YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7591
KARAR NO : 2023/3043
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf talebinin reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı … İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1966 yılında, genel arazi kadastrosu 23.07.1970 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Muğla ili, Milas ilçesi, Kuzkaya mahallesi, Çamseki mevkii 2126 parsel sayılı taşınmaz, 32.700 metrekare yüz ölçümü ve zeytinlik vasfı ile davalı şirket adına kayıtlıdır.
3.Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; Muğla İli, Milas İlçesi, … Mahallesi, 2126 parsel sayılı taşınmazın 16.847,67 metrekarelik kısmının, Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.10.2011 tarihli 2017/8 Esas, 2011/679 Karar sayılı kararı ile tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu kararı temyizen inceleyen Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.05.2013 tarihli, 2013/2832 Esas, 2013/5938 Karar sayılı kararı ile 2126 parsel sayılı taşınmazın C ve D harfi ile gösterilen toplam 9.179,80 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline ilişkin hükmün onanmasına, 2126 parsel sayılı taşınmazın B harfi ile gösterilen 6.672,53 metrekarelik kısım yönünden verilen davanın kabulü yönündeki hükmün bozulmasına karar verildiğini, bozmaya uyularak verilen kararın yine 20. Hukuk Dairesinin 27.05.2015 tarih 2015/8 Esas, 2015/4830 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onandığını, anılan kararın kesinleşmesinden sonra Kadastro Müdürlüğünce kararın infazında tereddüt olduğunun bildirilmesi üzerine 09.12.2016 tarihli şerh ile dava konusu yapılan diğer 2124, 2125 ve 2127 parseller ile ilgili tashih kararı verildiğini, ancak 2126 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili tahsis yapılmadığını, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.05.2013 tarihli kararında 2126 parsel sayılı taşınmazın 30.07.2011 tarihli bilirkişi raporunda taralı olmayan 16.847,67 metrekarelik kısmının orman sınırları içinde kaldığı, devlet ormanlarının zilyetlikle edinilemeyeceği, kesinleşen orman sınırları içindeki bu yerler için oluşan tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde olduğu, bu nedenle iyi niyetle kazanım iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle, bu kısım yönünden davanın kabulünde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davalı şirketin temyiz itirazlarının reddi gerektiği belirtilmesine rağmen anılan ilamın sonuç kısmında taşınmazın bu kısmına dair hüküm kurulmadığını, bozma sonrasında İlk Derece Mahkemesince 2126 parsel sayılı taşınmazın 16.847,67 metrekarelik kısmı yönünden karar verilmediğini, dolayısıyla dava konusu yapılan taşınmazın 16.847,67 metrekarelik kısmı için kesinleşmiş mahkeme kararı olmadığını ileri sürerek, kesinleşen tahdit sınırları içerisinde kalan ve evveliyatı ve fiili durumu itibarıyla orman vasfında olan 2126 parsel sayılı taşınmazın 16.847,67 metrekarelik kısmının davalı şirket adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli ve 2018/745 Esas, 2019/1627 Karar sayılı kararı ile, dava konusu taşınmaza ilişkin açılmış ve kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğu, anılan karara ilişkin Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.05.2013 tarihli, 2013/2832 Esas, 2013/5938 Karar sayılı kararında maddi hata yapıldığı, buna göre dava konusu 2126 parsel sayılı taşınmazın 16.847,67 metrekarelik kısmının davacı … İdaresi adına tescil edilmesi gerektiğinin sabit olduğu, ancak dava konusu taşınmazla ilgili daha önce açılmış ve karara bağlanmış bir dava bulunduğu ve bu davada verilen kararın kesinleşerek kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davanın kesin hüküm sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … İdaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı … İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2013/2832 Esas, 2013/5938 Karar sayılı ilamının gerekçe kısmında 2126 parsel sayılı taşınmazla ilgili bilirkişi raporunda taralı olmayan 16.847,67 metrekarenin orman olduğu ve zilyetlik ile kazanılmayacağı belirtilmesine rağmen ilamının sonuç kısmında herhangi bir hüküm kurulmadığını, bu sebeple dava konusu bu yere ilişkin kesin hükmün varlığından bahsedilemeyeceğini, ilk davanın tahdide dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil davası olmasına rağmen ikinci davanın bilirkişi raporuna dayalı olarak açıldığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.12.2020 tarih ve 2020/204 Esas, 2020/1070 Karar sayılı kararı ile, tüm dosya kapsamına göre Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.10.2011 tarih, 2007/8 Esas, 2011/679 Karar sayılı kararının “… Köyü, 2126 parsel sayılı taşınmazın, 30.07.2011 tarihli bilirkişi raporunda taralı olarak gösterilmeyen 16.847,67 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” ilişkin bölümünün Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.05.2013 tarihli, 2013/2832 Esas, 2013/5938 Karar sayılı onama ilamının taraflara tebliğinden itibaren taraflarca yasal süresinde karar düzeltme yoluna gidilmediğinden bahisle karar düzeltme süresinin sonu itibariyle İlk Derece Mahkemesince kesinleştirme işleminin yapılarak infazı yapılmak üzere Milas Tapu Müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği, taraflar arasında daha önce temyiz kanun yolu denetiminden geçerek kesinleşen yargı kararı bulunan somut olaya ilişkin olarak yeniden açılan eldeki dava ile Mahkemeden aynı konuda çözüm istenmesinin hukuki dayanağının bulunmadığı, buna göre İlk Derece Mahkemesince kesin hükmün varlığı sonucuna varılarak davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı … İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptal ve tescil davasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114, 115, 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6821 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1, 7 ve 11 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.