YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15602
KARAR NO : 2023/3456
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
Kayden 21.01.1999 doğumlu olup, kovuşturma evresinde mahkemece ifadesinin alındığı 03.03.2016 tarihli duruşmada on yedi yaşı içerisinde bulunan mağdurenin, sanık … hakkında şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Sanık … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2016/6 Esas, 2016/186 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraat
Kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz İsteği
Cinsel taciz suçundan kurulan hüküm yönünden olayın oluş şekline, süresine, sürekliliğine, ısrarlı ve korkutuculuk düzeyine göre temel cezanın düşük kaldığına, artırım maddesinin uygulanmamasına itirazlarının olduğuna, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan beraat hükmü yönünden atılı suçun işlendiğine ilişkindir.
B. Sanık …’in Temyiz İsteği
Katılanın iddia ettiği gibi onu takip etme amacının bulunmadığına, yolu bilmediklerinden aynı sokaktan birkaç kez geçtiklerine, sırf katılanın ifadeleri baz alınarak mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kamera kayıtlarında da mağdureye laf attığına dair hiçbir emare bulunmadığına, ifadesinin talimat mahkemesince alındığına, dolayısıyla yerel mahkeme hakimiyle karşı karşıya gelmediğine, nasıl oluştuğu anlaşılamayan kanaatle özür dileme çabası ve pişmanlık göstergesi olmadığı şeklindeki gerekçeye istinaden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi ve seçenek yaptırıma çevirme hükümlerinin uygulanmadığına, zaten işlemediği bir suçtan dolayı özür dilemesinin de mantığa aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkeme, “İddia, sanıklar savunması, katıanlar beyanı, olay yeri kamera görüntüleri, adli sicil ve nüfus kayıtları ile tüm dosya kapsamından; Katılanlardan … ***’ın, olay tarihinde … caddesinde tek başına, arkadaşı olan katılan …’yı beklerken 61 … *** plakalı araç sürücüsü sanık …’in, …’ya ” aşık oldum ” diyerek tacizde bulunduğu, daha sonra arkadaşı olan mağdur … ile buluştuktan sonra aynı şahsın kendilerini takip ettiği, daha sonra yanından geçerken sanık …’in katılan …’ya ” bi durmadı uff ” şeklinde söz söylediği, bu şekilde sanığın, katılanları 10 – 15 dakika takip ettiği, sanık …’in üzerine atılı suçu inkar ettiği, Kolluk tarafından tutulan araştırma ve CD izleme tutanağında, söz konusu aracın mağdurları takip ettiği, mağdurların ara sokağı gidip saklandığı, araç gittikten sonra saklandığı yerden çıktığı, aynı aracın mağdurlar önünden tekrar geçtiğinin tespit olunduğu, dosya içerisindeki olay yerlerini gösterir kamera görüntülerinin mahkememizce de ayrıca izlendiği, katılanların sanığı tanımadığı ve dolayısıyla sanığa iftira atmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı, sanıklar savunmalarının çelişkili olduğu, bu olgular karşısında sanık …’in savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve beyanlarına itibar edilemeyeceğinin kabul edildiği ve bu şekilde sanık …’in üzerine atılı cinsel taciz suçunu işlediği…” şeklindeki kabul ve gerekçesiyle cinsel taciz suçundan sanığın mahkumiyetine karar vermiştir.
2. Mahkeme, “…5237 sayılı TCK’nin 123. maddesinde tanımlanan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun, sırf bir kimsenin huzur ve sükununu bozmak maksadıyla işlenmesi gerektiği, genel ve tamamlayıcı bir suç olması nedeniyle, eylem başka bir suçu oluşturuyorsa bu suçun oluşmayacağı…” şeklindeki gerekçesiyle kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanığın beraatine karar vermiştir.
3. Mahkeme, “…Sanığın savunmaları incelendiğinde, suçtan kendini kurtarma gayreti içerisinde olduğu, olaya ilişkin bir üzüntü ve pişmanlığının bulunmadığı, karşı taraftan özür dileme, kendini affettirme gayreti içerisinde bulunmadığı, bu hali ile sanığın tekrar benzer bir eylemde bulunmayacağı, suç işleyemeceği yönünde bir kanaat oluşmadığından… Sanığın savunmaları incelendiğinde, suçtan kendini kurtarma gayreti içerisinde olduğu, olaya ilişkin bir üzüntü ve pişmanlığının bulunmadığı, karşı taraftan özür dileme, kendini affettirme gayreti içerisinde bulunmadığı, bu hali ile sanığın tekrar benzer bir eylemde bulunmayacağı, suç işleyemeyeceği yönünde bir kanaat oluşmadığından…” şeklindeki gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi ve kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi hükümlerini uygulamamıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Kayden 21.01.1999 doğumlu olup, kovuşturma evresinde mahkemece ifadesinin alındığı 03.03.2016 tarihli duruşmada on yedi yaşı içerisinde bulunan mağdurenin, sanık … hakkında şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık … Hakkında Cinsel Taciz Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi ve kısa süreli hapis cezasının
seçenek yaptırımlara çevrilmesi hükümlerinin uygulama koşullarının bulunup bulunmadığı hususunun karar yerinde tartışılması sonrasında dosya kapsamıyla örtüşen gerekçeyle ilgili hükümlerin uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2016/6 Esas, 2016/186 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2016/6 Esas, 2016/186 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ile sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.