Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/709 E. 2023/2399 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/709
KARAR NO : 2023/2399
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Beraat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.10.2016 tarihli ve 2016/179 Esas, 2016/417 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan mağdure sayısınca mahkumiyet kararı verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.09.2017 tarihli ve 2017/1694 Esas, 2017/1795 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçlarından beraatine karar verilmek suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair karar verilmiştir.

3. Hükmün temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.02.2022 tarihli ve 2021/13837 Esas, 2022/1030 Karar sayılı kararı ile; “İlk derece mahkemesince sanığın değişik zamanlarda kızları olan mağdurelere yönelik atılı suçtan mahkumiyetine dair hükümlerle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanığın müsnet suçları işleyip işlemediği hususunda yapılacak değerlendirmenin delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanunun 280/1-g. maddesi uyarınca duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde atılı suçları işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle karardaki mahkumiyete ilişkin bölümlerin çıkarılarak yerine sanığın bu suçtan (mağdur sayısınca) beraatine karar verilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi,” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/767 Esas, 2022/2057 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin kaldırılmasına, sanığın yüklenen suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca çocuğun cinsel istismarı suçlarından beraatine dair karar vermiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi
İstismarın tutarlı ve detaylı mağdure beyanları ile sabit olduğuna, temize çekilen mektupta yazılanların ilk mektupta yazılanlardan farklı olmadığına, dava konusu suçun mahiyeti gereği mağdurelerin beyanları dışında delil bulunması mümkün olmadığına, usul ve yasaya aykır istinaf kararının bozulması talebine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure … Vekilinin Temyiz İstemi
Beraat kararının hukuka aykırı olmasına, yerel mahkemece deliller değerlendirilerek somut kanıta ulaşılıp yerinde olarak mahkumiyet kararı verildiğine yöneliktir.

C. Katılan Mağdure … Vekilinin Temyiz İstemi
Dosya kapsamında suçun işlendiğinin sabit olmasına, sanığın baba olmanın ve aile içinde bulunmuş olmanın verdiği rahatlığı da kullanarak öz kızına yönelik cinsel istismarda bulunduğunun açık olduğuna, İstinaf Mahkemesi heyeti mağdureyi tekrar dinlemeden karar vermişken, mağdureyi birebir dinleyen Mahkeme heyetinin mağduriyeti gördüğüne, suçun mahiyeti gereği delil olmasının beklenmemesi gerektiğine, yaşı küçük mağdurenin başına gelenleri yaşamadan kurgulaması ve iftirada bulunması mümkün olmadığına, ilk derece mahkemesi kararının onanması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında öz kızları mağdurelere karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince, eylem tarihlerinde mağdure …’ın on iki – on üç mağdure …’ın ise on – on bir yaşlarında olup kendilerine yönelen eylemin cinsel amaçlı olup olmadığının ayrımını yapabilecekleri, yaşları itibariyle yönlendirme yapılması ihtimalinin zorluğu, mağdurelerin aşamalarda çelişkisiz, ısrarlı ve tutarlı anlatımları, mağdurelerin sanığın göğüslerini elleme, sıkma, cinsel organlarını elleme şeklindeki birden fazla şekilde gerçekleştirdiği eylemlerinin ve “öpüşmeyi biliyor musun” şeklindeki sözlerinin evlat sevgisine dair söz ve davranışlardan uzak, sürekli ve cinsel amaçlı olduğunun görüldüğü, mağdure …’ın yazdığı ilk mektubunda annesinin başka bir erkekle görüşmesine duyduğu üzüntüyü belirtmiş olmasının babasına iftira atmasına gerektirir bir durum sayılamayacağı, her iki mağdurenin sanığın eylemlerine dair ısrarlı ve samimi anlatımlarda bulundukları, mağdurelerin öz babaları olan sanığa iftira atmalarını gerektiren bir neden de bulunmaması hususları birlikte değerlendirilerek sanığın öz kızları olan mağdurelere karşı zincirleme şekilde cinsel istismar suçunu işlediği kabul edilerek sanığın mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dairece duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, sanık ile katılan … arasında olay öncesinde ortaya çıkan şiddetli geçimsizlik, katılan …’nin boşanmak ve çocukları alma niyetinin ifadelerle dosyaya yansımış olması, mağdure … tarafından katılan …’ye yazılan mektubun katılan … tarafından beğenilmeyip yeniden yazdırılmış olması, katılanın ve mağdurelerin istismar iddialarını doğrulayıcı hiçbir yan delil bulunmaması ve sanığın tüm aşamalardaki inkara yönelik istikrarlı savunmaları birlikte değerlendirildiğinde sanığın her iki mağdura karşı cinsel istismar suçunu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi sebebiyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak oybirliği ile sanığın atılı suçlardan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırı bir yön görülmemiş, katılan ile katılan mağdureler vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/767 Esas, 2022/2057 Karar sayılı kararında katılan ve katılan mağdureler vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı

Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2023 tarihinde karar verildi.