Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/7751 E. 2023/1054 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7751
KARAR NO : 2023/1054
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürme, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ve düzeltilerek esastan reddi kararları

İlk Derece Mahkemesince 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin

hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2021 tarihli ve 2020/88 Esas, 2021/336 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına,
b. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına,
c. 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 1.600, 00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve müsadereye,
Karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/1342 Esas ve 2022/1540 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ve 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, kasten öldürme suçundan kurulan hükme yönelik katılan … vekilinin ve sanık ile müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.06.2022 tarihli ve 2022/89267 sayılı, red ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebebi
Sanığın daha ağır bir ceza ile cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık ve Müdafilerinin Temyiz Sebepleri
1. Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
a. Meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
b. Suç vasfının kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçu olarak belirlenmesi gerektiğine,
c. Haksız tahrik ve takdirî indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,

2. Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
a. Meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
b. Haksız tahrik ve takdirî indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihinde sanık ile tanık …,.’nin … ilçesi Pamucak sahilinde bulundukları sırada maktul …, katılan …, tanıklar … . ve …. ile karşılaştıkları, tanık ….’nın önceden tanıdığı maktulü çay içmek için eski tavuk çiftliğine davet ettiği, tanık …. ile sanığın çiftliğe gitmelerinin ardından sanığın oğlu olan tanık … ile akrabası olan tanık … .’nın çiftliğe geldikleri, daha sonra maktul, katılan, tanıklar … . ve… . ‘nın da çiftliğe geldikleri, saat 04:30 – 04:50 sıralarında çay içtikleri esnada katılan ile sanığın oğlu … arasında belirlenemeyen bir sebeple tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavgaya sanığın, maktulün ve tanık …’nin de dahil olduğu, tanıklar , … ve…’ın ise tarafları ayırmaya çalıştıkları, bu sırada sanığın üzerinde taşıdığı ruhsatsız tabanca ile 3 el ateş ettiği, mermilerden ikisinin maktule, birinin katılana isabet ettiği, pubik bölgeye ve sol uyluğa isabet eden ateşli silah yaralanmasına bağlı büyük damar (femoral arter ve ven) yaralanmasından gelişen kanama sonucu maktulün kaldırıldığı hastanede öldüğü, katılanın ise pelvis bölgesine isabet eden ateşli silah yaralanması ile yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralandığı, sanığın olayın akabinde olay yerinde bulduğu bir telefon ile 155’i arayarak olay yerine sağlık ekiplerinin gelmesi için ihbarda bulunduğu, suçta kullanılan tabancanın ise tanık … tarafından alınıp ormanlık bir alanda saklandığı, daha sonra jandarma görevlilerinin sorması üzerine görevlilere teslim edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık suçlamaları inkar etmiştir.

3. Katılanların ve tanıkların beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.

4. Sanığın eylemi neticesinde katılan …’ta meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen Söke … Devlet Hastanesinin, 16.07.2019 tarihli adlî raporunda, katılanın hayati tehlikeye maruz kaldığı bildirilmiştir.

5. Maktulün kesin ölüm sebebinin tespitini içeren, … Adli Tıp Grup Başkanlığı … Morg İhtisas Dairesinin, 18.09.2017 tarihli ve 29935524-210-02–2017/6291/1660 sayılı otopsi raporunda;

“…Kişinin vücudunda 2 (iki) adet ateşli silah giriş yarası mevcut olup, dış muayenede 2(iki) numara ile belirtilen yarayı oluşturan atışın meydana getirdiği yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu, dış muayenede 1(bir) numara ile belirtilen yarayı oluşturan atışın meydana getirdiği yaralanmanın ölüm meydan getirir nitelikte olmadığı…Kişinin ölümünün ateşli silah yaralanmasına bağlı büyük damar (Femoral arter ve ven) yaralanmasından gelişen kanama sonucu meydana gelmiş olduğu…”
Bildirilmiştir.

