YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4166
KARAR NO : 2023/5391
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/170 E., 2015/226 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/170 Esas, 2015/226 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 833.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, karar verilmiştir.
B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri
Sanık hakkında alınan ev ve üst araması kararı bulunmadığına ve elde edilen delillerin hukuka aykırı olarak toplandığına ve hükme esas alınamayacağına ilişkindir .
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri
Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
… isimli şahsın uyuşturucu madde satışı yaptığı tespiti üzerine evinde arama yapılması için alınan arama kararı uyarınca eve gidildiğinde, evde kendisine ulaşılamadığı evinin hemen önünde sanık … ile karşılaştıkları, güvenlik görevlilerinin yanında bayan görevli olmadığı için …’e üzerinde herhangi bir suç unsuru olup olmadığını sormaları üzerine, …’ün çöpte bulduğu uyuşturucu maddeyi güvenlik görevlilerine verdiği, devamında görevlilerin eve girdikleri …nin olmaması üzerine, yine evde olduğu anlaşılan …nin kızı, sanık …’e üzerinde herhangi bir uyuşturucu madde olup olmadığını sormaları üzerine, …’in de üzerinden uyuşturucu maddeleri çıkararak, teslim ettiği, …’ün üzerinden sekiz fişek, …’in çantasından kırk dört fişek eroin maddesinin temin edildiği ve sanıkların ayrıntılı savunmaları dikkate alındığında uyuşturucu maddeleri çöpte bulduklarını, … ile bir bağlantısının olmadığını, bu maddeleri satıp para kazanma düşüncesinde olduklarını ama o ana kadar herhangi bir şekilde kimseye satmadıklarını söyledikleri anlaşılmış ise de sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma amacı ile hareket ettikleri kanaatine varıldığından sanıkların cezalandırılmasına ve gönüllü
olarak suçun meydana çıkmasına neden oldukları, haklarında arama kararı olmadığı halde üzerilerinde bulunan uyuşturucu maddeleri güvenlik görevlilerine arama olmaksızın teslim ettikleri anlaşıldığından cezalarında 192 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca indirim yapılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş hükümde aşağıda belirtilen dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmolunan 100 gün adli para cezasından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca 150 gün adli para cezasına, 31 inci madde uyarınca 100 gün adli para cezasına, 192 nci maddesi uyarınca 50 gün adli para cezasına ve 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 41 gün karşılığı adli cezasına çevrilmesi ve sonuçta 820 TL adli para cezası bulunması gerekirken yerine “833 TL” olarak fazla ceza tayin edilmiş;
Ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli ve 2015/170 Esas, 2015/226 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün;
Hüküm fıkrasının sanık hakkında hükmolunan gün adli para cezasının, paraya çevrilmesine ilişkin bölümünde yer alan “833 TL ” ibaresi yerine “820 TL” ibaresinin yazılması, suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.