen bu uyuşturucu maddeyi …, … ve …’ ndan aldıklarını ikrar ettiği ve hatta parayı …’e verdiğini beyan ettiği, bunun üzerine … , … Yusufoğu ve … hakkında da soruşturma işlemlerine başlanıldığı, …’ın uyuşturucu işi ile ilgisinin olmadığını savunduğu ve fakat … ve …’in beyanlarını doğrularcasına uyuşturucu alım- satımının bulunduğu ortamda bulunduğunu kabul ettiği, …’in etkin pişmanlıktan yarlanmak için verdiği ifadesinde … ve …’ün olay yerine gittiğinde …, … ile uyuşturucu madde alım- satımı konusunda konuşup pazarlık yaptıklarını beyan ederek …’nun evinde uyuşturucu madde bulunduğunu belirterek kolluk görevlilerini …’ın evine yönlendirdiği, …’nun evinde yapılan aramada da uyuşturucu madde satılmasında kullanıldığı anlaşılan 1 adet hassas dijital tartı ile 2 gram hint keneviri tohumunun ele geçirildiği, …’ın kolluk görevlilerine evinin yanında boş bir evde bir miktar uyuşturucu madde olduğunu ikrar edip evin anahtarını kendi rızası ile teslim etmesi üzerine de bu boş evde yapılan aramalarda uyuşturucu maddelerden toplam 8.235 kg kubar esrar maddesinin ele geçirildiği anlaşılmaktadır. Tape görüşmelerinden …, … ve …’ün aktif olarak Varto ilçesinde uyuşturucu madde ticareti ile uğraştıkları, …, … ve …’nun da ele geçen ve yetiştirdikleri hint kenevirlerini kurutarak elde ettikleri esrar maddesini sattıkları sabittir. Ele geçen hassa tartı, uyuşturucu maddeler ve miktarları da bu yöndeki kabulü doğrular niteliktedir. Kaldı ki …’in uyuşturucu madde ticareti içerisinde yer almadan … Yusufoğlun’da uyuşturucu madde bulunduğunu, zulasını bilecek kadar ayrıntılarıyla anlatabilmesi hayatın olağan akışına uygun değildir. …’in mahkemeye gönderdiği ve sonrasında da huzurda kabul ve tekrar ettiği 02/01/2019 tarihli dilekçesinde de kendisinin … ve … ile birlikte Varto ilçesinde uyuşturucu madde ticareti yaptıklarını ikrar ettiği de sabittir. Bu açıklamalar, ele

geçen hassas tartı, sanıklardan …, …, …’in yargılamanın çeşitli aşamalarında etkin pişmanlıktan yararlanmak amacıyla verdikleri ifadeler bütün olarak değerlendirildiğinde, suç örgütü kurdukları ispatlanamasa da sanıklar …, …, …’ün 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi kapsamında iştirak iradesi ile birlikte satmak amacıyla uyuşturucu madde temini ve naklini gerçekleştirdikleri, yakalanan uyuşturucu maddeyi de diğer sanıklar …, … ve …’ndan para karşılığı satın aldıkları, …, … ve …’nun da uyuşturucu madde ticaretini 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi kapsamında iştirak iradesi ile gerçekleştirdikleri anlaşılmaktadır. Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanık … yönünden ise tape görüşmeleriyle sabit olduğu üzere vaki uyuşturucu madde ticaretinden haberdar olmakla beraber 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi kapsamında bu suça iştirak ettiğine dair bir delil bulunmadığından ve fakat satmak amacıyla uyuşturucu madde temini için Yaygın’a giden sanıklar … ve …’e rahat ve güvenli bir şekilde yakalanmadan gidip gelmeleri için araç temini yapmak ve kendi cep telefonu üzerinden yol güvenliğini sağlama açısından yolda kolluk kuvvetlerince tertibat alınıp alınmadığının öğrenilmesi amacıyla çeşitli görüşmeler yaparak bunu sanıklar … ve …’e ilettiğinin ve bu kapsamda gerçekleştirilen satmak amacıyla uyuşturucu madde temini eylemine 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi kapsamında yardımda bulunduğu ve yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiği kabul edilmiştir.
Sanıklar her ne kadar uyuşturucu madde ticareti yapmadıklarını savunmuş iseler de; ele geçen hassas tartı ile ele geçen ve kriminal raporlarca da uyuşturucu madde oldukları saptanan maddeler , miktarları ile tape görüşme içerikleri, sanıklar … ve …ın uyuşturucu madde kullanmalarının uyuşturucu madde satmalarına engel olmayacağı bilakis uyuşturucu madde satıcılarının neredeyse hepsinin aynı zamanda kullanıcı olduklarının benzer dosyalardan da sabit olduğunun anlaşılması ile sanıklar …, …, … ile …’nun etkin pişmanlıktan yararlanmak için verdikleri beyanları ve kaçamaklı ikrar içeren savunmaları kapsamında vaki uyuşturucu madde ticareti yapmadıklarına ilişkin savunmalarının fazla ceza alınmasını önlemek ve mümkün ise kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçundan ceza alınmasını sağlama amaçlı olduğu değerlendirilmekle itibar edilmemiştir.
Sanıklar … , …, …, … ve …’nun sübut bulan eylemlerine uyan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmalarına, sanıkların eylemlerini üç veya daha fazla kişi ile birlikte iştirak iradesi altında gerçekleştirdikleri kabul edilmekle cezalarında yarı oranında arttırım yapılmasına, sanıklardan … hakkında ise her ne kadar uyuşturucu ticareti yaptığını kabul etmese de, verdiği beyanlar kapsamında gerek kendi suçunun gerekse sanıklar Tanaz

Bingöl, …, … ve …’in suçunun ortaya çıkmasına, … ve …, … ile birlikte bu üç kişiden suçlamaya konu uyuşturucu maddenin ele geçmesinde yardımcı olduğu anlaşılmakla yardımın niteliği ve aşaması nazara alınarak sanığın cezasından 5/12 oranında indirim yapılmasına, sanıklardan … hakkında ise her ne kadar uyuşturucu ticareti yaptığını kabul etmese de, sanık …’in atfı cürüm niteliğindeki beyan haricinde aleyhine delil bulunmamaktayken, verdiği beyanlar kapsamında gerek kendi suçunun gerekse sanıklar …, …, …, …’nun suçunun ortaya çıkmasına ve … Yusufoğlundan ele geçen uyuşturucu maddenin yakalanmasına yardımcı olduğu anlaşılmakla yardımın niteliği ve aşaması nazara alınarak sanığın cezasından 1/2 oranında indirim yapılmasına gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz Talebi Yönünden
Sanık hakkında, Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2019 tarihli ve 2017/458 Esas, 2019/202 Karar sayılı kararı ile “uyuşturucu madde ticareti” suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca kurulan “4 yıl 2 ay” hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;

5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 24.06.2020 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Sanıklar …, … …ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, sanık … hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanırken belirlenen indirim oranına, sanık … hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 inci maddesinin birinci fıkrası yerine 192 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanıkların eylemlerinin tamamlanmış uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu, teşebbüs aşamasında kalmadığı, delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı ve hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) başlıklı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) başlıklı bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

C. Sanıklar …, … …ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde (C) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.06.2020 tarihli ve 2020/504 Esas, 2020/733 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık … hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.06.2023 tarihinde karar verildi.