6. Olay yeri inceleme raporu, 25.04.2019 tarihli CD inceleme tutanağı, Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin, 18.08.2017 ve 24.08.2017 tarihli uzmanlık raporları, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı … Grup Başkanlığı … Kimyasal Tahliller İhtisas Dairesinin, 14.09.2017 tarihli raporu, olay tarihli tutanaklar ve sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan kurulan hükümde katılanın yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olup olmadığı hususunda rapor aldırılmaması ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama ile 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından kurulan hükümlerde birden fazla tekerrüre esas hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi hususlarının aleyhe istinaf bulunmadığından eleştirildiği, kasten öldürme suçundan kurulan hükümde ise aleyhe istinaf bulunduğundan bu hususun düzeltildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. 6136 Sayılı Kanun’a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanık ile Müdafilerinin ve Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Tebliğname, Suç Vasfı ve Daha Ağır Ceza Tayin Edilmesi Gerektiği Yönünden
Suçta kullanılan silahın elverişliliği, atış mesafesi ve sayısı, hedef alınan vücut bölgeleri, meydana gelen zararın ağırlığı, maktule isabet eden atışların doğrudan ve herhangi bir yerden sekerek gelmemesi ile atış anı öncesinde sanığa yönelik açık bir müdahalede bulunulmaması nazara alındığında, sanığın eyleme bağlı olarak açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile kasten öldürme suçundan hüküm kurulmasında ve uygulamada isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname’nin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Meşru Savunma, Sınırın Aşılması ve Haksız Tahrik
Maktulden sanığa ve oğluna yönelen herhangi bir saldırı ya da haksız davranış bulunmaması karşısında, sanık lehine meşru savunma, sınırın aşılması ve haksız tahrik koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Takdirî İndirim
Güncel adli sicil kaydından mükerrir olduğu anlaşılan sanığın suça eğilimli kişiliği karşısında “Sanığın dosyaya yansıyan kişiliği ile suçun işlenmesindeki özellikler göz önünde bulundurularak” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeyle takdirî indirim sebebi uygulanmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanık ve Müdafilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Meşru Savunma, Sınırın Aşılması ve Haksız Tahrik
Tarafların olayın başlangıcına ilişkin farklı anlatımları ve bu hususta bilgi ve görgüsü olan tarafsız tanığın bulunmaması karşısında, ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiği hususunun her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller ile ispat edilememesi nedeniyle, sanık lehine meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmadığı ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, sanık lehine 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede (1/4) uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Takdirî İndirim
Güncel adli sicil kaydından mükerrir olduğu anlaşılan sanığın suça eğilimli kişiliği karşısında “Sanığın dosyaya yansıyan kişiliği ile suçun işlenmesindeki özellikler göz önünde bulundurularak” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeyle takdirî indirim sebebi uygulanmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Eksik İnceleme
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.05.2020 tarihli ve 2019/20-358 Esas, 2020/197 Karar sayılı ilâmında; “5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesi uyarınca hüküm, temyiz dilekçesinde gösterilen sebeplerle bozulduğunda dilekçede açıklanmış olmasa bile saptanan ve hükme etki edecek nitelikte bulunan diğer maddî hukuka aykırılıkların da bozma nedeni olarak gösterileceğinin” belirtilmesi dikkate alındığında, sanık ile müdafilerinin temyiz istemiyle yapılan inceleme sonucu hükmün, Dairemizce haksız tahrik yönünden bozulması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca saptanan diğer hukuka aykırılıkların Yargıtayca bozma nedeni yapılabileceği anlaşılmıştır.
Katılan hakkında düzenlenen Söke … Devlet Hastanesinin, 16.07.2019 tarihli raporunda, “…. kolon perforasyonu oluştuğu, kısmi kolon rezeksiyonu yapıldığı…” belirtildiği halde, katılanın yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususunda görüş bildirilmediği anlaşılmakla, katılanın tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporları temin edilip en yakın adli tıp şube müdürlüğüne gönderilerek bu

hususta rapor aldırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

4. Tekerrüre Esas Alınan İlâm
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.05.2020 tarihli ve 2019/20-358 Esas, 2020/197 Karar sayılı ilâmında; “5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesi uyarınca hüküm, temyiz dilekçesinde gösterilen sebeplerle bozulduğunda dilekçede açıklanmış olmasa bile saptanan ve hükme etki edecek nitelikte bulunan diğer maddî hukuka aykırılıkların da bozma nedeni olarak gösterileceğinin” belirtilmesi dikkate alındığında, sanık ile müdafilerinin temyiz istemiyle yapılan inceleme sonucu hükmün, Dairemizce haksız tahrik yönünden bozulması karşısında 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca saptanan diğer hukuka aykırılıkların Yargıtayca bozma nedeni yapılabileceği anlaşılmıştır.

Sanığın adlî sicil kaydında tekerrüre esas alınan Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2017 tarihli ve 2017/284 Esas, 2017/376 Karar sayılı hapisten çevrili 3.000,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyetinden daha ağır cezayı içerir … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2008 tarihli ve 2007/341 Esas, 2008/58 Karar sayılı ilâmı ile kasten öldürme suçundan verilen ve 16.07.2009 tarihinde kesinleşen 25 yıl hapis cezasına ilişkin mahkûmiyeti olmasına göre, sanık hakkında 5275 sayılı Kanun’un 108 … maddesinin 2 nci fıkrasına aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. 6136 Sayılı Kanun’a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle sanık ve müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/1342 Esas, 2022/1540 Karar sayılı kararında katılan … vekili ve sanık ile müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

C. Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C-1) bendinde açıklanan nedenle sanık ile müdafilerinin temyiz istemleri haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği yönünden yerinde görüldüğünden, (C-3) ve (C-4) bentlerinde açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca eksik inceleme ve daha ağır ilâmın tekerrüre esas alınması gerektiği yönünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2022/1342 Esas, 2022/1540 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

temyiz edenin sıfatı gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının DİKKATE ALINMASINA,

Bozma içeriği ve temyiz incelemesi dışında tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık ve müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.