Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/11522 E. 2023/5732 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11522
KARAR NO : 2023/5732
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/474 E., 2015/632 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: “Ceza verilmesine yer olmadığına” kararı

… 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/474 Esas, 2015/632 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 31.12.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.06.2022 tarihli ve 2021/28376 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/87695 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/87695 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Somut olayda, mahkemesince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce ikinci suçun işlendiği kabul edilerek “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş ise de, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanığın cezalandırılması istemiyle açılan davada aynı maddenin dördüncü fıkrasında sayılan kovuşturma şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda Mahkeme tarafından 5 yıllık erteleme süresi zarfında gerçekleşmesi muhtemel olan dava şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi gereğince davanın durmasına ve denetimli serbestlik dosyasının infazına devam edilebilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal koşulları oluşmayan “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilerek davanın esasını çözen bir kararla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kaldığı yerden devamı için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına” karar verilerek hükümde çelişki ve karışıklığa neden olunmasında isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 20.01.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2015 tarihli ve 2015/7046 Soruşturma, 2015/542 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği,

B. Şüphelinin 10.03.2015 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla erteleme kararının kaldırılarak … Cumhuriyet Başsavcılığının 28.07.2015 tarihli ve 2015/7046 Soruşturma, 2015/7207 Esas, 2015/5045 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
C. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/474 Esas, 2015/632 Karar sayılı kararı ile; kamu davasının açılmasının ertelenmesi, sanığın tedavi ve denetime tabi tutulmasına dair kararın sanığa 07.04.2015 tarihinde tebliğ edildiği, 15 günlük itiraz süresi de nazara alındığında 24.04.2015 tarihinde kesinleşeceği, sanığın 10.03.2015 tarihinde uyuşturucu madde kullandığı sabit ise de, denetimi ihlal etmiş sayılamayacağı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca “ceza verilmesine yer olmadığına” ve “kamu davasının açılmasının ertelenmesi, sanığın tedavi ve denetime tabi tutulmasına dair kararın infazına kaldığı yerden devam edilmesi için karardan bir örneğin … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan, “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır ” şeklindeki ve,
5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin sekizinci fıkrasında “Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında;
Somut olayda, mahkemesince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce ikinci suçun işlendiği kabul edilerek “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş ise de, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın cezalandırılması istemiyle açılan davada aynı maddenin dördüncü fıkrasında sayılan
kovuşturma şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda, Mahkeme tarafından beş yıllık erteleme süresi zarfında gerçekleşmesi muhtemel olan dava şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince “davanın durmasına” ve denetimli serbestlik dosyasının infazına devam edilebilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilerek davanın esasını çözen bir kararla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kaldığı yerden devamı için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına” karar verilerek hükümde çelişki ve karışıklığa neden olunması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/474 Esas, 2015/632 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurmayacak ve yeniden yargılamayı gerektirmeyecek şekilde gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.06.2023 tarihinde karar verildi.