YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4487
KARAR NO : 2023/4282
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki dava sonucu Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün Dairemizce bozulması üzerine, verilen direnme kararına ilişkin dava dosyası Dairemize gönderilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşülüp, düşünüldü:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373. maddesinin 5. fıkrası “İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir.” hükmünü içermektedir.
Dairemizce verilen 27.12.2022 gün ve 2022/6765 E.-2022/14130 K. sayılı bozma kararı usul ve yasaya uygun bulunmuş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmesine, 15.06.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(M)
Üye … Karşı Oy Yazısı;
Mahkemelerin görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. (Anayasa 142. madde)
Genel mahkemelerin görev ve yetkileri kural olarak HMK’da (1-23) Özel mahkemelerin yetkileri ise, bu mahkemelerle ilgili özel kanunlarda düzenlenmiştir. (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, V.Cilt Sayfa 5888)
Belirli bir dava hakkında görevli mahkemeyi tespit ederken, ilk önce o davanın genel mahkemelerin mi, yoksa özel mahkemelerin mi görevine girdiği araştırılır. Özel mahkemelerin görevi genel mahkemelerin görevinden önce gelir. Açık kanun hükmü ile özel mahkemelerde görüleceği belirtilmemiş olan bütün davalar genel mahkemelerin görevine girer. Ayrıca ticaret mahkemesi bulunan yerlerdeki asliye ticaret mahkemeleri de genel mahkemelerin bir çeşidi olan asliye hukuk mahkemelerinin bir dairesi durumundadır. (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü I. Cilt Sayfa 164) (Dipnot 3)
Özel mahkemelerden iş mahkemelerinin iş kanununu (m.1) ve bazı özel kanunlar da bakacağı işler belirlenmiş olup bu işler dışında açılan davalarda mahkemenin dava dilekçesinin görev yönünden ret kararı vermesi gerekir. (Yargıtay HGK 21.3.1979 tarih 1977/10-839 E.-1979/284 K., HGK 21.9.1988 tarih 1988-9/389-716 9 HD 16.1.1989 tarih 12976/35, 21 HD 4.7.1995 tarih 2482/3884, 9 HD 30.3.2000 526/4176, 13 HD 9.2.1999, 324/722, 10 HD 4.4.2000, 2173/1066 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi)
Yine özel bir mahkeme olan İcra Mahkemelerinin görevi de özel yasası İİK 8. maddesinde belirtilen “İcra İflas Dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikayetlerle itirazların incelenmesi, İİK 89/4 maddesinde verilen görev nedeniyle bu maddeye göre açılan tazminat davalarının incelenmesi, 97. maddede ve 99. maddede verilen görev nedeniyle istihkak davaları ve yine bu kanunda kendine verilen dava ve işleri görmekle görevlidir.
Her ne kadar icra mahkemesinde yapılan yargılama HMK nunda belirlenen basit yargılama usulüne tabi kılınmış ise de basit yargılama usulünü düzenleyen HMK m. 316-322 hükümleri ve 322. madde de atıf yapılan yazılı yargılama usulüne dair HMK 118-315 hükümleri arasında görevsizlikle gönderme kararı verileceğine dair hüküm bulunmamaktadır. HMK 20. maddesinde yer verilen görevsizlik kararı üzerine yapılacak işlemlerin özel bir usul hükmü olduğu ve icra mahkemesi kararları için uygulanacağı kabulüne gitmek mümkün değildir.
İcra tetkik merci sıfatının kanunla icra mahkemesi olarak değiştirilmesi mahkemenin özel yetkili mahkeme olmasını, görev ve yetkilerinin İİK içerisinde düzenlenmiş olması özelliğini, özel kanunda atıf yapılan hallerde HMK ve maddi hukuk kurallarına başvurulup, bunlara göre uygulama yapılacağı özelliğinde bir değişiklik oluşturmamıştır. Daha öncesinde de ismi icra tetkik merci olsa da yine mahkemedir. Anayasa Mahkemesi değişiklikten öncede 8.10.1974 gün ve 17/41 sayılı kararı ile de bunu doğrulamıştır. (Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü 6. Baskı 2001 Cilt VI s. 5736) 2004 sayılı İİK 17.7.2003 gün 4949 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sırasında, … Komisyonunun 4. maddedeki değişiklik gerekçesinde sadece İcra tetkik mercinin Anayasanın 152. md. si anlamında mahkeme olduğu açıklığa kavuşturulmuştur. Bu nedenle genel mahkemelere görevsizlikle gönderme kararı verebilmesini gerektirir durum değişikliğinden söz edilemez.
Ancak icra mahkemesinin öncesinde ve sonrasında mahkeme olma özelliği nedeniyle bu mahkemeye açılan davalarda da hak düşürücü süreler, zaman aşımı süreleri kesileceğinden bu mahkemelerin İcra ve İflas Kanununun verdiği yetki sınırları nedeniyle verebilecekleri ret kararları üzerine ilgilisi görevli mahkemede süresini koruyup davasını da açabileceğinden sürenin geçirilmiş olması endişenin yaşanması da söz konusu olmamalıdır. (HGK 19.11.2003 gün 2003/3-737-700 sayılı karar)
Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen tedbir kararının infazından doğan problemlerin icra mahkemesince inceleneceğine dair açık bir kanun hükmü bulunmadığından bu tür ihtilafların tedbirin verildiği mahkemece inceleneceği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık bu tür ihtilafların giderilmesi için icra mahkemesine başvurulduğunda mahkemenin başvuruyu görev nedeniyle ret kararı ile mi karara bağlayacağı yoksa özel nitelikli icra mahkemesinin genel mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik nedeniyle gönderme kararı vererek mi sonuca gideceği noktasında toplanmaktadır.
Az yukarıda belirtildiği üzere HMK hükümleri genel mahkemelerin görev ve yetkilerini belirlemiş bu mahkemelerden verilen görevsizlik kararı üzerine yapılacak işlemleri 20. madde de açıkça düzenlemiştir. Özel mahkemelerin görevine girmeyen konularda bu mahkemelere yapılan başvuruların nasıl sonuçlandırılacağı HMK 20. maddesi kapsamında değildir. İcra İflas Kanununda düzenlenen şikayet niteliğindeki başvuruda icra mahkemesi hakimi ancak şikayeti görev yönünden reddedebilir. İcra mahkemesi istisnalar saklı kalmak koşulu ile “takip hukukuna ilişkin uyuşmazlık”lara bakar ve bununla görevlidir. Bu tür işlemler hakkında görevsizlik ve gönderme kararı veremez. İstem ya ret ya kabul edilir. Buna karşın, (örneğin boşanma veya menfi tespit gibi) dava niteliği taşıyan ve değerine göre Sulh veya Asliye Hukuk Mahkemelerinin (genel mahkemelerinin) görevine giren davaların İcra Mahkemesinde açılmış olması halinde açık maddi hata ile gelindiğinin kabulü ile o dava ile ilgili dilekçenin ilgili mahkemeye gönderilme kararını verebilecektir. Aksi düşünüldüğünde itirazın kaldırılması taleplerinde, yargılama gerektiğinin kabulü halinde de yargılamayı yapacak yeri belirleyip görevsizlikle birlikte gönderme kararı verilmesi gerektiği sonucu çıkar ki bu özel mahkeme olan icra mahkemelerinin kuruluş ve işleyiş amacına aykırıdır. Belirttiğim bu nedenlerle direnme gerekçesinin kabulü ile daire kararının düzeltilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan çoğunluğun gönderme kararına katılamıyorum.15.06.2023