YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2687
KARAR NO : 2023/2953
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.03.2020 tarihli ve 2019/683 Esas, 2020/127 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2020/1578 Esas, 2020/1367 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın, mağdure …’nın yüzünde gözüne yakın mahalde bir morluk görmesi üzerine bu morluğun nereden kaynaklandığını araştırdığında yüzüne bir erkek öğrenci tarafından su dolu şişe fırlatıldığını öğrenip okula gittiğinde kendisine hiç kimsenin cevap vermediği gibi, hiçbir şekilde de kendisi ile ilgilenilmediğine ve olay hakkında okul idaresince herhangi bir işlem yapılmayıp akabinde yapılan testte mağdurenin sanık hakkında ithamda bulunduğuna, mağdurenin rehber öğretmen Erdi D. ve Edebiyat öğretmeni … Ö. tarafından baskı altına alınıp yönlendirdiğine, mağdure Mahkemede dinlenmediğinden yaptıkları tüm savunmaların boşa çıktığına, kararın eksik inceleme ile kurulduğuna, tanıklarının dinlenmediğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında verilen kararın hukuka aykırı olup bozulması gerektiğine, mağdurenin iftira atması için bir sebep bulunmadığına, atılı suç yönünden sanığın suç işleme kararlılığı, eylemin icrasında ısrarı, atılı suçların vasıf ve mahiyeti, kadına ve çocuğa karşı her türlü şiddetin önlenmesinde hâkimlere de görev düşüyor olması hususları da dikkate alınarak atılı suç yönünden en üst hadden ve indirimsiz olarak cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’in, mağdure …’nın üvey babası olduğu, 2019 yılı yaz aylarında annesi çalışmaya başlayan mağdure ile evde yalnız kaldıkları değişik zamanlarda yanına gelip bazen yatağa oturup, bazen de yatağa uzanarak üzerindeki kıyafetleri ve atletini çıkartarak göğüslerine dokunduğu, yalayıp öptüğü, alt tarafını elleyerek, elini külodunun içine sokmaya çalıştığı, mağdure engel olduğundan dokunamadığı, mağdurenin dudaklarından kısa kısa 3-4 kez öptüğü, bunları yaparken sanığın mağdureye “Ben bunları annene de yapıyorum, sen benim kızımsın istediğimi yaparım” şeklinde konuştuğu; sanığın, mağdurenin gögüslerine dokunurken bunları göğüslerinin daha iyi büyümesi için yaptığını söylediği, bu eylemlerin şikayet tarihine kadar bir çok kez tekrarlandığı, bu olayları mağdurenin ilk kez erkek kardeşine daha sonra ise okuldan arkadaşı olan …’ya anlattığı, annesinin hem kendisine inanmayacağından hem de üzüleceğinden korktuğu için durumdan ona bahsetmediği, okulda genellikle sessiz bir öğrenci olduğu için kendisiyle görüşmek isteyen öğretmenlerine durumu anlattığı ve olayın bu şekilde ortaya çıktığı, mağdurenin kovuşturma evresinde beyanlarını değiştirdiği, her ne kadar kovuşturma evresinde ifadesini değiştirmiş olsa da mağdurenin kardeşi tanık …, mağdurenin okul arkadaşı tanık …, teyzesi tanık … ve Edebiyat öğretmeni …’e olayı anlattığı ve tanıkların mağdurenin beyanını doğruladığı, sanığa ait telefonda yapılan incelemede, telefon verileri içerisinde internetten görüntülendiği değerlendirilen ve yetişkinlere ait olduğu anlaşılan çok sayıda cinsel içerikli ve pornografik fotoğraf bulunduğu, ancak “telefon verileri içerisinde mağdurun kendisine ait veya çocuk istismarı suçuna ilişkin olabilecek herhangi bir veriye rastlanılmadığı”, şeklindeki tespite yer verildiği, sanığın suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talepleri esastan reddedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Olayın intikal şeklinin doğal olduğu, mağdurenin soruşturma aşamasındaki beyanlarının ayrıntılı ve kendi içerisinde tutarlı olduğu, mağdurenin kovuşturma sırasında alınan ifadesinde hazır bulunan bilirkişi rehber öğretmenin “…Ben çocuğun korkmuş olabileceğini ve baskı altında olabileceğini düşünüyorum, önceki ifadesinin şimdiki ifadesi ile kıyasen daha doğru olduğunu düşünüyorum…” şeklinde görüş bildirdiği, mağdurenin olay ortaya çıkmadan önce olayı anlattığını söylediği arkadaşı …’nın tanık sıfatıyla aşamalarda vermiş olduğu beyanları, mağdurenin kardeşi olan …’ın soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcılığında vermiş olduğu ifadesi, tanık olarak dinlenen mağdurenin teyzesi …’nin beyanlarında, olayı öğrendikten sonra mağdure ile yaptığı görüşmelerde mağdurenin sanık tarafından kendisine karşı cinsel istismarda bulunduğunu beyan etmesi, sanığın cep telefonunda yapılan inceleme sonucunda düzenlenen imaj alma ve inceleme tutanaklarında sanığın telefonunda internetten görüntülendiği değerlendirilen yetişkinlere ait olduğu anlaşılan çok sayıda cinsel içerikli ve pornografik fotoğraflar bulunduğunun belirtilmesi, mağdurenin annesi ve sanığın eşi Yeliz’in suçun sanık tarafından işlenmediğini ve hala sanıkla evli olduğunu ifade etmesi nedeniyle mağdurenin kovuşturma aşamasındaki beyanın ve sonradan vermiş olduğu dilekçelerin baskı altında verilmiş olduğu kanaatinin oluşması, sanığın mahkeme savunmasında ileri sürdüğü hususların hiçbirinin soruşturma aşamasında gerek sanık, gerekse mağdure ve annesi tarafından ileri sürülmemiş bulunması, mağdurenin kovuşturma aşamasında istinabe yoluyla beyanının alınması, sanık müdafii tarafından bildirilen tanıkların görgüye dair bilgilerinin bulunmadığının anlaşılması karşısında Mahkeme tarafından verilen mahkumiyet kararına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Mahkemece suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, suç konusunun önem ve değeri sanığın kastının yoğunluğu gözönünde bulundurularak alt sınırdan uzaklaşılmadığı ve yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 30.09.2020 tarihli ve 2020/1578 Esas, 2020/1367 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.