YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5561
KARAR NO : 2023/5513
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2715 E., 2021/186 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde
temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A. Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2020/41 Esas, 2020/255 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2020/2715 Esas, 2021/186 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına
3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Sanık hakkında uygulanan 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
09.06.2019 tarihli olay yönünden; hakkında teknik takip kararı bulunan sanığın suç tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen …’e 1 parça halinde net 0,5 gram esrar verdiği olayda; uyuşturucu madde alıcısı olan tanıklar Halil ve Burak Kazım’ın çelişkili beyanları, tanık ile sanık arasındaki telefon görüşmelerini içerir tape kayıtları, fiziki takipte sanığın Halil ve Burak Kazım’a bir şeyler verdiğinin net olarak görülmesi, sanığın birden fazla olayda benzer şekilde adının geçmesi, ele geçirilen uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli ile soruşturma evresindeki teşhis tutanakları, kriminal raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın olay günü uyuşturucu madde satmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmıştır.
15.06.2019 tarihli olay yönünden; sanığın suç tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen …’e 1 parça halinde 1,6 gr esrar verdiği olayda; tanık …’in soruşturma aşamasında söz konusu uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığına dair müdaafi huzurundaki beyanları, iletişimin tespiti tutanakları, fiziki takip tutanağı, teşhis tutanağı, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın olay günü uyuşturucu madde satmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmıştır.
25.06.2019 tarihli olay yönünden; sanığın suç tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen….’ye 1 parça halinde 0,8 gr esrar verdiği olayda; tanık….’nin kovuşturma aşamasındaki beyanları ile soruşturma aşamasında uyuşturucu maddeleri aldığı şahıs olarak sanığı teşhis ettiğine dair teşhis tutanağı, fiziki takip tutanağı ve kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde söz konusu uyuşturucu maddenin bedelsiz olarak verilmesinin dahi suç teşkil ettiği ve bu şekilde sanığın olay günü uyuşturucu madde ticareti yapmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı
tarihlerde birden fazla kez uyuşturucu madde ticareti yaptığı anlaşıldığından hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince verilen cezasının artırıldığı ve dosyada mevcut bulunan tape kayıtları uyarınca uyuşturucu alışverişinin gerçekleştiği yerin site içerisinde kalan yerlerden olduğu ve umumi veya umuma açık yerlerden sayılamayacağı anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi kapsamında verilen cezada artırıma gidilmediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın zincirleme suça konu (3) nolu olayda eylemini gerçekleştirdiği yerin 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi kapsamında okula 80 metre ve camiye 170 metre mesafede olduğu bu nedenle sanığın cezasında yarı oranında artırım yapılması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler ile suçun sübutuna ilişkin takdirleri tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, delillerin takdirinde ve hukuki nitelendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.01.2021 tarihli ve 2020/2715 Esas, 2021/186 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.