Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2011/6568 E. 2011/7295 K. 20.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6568
KARAR NO : 2011/7295
KARAR TARİHİ : 20.06.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TERKİN

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, tapulama çalışmaları sırasında davalıların miras bırakanı … … adına kaydedilen 70 parsel sayılı taşınmazın 425 m2’lik kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürmüş, aşamalarda ise dava dilekçesini ıslah ederek bilirkişi raporunda kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı belirlenen 9727.11 m2’nin tapu kaydının iptal ve terkini istemiştir.
Davalı …, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, buna rağmen Hazine ile ihtilaflı olmamak için davayı 425 m2’lik kısım için kabul ettiğini, ancak davanın ıslah dilekçesindeki haliyle kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, diğer davalılar herhangi bir savunma getirmemişlerdir.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “…çekişme konusu 70 parsel sayılı taşınmazın 9727.11 m2’sinin 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararı gereğince belirlenen kıyı kenar çizgisine göre 3621 Sayılı Yasanın 4.maddesinde tanımı yapılan kıyıda kaldığı saptanmak suretiyle davanın kabul edilmiş olmasında karar tarihi itibariyle bir yanlışlık bulunmadığı, ancak karardan sonra 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12/3 maddesine bazı ilave düzenlemeler getiren 5841 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca taşınmazın niteliği ve tarafların sıfatına bakılmaksızın kesin hüküm halini almamış davalara da 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin uygulanacağının öngörüldüğü, anılan düzenleme karşısında çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin 1973 yılında yapıldığı, eldeki davanın ise, 18.02.2003 tarihinde açıldığı, davanın anılan yasa hükümleri gözetilmek suretiyle karara bağlanması gerektiği, öte yandan dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren bir yasa hükmü veya İnançları Birleştirme Kararı gereğince dava tarihinde haklı olduğu halde haksız duruma düşen tarafın yargılama giderleri ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden sorumlu tutulamayacağı, ne var ki sicil kaydının Zonguldak Tapulama Mahkemesinin 16.07.1973 tarih, 1970/9 esas ve 1970/30 karar sayılı ilamı uyarınca oluştuğu, anılan davada Hazinenin taraf olması halinde bu hükmün Hazineyi bağlayacağı ve davalıların yargılama giderleri, avukatlık ücreti ve maktu harçtan sorumlu tutulmak üzere davanın 5841 Sayılı Yasa hükümleri gereğince reddine karar verilmesi gereğine” değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine ve yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden davacının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı Hazine tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca işlem ifa edilerek 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa hükmü gereğince hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmiş olması karar tarihi itibariyle doğru ise de, anılan Yasanın Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarih, 2009/31 esas ve 2011/77 karar sayılı kararı ile iptal edildiği ve iptal hükmünün Resmi Gazetede yayımlanmasına kadar da aynı tarih ve sayılı kararla yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, buna göre iptal hükmünün kazanılmış hakkın istisnasını teşkil edeceği gözetildiğinde davanın reddi doğru değilse de esasen taşınmazın sicil kaydının Hazinenin taraf olduğu yargı kararı ile oluştuğu ve bu karar Hazine bakımından bağlayıcı olduğundan davanın reddi bu gerekçe ve sonucu itibariyle doğrudur.
Diğer taraftan, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren ve eldeki davalara da uygulanması gereken 3402 Sayılı Yasanın 36.maddesi ve bazı ilave düzenlemeler getiren 6099 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca yargılama giderlerinden davacı Hazinenin sorumlu tutulmasında da bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacı Hazinenin, temyiz itirazları yerinde değildir. Reddiyle açıklanan nedenlerden ötürü kararın ONANMASINA, 20.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.