YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5906
KARAR NO : 2023/3773
KARAR TARİHİ : 19.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; … ili, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 154 ada 33 parsel sayılı 5692,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, … kızı …’ın fıstıklık olarak kullanımında olduğu belirtilerek tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, 29.09.2017 tarihinde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunu (6292 sayılı Kanun) gereğince satış işleminden dolayı … adına tapu kaydı oluşmuştur.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; taşınmazın 3.313,00 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacının zilyet ve tasarrufunda bulunan yer olduğu halde davalıya ait taşınmaz içinde tespit ve tescil edildiğini, davacıya ait olan kısımda yaklaşık 200 adet 8-15 yaşlarında zeytin ağaçlarının bulunduğunu belirterek bu bölümün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunu, kendisinin zilyetliğinde olmasından dolayı Hazine tarafından mülkiyetinin kendisine devredildiğini, davacının sonradan taşınmazın bir bölümünü zeytin fidanı dikerek gasp etmeye çalıştığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın hukuki niteliği itibariyle imar-ihya ve olağanüstü zamanaşımı ile tapu iptal ve tescil talebine ilişkin olduğu, 154 ada 33 parsel sayılı taşınmaz yönünden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 maddesi ve Kadastro Kanunu 17 nci maddesi kapsamında 20 yıl süreyle davasız ve aralıksız malik sıfatıyla zilyetlik şartları gerçekleşmediğinden davanın reddine, bilirkişi raporunda D harfi ile gösterilen 169.50 m² lik yer orman vasfı ile Hazine adına kayıtlı dava dışı … mahallesi 153 ada 1 nolu parsel içerisinde kaldığından davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece yeterli araştırmanın yapılmadığını, delillerin değerlendirilmesinde çelişkiye düşüldüğünü, tanıkların taşınmazın davacıya babasından kaldığını beyan ettiklerini, davanın yolsuz tescile dayalı olarak açıldığını, kullanım kadastrosu sırasında hak sahipliğinin yanlış belirlenerek ve devamında satış yoluyla davalıya geçmesinin yolsuz olduğunu, Mahkemenin gerekçesini tespitten önceki zilyetlik nedenine dayalı olarak gerekçe oluşturmasının hatalı olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece, taşınmaz yönünden 4721 sayılı Kanun’un 713 ve Kadastro Kanunu 17 nci maddesi kapsamında 20 yıl süreyle davasız ve aralıksız malik sıfatıyla zilyetlik şartlarının davacı yararına gerçekleşmediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de gerekçenin doğru bulunmadığı, 6292 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlarda lehine kullanıcı şerhi verilenlerin belirtilen süreler içinde idareye müracaat etmeleri ve belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde söz konusu taşınmazların şerh sahiplerine satış suretiyle tapuda devredilebileceğinin düzenlendiği, somut olayda dava konusu 154 ada 33 parsel sayılı taşınmaz kullanım kadastro çalışması sırasında davalı …’ın fiili kullanımında olduğu belirtilmek üzere Hazine adına tespit ve 13.6.2012 tarihinde tapuya tescil edildiği, daha sonra 29.9.2017 tarihinde şerh ve hak sahibi olan davalıya satılarak davalı adına tapuya tescil edildiği, davacının, taşınmazın bir bölümünün kendi kullanımında olduğunu ileri sürerek satış tarihinden sonraki tarihte eldeki tapu iptali ve tescil davasını açtığı, davacının satış işleminden önceki bir tarihte, Hazine ile şerh sahibine yöneltilerek açılmış bir davası bulunmadığı, bu halde davalı adına yapılan satış ve tescil işleminin mevzuata uygun olduğu, Mahkemenin bu gerekçelerle taşınmaz hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın yazılı gerekçeyle reddedilmesi isabetsiz ise de verilen ret kararı sonucu itibariyle doğru olduğu belirtilerek hükmün gerekçesinin bu şekilde düzeltilerek davacı vekilinin belirttiği istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesine göre esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış nedeniyle davalı adına oluşan tapu kaydı oluşan taşınmaz hakkında davacının bir bölümünün kendi kullanımında olduğu nedenine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 sayıl Kanun’un 6 ncı maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.