YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12139
KARAR NO : 2023/2214
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen, 25.03.2013 tarihli ve 2013/11634 Esas sayılı iddianame ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dava açılmıştır.
2. İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2014 tarihli ve 2013/78 Esas, 2014/162 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Bu kararın suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizi üzerine yapılan incelemede Dairemizin 19.10.2021 tarihli ve 2021/1474 Esas, 2021/8475 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının, suça sürüklenen çocuk hakkında hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunulmadığının tartışıldıktan sonra hükme varılması gerektiği, kabule göre de suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının tatbik edilerek fazla cezaya hükmedilmiş olması nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma ilamı üzerine İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi 25.05.2022 tarihli ve 2021/432 Esas, 2022/286 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde sanığın organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçuna yönelik hata hükümlerinin yararlandırılması gerektiğini, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin ise suçun unsurlarının oluşmadığını ve sair temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Suça Sürüklenen Çocuğun Temyiz İstemi
Suça sürüklenen çocuk vermiş olduğu dilekçesinde yalnızca dosyayı istinaf etmek istiyorum demiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı üzerine; “Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Suça sürüklenen çocukla 15 yaşından küçük mağdurenin bir müddet duygusal arkadaşlıkta bulundukları, suça sürüklenen çocuğun evinde birden çok kez rızayla organ sokmak suretiyle ilişkide bulundukları, bu ilişki sonucu mağdurenin hamile kaldığı, hastaneye gittiğinde hamile kaldığının anlaşıldığı ve hamileliğinin mağdurenin isteği ile sonlandırıldığı, cenin incelemesinde ceninin suça sürüklenen çocuğun ilişkisi sonucu oluştuğunun belirlendiği, iddia, suça sürüklenen çocuğun ikrarını içeren savunması, Adli Tıp raporları, Dokuz Eylül Ünv. Raporu ve tüm dosya kapsamıyla anlaşıldığından suça sürüklenen çocuğu cinsel amaçlı olarak çocuğu hürriyetinden yoksun bırakmak ve birden çok şekilde organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiş,
Mağdure suça sürüklenen çocuğun kendisiyle zorla ilişkiye girdiğini ileri sürmüş ise de, cinsel istismar eylemlerinin mağdurenin ve suça sürüklenen çocuğun evinde de birden çok şekilde gerçekleştiği, ayrıca suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından ibraz edilen fotoğrafların niteliği ve yazıların kendisine ait ve doğru olduğunun mağdure tarafından doğrulandığı göz önüne alındığında cinsel istismar eylemlerinin rızayla olduğu sonucuna mahkememizce varılmış ve bu şekilde şartları oluşmadığından suça sürüklenen çocuk hakkında TCK 103/4 madde hükümleri tatbik edilmemiş, ayrıca mağdurenin bu ilişkiler sonucu ruh ve beden sağlığının bozulduğunun Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığı raporu ile tespit edilmiş ise de, mahkememizin olay kabulünde mağdure ile suça sürüklenen çocuk arasındaki yaşanan cinsel ilişkinin karşılıklı rıza içerisinde olması, Yargıtay bozma ilamı da gözetilerek rıza ile gerçekleşen ve suça sürüklenen çocuğun dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumu, eğitim durumu, kişilik özellikleri ve tarafların yaşları da gözetilerek mağdurda meydana gelecek ruh sağlığındaki bozulmanın suça sürüklenen çocuk tarafından öngörülemeyeceğinin kabulü ile hakkında şartlar oluşmadığından TCK 103/6 madde hükümleri tatbik edilmemiştir.
Her ne kadar suça sürüklenen çocuğun aşamalarda mağdureyi 15 yaşından büyük bildiğine ilişkin savunması söz konusu ise de ve bu şekilde TCK 30 madde hükümlerinin suça sürüklenen çocuk yönünden tatbikine yönelik mahkememizce yapılan değerlendirmede; mağdurenin 14/05/2013 tarihli beyanında facebook’ta doğum tarihinin bulunduğunu, suça sürüklenen çocuğun yaşını buradan her zaman gördüğünü ve gerçek yaşının bildiğine yönelik beyanı, mağdurun hastane doğumlu olması ve doğum kaydının bu şekilde doğruyu yansıtması, suça sürüklenen çocuk ve mağdurenin tüm aşamalardaki ifadelerinden sabit olduğu üzere olay öncesinde iki yıllık ilişkilerinin bulunması ve bu süre zarfı nazara alındığında ilk tanışma anında mağdurenin 12 yaşında olması, bu şekilde özellikle mağdurenin hastane doğumlu oluşu ve yaşının doğum tutanaklarına uygun olması ile mağdurenin mahkeme ifadesi gözetilerek suça sürüklenen çocuğun mağdureyi 15 yaşından büyük bildiğine ilişkin savunmasının gerçeği yansıtmadığı ve bu şekilde bu yöndeki savunmalarına mahkememizce itibar edilmeyerek suça sürüklenen çocuk hakkında TCK 30 maddesindeki hata hükümlerinin oluşmadığı mahkememizce kabul edilmemiştir.
Suç tarihi nazara alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında lehe kanunun tatbiki yönünden yapılan değerledirmede; 6545 sayılı yasa ile yapılan değişiklik neticesinde suça sürüklenen çocuğun istismar suçu yönünden cezasının hesaplanmasında TCK 103/2 maddesi gereği 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, eylemin zincirleme gerçekleşmesi nedeniyle TCK 43/1 maddesi gereği cezasında 1/4 oranında arttırım yapılması ile 20 yıl ile cezalandırılmasına, TCK 31/3 gereği cezasında 1/3 oranında indirim yapıldığında 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 31/3-son maddesi gereğince 12 yıl hapis cezasında TCK 62 maddesi gereğince indirim yapıldığında neticeten 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verileceği ve bu şekilde aşağıdaki şekilde 6545 sayılı Yasa öncesindeki kanun maddelerinin tatbikinde netice cezasının 5 yıl 6 ay 20 gün olacağı gözetilerek cinsel istismar suçu yönünden 6545 sayılı kanunun suça sürüklenen çocuk lehine hükümler içermediği anlaşılmış ve suça sürüklenen çocuk hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
” gerekçeleriyle suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli ve 2021/432 Esas, 2022/286 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemlerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.