YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4219
KARAR NO : 2023/3391
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinin içeriği incelendiğinde sadece sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz ettiği anlaşıldığından temyiz incelemesinin bu sanık hakkında anılan hükümle sınırlı yapılmasına karar verildi.
İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde anılan hükme dair temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2021/83 Esas, 2022/391 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi ile 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve 2022/2104 Esas, 2022/2337 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle; mağdure ve tanık beyanlarının aşamalarda çelişkili olduğuna, dosyada mağdure beyanları dışında sanığın cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığına ve müvekkilinin beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle; dosya kapsamı ve suçun mahiyeti gereği sanığın atlı suçtan alt sınırdan uzaklaşılarak ve takdiri indirim hükümleri uygulanmadan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece “Mağdur çocuğun babası katılan … *******’nın 18/01/2021 tarihli dilekçesi ve aynı tarihli beyanı ile mağdur kızı ile sanık …’un sevgili olduğunu, mağdurun annesi katılan …’ın şikayet tarihinden 3 gün önce arayarak mağdur çocuğun sanık … ile kaçtığını söylediğini, bunun üzerine kızını arayan katılan babanın sanıklar … ve … ****** ile görüştüğünü ancak onların olayı kapatmaya çalıştığını, daha sonra ise mağdur kızını eski eşi katılan …’ın evinde bulduğunu, mağdur kızının sanık …’un kendisini evlenme vaadiyle ikna ederek 2 kez cinsel ilişkiye girdiklerini, beyan ettiğini belirterek şikayetçi olması üzerine soruşturmanın başladığı anlaşılmış, mahkememiz huzurundaki beyanlarında da mağdur çocuğun annesi eski eşi katılan …’ın da buna yataklık yaptığını, her şeyin onun yüzünden olduğunu, mağdur kızının 1 yıldır kendisinin yanında olduğunu ve annesi ile görüştürmediğini beyan etmiştir.
Sanık … ****** aşamalardaki savunmalarında, mağdur çocuk ile sevgili olduklarını, bir müddet mağdurun annesinin evinde bir müddet de kendi ailesinin evinde birlikte yaşadıklarını, evlenme niyetinde olduklarını ancak aileler arasında sorun yaşanması nedeniyle evlenemediklerini, mağdur ile birlikte 3 gün Ümraniye’de asker arkadaşının evinde birlikte kaldıklarını, mağdurun 13 yaşında olduğunu bildiğini, ancak cinsel ilişkiye girmediklerini beyan ederek suçlamaları reddetmiştir.
Sanıklar …****** ve … ****** ise, aşamalardaki savunmalarında, mağdur çocuk ile oğulları olan sanık …’un sevgili olduklarını ve birlikte mağdurun annesinin evinde kaldıklarını, tüm ısrarlarına rağmen sanık …’un kendi evlerine dönmediğini, mağdurun yaşının küçük olması nedeniyle evlendiremediklerini, sanık …’un zihinsel engelli olduğunu, katılanların sanık …’u kullandıklarını, mağdurun annesi ve üvey babasının kendilerinden mağdur ve sanık …’a ev açmak için 1500 TL para aldıklarını, 5000 TL ve 4 bilezik daha istediklerini, kimseyi zorla tutmadıklarını, mağdur ile sanık …’un cinsel birliktelik yaşadıklarını görmediklerini savunarak suçlamaları reddetmişlerdir.
Mağdur çocuk aşamalardaki beyanlarında, sanık … ile sevgili olduklarını, sanığın kendisini tehdit ederek cinsel ilişkiye zorladığını, ilk eylemin 31/12/2020 tarihinde 2. Eylemin ise bundan 1 hafta sonra olduğunu, birlikte sanığın ailesinin evinde kaldıklarını, cinsel ilişkiye girdiklerini ailesinin öğrenmesinden sonra sanıklar … ve …’in kendisini istemediklerini, kabul etmediklerini, bunun üzerine sanık … ile birlikte kendi annesinin evine gittiklerini beyan ederek sanık …’dan ve kendisini istemedikleri için sanıklar … ve …’ten şikayetçi olmuştur.
