Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/3148 E. 2023/3789 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3148
KARAR NO : 2023/3789
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 101 ada 3 parsel sayılı 4.805,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla; 101 ada 8 parsel sayılı 6.410,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına zeytinlik vasfıyla tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının davalı yararına gerçekleşmediğini ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazları kadimden beri müvekkilinin ailesi tarafından kullanılageldiğini ve müvekkiline babasından miras kaldığını, taşınmazlara müvekkili ve ailesinin emekle su taşıyarak incir ve zeytin ağaçları diktiğini, taşınmazların ormandan açma olmadığını, 40 yılı aşkın süredir müvekkilinin ve babasının malik sıfatıyla zilyetlerinde olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve taşınmazlar üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu” gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 101 ada 3 ve 8 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; yetersiz inceleme ve araştırma sonucu usul vekanuna aykırı karar verildiğini, dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan olması nedeniyle Hazine adına tescilinin gerektiğini, taşınmazların önceki kadastro sırasında tapulama harici orman sahası olarak bırakıldığını, bir yerin kadastro harici bırakılmasının da kadastro işlemi olması nedeniyle taşınmazların vatandaş adına yazılmasının ikinci bir kadastro işlemi olup, kanun gereği ikinci kadastronun bütün sonuçları ile geçersiz olacağını, ayrıca taşınmazların imar ve ihyasından ve zilyetlik koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceğini, davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, bilirkişi raporunda 101 ada 8 parselin eğiminin %20-30 civarında olduğunun belirtildiğini, arazinin eğiminin yüksek olmasının taşınmazın tarıma elverişli olmadığını ve toprak muhafaza karakteri taşıdığını gösterdiğini, taşınmazların 2015 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile orman sınırları dışına bırakılmasından itibaren 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığını, taşınmazların imar ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı, orman veya orman içi açıklık olup olmadığı hususlarında yeterince araştırma yapılmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu taşınmazların orman tahdit sınırları dışında kaldıkları, kadastro tespit günü itibariyle, taşınmazlar üzerinde imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının davalı lehine oluştuğu anlaşıldığından, mahkemece davanın reddi ile dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek” davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazlar üzerinde zilyetlikle kazanım koşullarının davalı lehine oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8, 14 ve 17 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.