YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17473
KARAR NO : 2023/5848
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1533 E., 2021/1998 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz
istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2020/42 Esas, 2021/50 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl 6 ay hapis ve 22.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/1533 Esas, 2021/1998 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Sanığın atılı suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın ikamet adresinde yüklü miktarda uyuşturucu madde bulundurduğu ve bu uyuşturucu maddeyi satmak istediği yönünde istihbari bilgiler alınması üzerine alınan arama kararına istinaden sanığın ikametinde usulüne uygun şekilde yapılan aramada ele geçen uyuşturucu maddelerin kişisel kullanım miktarının üzerinde olması, ikametin farklı yerlerinde ele geçirilmiş olması, muhafaza edildiği yerler, ikamette sanık dışında tanıklar …, … ve …’ın da bulunduğu ve
oturdukları yerde masa üzerinde esrar ele geçirilmiş olması hususları dikkate alındığında; sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak sureti ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit görülmüştür. Her ne kadar sanık aşamalarda alınan savunmalarında ele geçirilen uyuşturucu maddeyi bir gün önce kendisinin evine gelen açık kimlik, adres ve iletişim bilgilerini bilmediği Hasan isimli kişinin kendisine emanet bıraktığını ve bir iki saat sonra gelip alacağını söylediğini beyan etmiş ise de, gerek kollukta müdafi huzurunda alınan savunmasında gerekse mahkemede alınan savunmasında poşetler içinde uyuşturucu maddeleri gördüğünü ikrar ettiği, açık kimlik, adres ve iletişim bilgilerini bilmediği bir şahıstan suça konu esrarı teslim almış olmasının suçtan kurtulmaya yönelik hayatın olağan akışı ile örtüşmeyen savunma niteliğinde olduğu, sanık savunmasının aksine tutanak içeriğinin mahkemece yeminli beyanları alınan tutanak tanıkları beyanları ile doğrulandığının anlaşılması karşısında sanığın savunmasına itibar edilmemiştir. Suçun işleniş biçimi ve özelliği, suç konusunun önem ve değeri ile ele geçen uyuşturucu miktarının fazlalığı da nazara alınarak takdiren alt sınırdan ayrılarak ceza tayin edilmiştir. Sanığın sabıka kaydından anlaşılan suça eğilimli kişiliği ve aynı nitelikteki suçu işlemekteki ısrarı dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uygulanmayarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı yerine “5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanık tebliğ
olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceği, günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce belirleneceği sanığın, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceği hususunun sanığa ihtarına,” ibaresi yazılmak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranıldığı değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2021/1533 Esas, 2021/1998 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Hüküm fıkrasının, sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafından “5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanık tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceği, günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce belirleneceği. sanığın, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceği hususunun sanığa ihtarına” ibaresinin çıkarılması ve “…taksitte ödenmesine” ibaresinden sonra gelmek üzere “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nazilli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.