Mağdur çocuğun annesi katılan … ise mahkememiz huzurundaki beyanında, mağdur çocuk ile sanık …’un sevgili olduğunu, mağdurun sanık …’a kaçtığını, 3 gün sonra da sanıklar ile birlikte geldiklerini, sanıklar … ve …’in ‘Bunlar bir cahillik yapmışlar adını koyalım’ dediklerini, sanık …’un kendisinin evinde hiç kalmadığını, ancak uzaktan akraba olmaları nedeniyle gelip gitmişliği olduğunu beyan ederek sanıklardan şikayetçi olmuştur.
Beyoğlu İlçe Nüfus Müdürlüğünce gönderilen Mernis doğum formu ve ekli Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doğum Raporundan mağdure çocuğun 03.07.2007 tarihinde hastanede doğduğu anlaşılmış, buna göre mağdure çocuğun suç tarihinde 13 yaşında olduğu anlaşılmıştır.
Adli Tıp Kurumunun 19.01.2021 tarihli raporunda mağdure çocuğun hymen açıklığının yaklaşık 2 cm olduğu saptandığı, hymende saat beş hizasında kadar uzanan ve akut bulgu göstermeyen bir yırtık olduğu tespit edilmiştir. İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 23/01/2019 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda sanığın, hafif derecede mental retardasyon teşhisi ile %50 oranında engelli olduğunun rapor edildiği görülmüş, sanığın TCK 32. Maddesi anlamında cezai sorumluluğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu başkanlığına yazı yazılmış, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 01/11/2021 tarihli mütalaada sanık … ******’ün cezai sorumluluğunun tam olduğu tespit edilmiştir.
Tanık *** ****, mahkememiz huzurundaki beyanında, her iki aileyi de tanıdığını, hiçbiri ile düşmanlığı olmadığını, sanık …’un zihinsel engeli nedeniyle maaş aldığını, herkes tarafından bu engeli nedeniyle kullanıldığını, sanık … ile mağdurun sevgili olduğunu ve mağdurun annesinin evinde kaldıklarını, ara ara da sanık …’un ailesinin evine misafirliğe geldiklerini gördüğünü beyan etmiştir.
Tanık ****** ****, mahkememiz huzurundaki beyanında, sanık … ile mağduru kendisinin tanıştırdığını, mağdurun annesinin evinde bir kaç gün kaldığını ancak bu sırada Birol’un kalmadığını, sadece arada bir geldiğini duruşma öncesi sanığın avukatı ile bire bir görüştüğünü, olaylara ilişkin başka bir görgüsünün bulunmadığını beyan etmiştir.
Cinsel istismar suçu yönünden yapılan değerlendirmede;
Mağdur … ile sanık …’un tanık … *****’in tanıştırmasından sonra sevgili oldukları ve mağdurun sanık …’a kaçarak bir süre birlikte yaşadıkları, bu hususun tarafların beyanları ve tanık beyanları ile sabit olduğu, sanığın iki farklı tarihte 15 yaşından küçük mağdure … ile vücuduna organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiği, her ne kadar sanık aşamalarda alınan savunmasında mağdure ile cinsel ilişkiye girmediğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, Adli Tıp Kurumunun 19.01.2021 tarihli raporunda, mağdurun vajinal muayenesinde hymende yırtık olduğunun belirtilmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanık …’un suç tarihinde 15 yaşından küçük mağdure ile vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdiğinin ve üzerine atılı birden fazla kez cinsel istismar suçunu işlediği sabit olduğu sonucuna varılmış ve mahkumiyeti ile TCK 103/2-1. Cümle ve 43. Maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.” şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık … tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 07.12.2022 tarihli ve 2022/2104 Esas, 2022/2337 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.