YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1322
KARAR NO : 2023/3372
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Suça sürüklenen çocuklar hakkında, Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2016 tarihli, 2014/99 Esas, 2016/39 Karar sayılı kararı ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 49 uncu maddesinin birinci fırkası, suça sürüklenen çocuklardan … hakkında aynı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü ve son fıkraları, … ve Muhammet … için 31 inci maddesinin ikinci ve son fıkraları ile 62 inci maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine, ceza miktarları itibariyle 103 üncü maddesinin altıncı fırkasının uygulanmamasına; 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin suça sürüklenen çocuklardan … için üçüncü, … ve Muhammet … için ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca mahkûmiyetlerine dair kararlar verilmiştir.
2. Hükmün suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23.02.2022 tarihli ve 2021/22268 Esas, 2022/1597 Karar sayılı kararı ile “Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, olayın intikal şekli ve zamanı, savunmalar, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocukların, değişik tarihlerde on beş yaşından küçük mağdureyi zorla götürdükleri yerlerde alıkoyup cebirle direncini kırdıktan sonra nitelikli cinsel istismar eylemlerini gerçekleştirdiklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçlardan eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 103/2, 3, 43/1, 109/1, 109/3-b-f, 109/5, 43 maddeleri gereğince mahkumiyetleri yerine hatalı vasıflandırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan dolayı 5237 sayılı TCK’nın 103/2, 3, 4, 43/1. maddeleri ile belirlenen 22 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden indirim maddelerinin tatbiki ile cezanın belirlenmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 49. maddesine göre hapis cezasının 20 yılı geçemeyeceğinden bahisle ceza 20 yıl olarak tespit edildikten sonra diğer indirim maddelerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması,” gerekçesiyle bozulmasına dair karar verilmiştir.
3. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/219 Esas, 2022/629 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocukların, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci, üçüncü ve altıncı fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, suça sürüklenen çocuklardan … hakkında aynı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü ve son fıkraları, … ve Muhammet … için 31 inci maddesinin ikinci ve son fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca mahkûmiyetlerine; 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin suça sürüklenen çocuklardan … için üçüncü, … ve Muhammet … için ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca mahkûmiyetlerine dair karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İsteği
Hafif mental retardasyon rahatsızlığı bulunan mağdurenin soyut ve tutarsız beyanları dışında delil bulunmadığına, 4, 5, 6 ve 7 nci sınıflardaki eylemlerde suça sürüklenen çocuğun cezai ehliyetinin bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin ikinci fırkasının uygulanması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin çelişkili beyanları dışında delil olmadığına, tanık ifadelerinin iddiaları desteklemediğine, suça sürüklenen çocuk hakkında en fazla yardım eden ya da basit istismardan ceza verilebileceğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
C. Suça Sürüklenen Çocuk … Müdafiinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuk hakkında cezai ehliyeti olmadığı döneme ve iddianamede belirtilmeyen fiillere ilişkin ceza verildiğine, zeka geriliği saptanan mağdurenin çelişkili beyanlarına göre karar verildiğine, mağdurenin kovuşturmada dinlenmediğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun suça sürüklenen çocuk yönünden oluşmadığına, aynı zamanda bu suçun zamanaşımına uğradığına, suça sürüklenen çocuğun fiilerinin mağdurenin ruh sağlığının bozulmasında etkisinin olmadığına, suça sürüklenen çocuk … ile sekizinci sınıfta gerçekleşen eylemlerin reşit olmayanla cinsel ilişki kapsamında kaldığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
D. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuklar hakkında alt hadden uzaklaşılarak hüküm tesisi ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Mağdure ile suça sürüklenen çocukların davaya konu olayın yaşandığı tarihlerde ******** ****** İlköğretim Bölge Okulunda öğrenim görüp, aynı yurtta kaldıkları, mağdurenin bu süre içerisinde yaklaşık 4-5 yıllık süre zarfında suça sürüklenen çocukların, kendisine yönelik rızası dışında cinsel eylemlerde bulunduklarını belirterek, o dönem öğrenim görmekte olduğu lisede görev yapan öğretmenlerine beyanda bulunduğu, bunun üzerine Cumhuriyet Savcılığında bir kaç kez alınan beyanlarının aradan geçen zaman da dikkate alındığında bazı noktalarda birbirleri ile tam olarak uyuşmadığı ancak genel olarak aynı olayları anlattığı, beyanlarının süreklilik gösterdiğinin, iftira etmeyi gerektirecek bir husumetin bulunmadığının, olayların gerçekleştiği tarihte kapıların mağdurenin beyanında geçtiği şekilde olduğunun anlaşıldığı,
Suça sürüklenen çocuklardan …’un dördüncü sınıftan başlayarak mağdureye yönelik olarak cinsel davranışlarda bulunmaya başladığı, kendisine zaman zaman bu eylemlerinde kardeşi ve arkadaşları olan diğer suça sürüklenen çocuklar … ve …. …’ın da yardımcı olduğu, bazen de kendilerinin de mağdureye karşı cinsel eylemlerde bulundukları, bu olayların mağdurenin dudağından öpme, göğüslerine dokunma, ağzını kapatma, poposuna dokunma, kapının arkasına sıkıştırıp sürtünme, anal ve vajinal yoldan cinsel ilişkiye girme, olaylar sırasında kapıda gözetleyicilik yapma, mağdureyi kömürlüğe, zorla garaja götürme, mağdurenin pantolonunu çıkarmaya çalışma şeklinde olduğunun maddi vakıa olarak kabul edildiği görülmüştür.
Mahkemece, mağdurenin alınan birden çok beyanında ısrarlı ve tutarlı anlatımları, aralarında iftirayı gerektirecek husumet olmayışı, suça sürüklenen çocukların bazı beyanlarında mağdurenin belirttiği bazı olayları doğrulamaları dikkate alındığında suça sürüklenen çocukların suçlamaları kabul etmeyen savunmalarına itibar edilmediği, zincirleme bir şekilde on iki – on beş yaş grubunda bulunan mağdureye karşı zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suça sürüklenen çocukların kastlarına dayanan kusurlarının ağırlığı ile suç sebep ve saikleri dikkate alınarak ceza tayin edilmiş, suça sürüklenen çocukların geçmiş hali, sosyal ilişkileri ve fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak haklarında takdiri indirim nedenlerinin uygulandığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarının Sübutuna Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri haricinde doğru biçimde belirlendiği, suça sürüklenen çocukların eylemlerini cezai ehliyetlerinin bulunduğu dönemi de kapsar şekilde devam ettirdikleri anlaşıldığından hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır,
Ancak, kurulan hükümlerde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere suça sürüklenen çocukların beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde zincirleme gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle uygulamanın 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer alan sıralama da dikkate alınarak, 103 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca verilecek cezaya aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması sonucu bulunacak artırım miktarının, aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince belirlenecek cezaya ilave edilmesi suretiyle yapılması gerekirken, bu sıralamaya uyulmadan fazla ceza tayini yapılmış ise de yaş küçüklüğü nedeniyle suça sürüklenen çocuklardan … bakımından 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince yapılacak indirim sonucu bulunacak cezanın aynı maddenin son cümlesi uyarınca 12 yıla indirilmesi, … ve … bakımından ise aynı Kanun’un 32 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapılacak indirim sonucu bulunacak cezanın aynı maddenin son cümlesi uyarınca 7 yıla indirilmesi nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/219 Esas, 2022/629 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile suça sürüklenen çocuklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.