Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/20965 E. 2023/5144 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20965
KARAR NO : 2023/5144
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/80 E., 2016/128 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanığın 19.06.2014 tarihli eylemi nedeni ile … Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiştir. Sanığın denetim yükümlülüklerine uymaması ile Denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından 12.11.2015 tarihinde infaz dosyasının kapatılmasına karar verilmiştir.
B. Sanığın 13.09.2014 tarihli eylemi nedeni ile … Cumhuriyet Başsavcılığının 25.02.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmiştir. Sanığın denetim yükümlülüklerine uymaması ile Denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından 06.11.2015 tarihinde infaz dosyasının kapatılmasına karar verilmiştir.
C. 19.06.2014 ve 13.09.2014 suç tarihli soruşturma dosyalarının 19.01.2016 tarihinde birleştirilmesine karar verilerek … Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
D. … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2016/80 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; kararın kanuna aykırı olduğuna ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin Kabulüne göre)
19.06.2014 tarihinde devriye görevi yapan polislerin sanıkta uyuşturucu madde ele geçirdikleri, … Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, verilen kararın sanığa tebliğ edildiği, sanığın 13.09.2014 tarihinde devriye görevi yapan polisler tarafından uyuşturucu madde ile yakalandığı ve sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın denetim yükümlülüklerine uymaması ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan cezalandırılması için mahkememize kamu davası açıldığı, sanığın savunmasında, ailevi sorunları nedeniyle bonzai maddesi aldığını, çok az içtiğini, polislerin o gün kendisini yakaladığını, daha sonra Ahmet Taner Kışlalı parkında arkadaşlarıyla otururken esrar
maddesiyle yakalandığını, şu anda uyuşturucu madde kullanmayı bıraktığını belirttiği, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu anlaşılmakla mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
A. Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve mercinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı, 02.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
B. Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Anılan Kanun’un 170 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da; “iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır” düzenlemesine yer verilmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesi uyarınca ise; “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” Bu madde gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir.

Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açık aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; iddianame içeriğinde 19.06.2014 tarihli eyleme ilişkin anlatım bulunmadığı, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemlerle sınırlı olduğu da gözetilerek yargılamaya konu eylemle ilgili 5271 sayılı Kanun’un 170 inci maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde yargılamaya devamla mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen … 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2016/80 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.