YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2544
KARAR NO : 2023/3263
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı Şubat 2022 (mağdur …’ye yönelik)
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Yaşı itibari ile davaya katılmaya ve hükmü istinaf ve temyiz etmeye hak ve yetkisi bulunmayan mağdurelerin anneleri olan Tüba ve Zübeyde’nin talimat yoluyla alınan 24.05.2022 tarihli beyanlarında sanıktan şikayetçi olmadıklarını bildirmeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine dair verilen kararın aynı Kanunun 279 uncu maddenin son cümlesi gereğince itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve mağdureler vekilinin söz konusu karara yönelik temyiz istemi 5271 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesine göre itiraz kabul edilip dosyanın gönderildiği Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince vaki itirazın kesin şekilde reddedildiğinin anlaşılması karşısında, sanık müdafinin temyiziyle sınırlı inceleme yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mağdure …’ye yönelik eylemi nedeniyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mağdure …’a yönelik eylemi nedeniyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Van Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2022 tarihli ve 2022/3014 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında mağdurelere yönelik eylemlerinden çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2022 tarihli ve 2022/444 Esas, 2022/582 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
a) Mağdure …’ye karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b) Mağdure …’a karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
3. Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Dairesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/2780 Esas, 2022/2050 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
a) İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik mağdureler vekilininin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine,
b) İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mağdur çocukların çelişkili beyanlarına rağmen müvekkilinin cezalandırıldığına, mağdureler, velileri ile bilgi sahiplerinin olayın gerçekleştiği iddia edilen zamana ilişkin beyanlarının çelişkili ve tutarsız olmasından dolayı suç tarihi belirlenemeden karar verildiğine, dosyada yer alan tüm beyanlar arasında çelişkiler, tutarsızlıklar ve uyumsuzluklar mevcut olduğuna, müvekkiline yüklenecek suçun her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiğine, kararın bozulması talebine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın mağdure …’ye yönelik eyleminin, mağdurenin ifade tarihinden iki hafta kadar önce akşam okuldan çıktıktan sonra sanığa ait markete gelmesi üzerine, mağdurenin yanına gelerek mağdurenin kıyafetlerinin içerisinden göğüslerine dokunması şeklinde kabul edilerek, sanığın eyleminin mağdure anlatımına göre kısa süreli ve kesintili olduğu gerekçesiyle sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,
2. Sanığın mağdure …’a yönelik ilk eyleminin, mağdurenin ifade tarihinden önceki Cumartesi günü sabah saatlerinde evden okula kursa gitmek için çıkan mağdurenin okul öncesi tek başına sanığa ait markete gitmesi üzerine sanığın mağdurenin kolundan tutarak mağdureyi dükkanın kuytu köşesine götürmesi ve kıyafetlerinin üstünden bacaklarının arasına dokunması ve dudaklarından öpmesi şeklinde gerçekleştiği, zincirleme suç kapsamında kabul edilen ikinci eylemin ise ilk olayın ertesi günü olan Pazar günü mağdurenin yine sanığa ait markete gitmesi üzerine sanığın mağdureyi yine dükkanın kuytu köşesine götürüp burada bu kez kıyafetlerinin içerisine elini sokarak göğüslerine ve bacak arasına dokunması şeklinde gerçekleştiği kabul edilerek, sanığın eylemlerinin mağdure anlatımına göre kısa süreli ve kesintili olduğu gerekçesiyle sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,
3. Tüm dosya kapsamına göre, mağdureler hakkında düzenlenen raporlar gözetilip mağdure beyanlarının yaşları ile uyumlu olduğu değerlendirilerek mağdurelerin beyanlarının güvenilir olduğu yönündeki raporlara itibar edildiği, mağdurelerle aileleri ve sanık arasında herhangi bir husumet bulunmadığı, mağdurelerin sanığa iftira atmasına neden olacak bir olay olmadığı, bu yönde bir UYAP kaydının da bulunmadığı gibi tarafların da bu yönde bir iddiasının bulunmadığı hususları dikkate alınarak, mağdurelerin yaşadıkları olayı, olaydan kısa süre sonra ve mahremiyet eğitimi alır almaz hemen öğretmenlerine anlatmaları, sanığın savunmalarını destekler nitelikte delil bulunmaması, dinlenen tanıkların da sanığın savunmalarını doğrulamaması, şikayetçiler şikayetlerinden vazgeçmiş olsalar da alınan sosyal inceleme raporuna göre çevre baskısı ve olayın daha fazla duyulmaması amacıyla şikayetlerinden vazgeçtiğinin belirtilmesi de nazara alınarak sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek hüküm kurulduğu,
Anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Mağdure …’ye Karşı Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Hakkında Mağdure …’a Karşı Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Mağdure …’ye Karşı Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık hakkında mağdure …’ye yönelik eyleminden kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesi gereğince Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Mağdure …’a Karşı Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Dairesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/2780 Esas, 2022/2050 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.