YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5871
KARAR NO : 2023/3787
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün
kaldırılarak esas hakkında hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Azdavay Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar Orman İdaresi vekili ve … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı … İdaresi aleyhine açılan davanın pasif taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine, davalı … aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı gerçek kişiler aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı … İdaresi vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne ve duruşma isteklerinin ise nitelikten reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, Kastamonu ili Pınarbaşı ilçesi Karacaören köyü çalışma alanında bulunan 164 ada 1 parsel sayılı 2.942,91 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın 2000 yılından beri 3/24 payın … oğlu …, 3/24 payın … oğlu …, 3/24 payın … kızı …, 3/24 payın … oğlu …, 4/24 payın Nail oğlu …, 4/24 payın … oğlu …, 4/24 payın … oğlu …’in kullanımında olduğu, 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun’un (3303 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayandırılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağına dair şerh yazılarak tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacılar … ve … dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın kendileri ile davalılardan …’in fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek, kendileri ile davalılardan … lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemişlerdir.
3. Davacı … 06.03.2019 tarihli ıslah dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesinde isimleri yazılı kişilerin haklarının olmadığını ileri sürerek, beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptali ile kendisi ve …’in zilyet olduklarına dair şerh yazılmasını istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve görev yönünden reddi gerektiğini, çekişmeli taşınmazın orman tahdit sınırı içerisinde kalan orman niteliğindeki yerlerden olup, bu yerlerin özel mülkiyete konu olamayacağını ve zilyetlikle iktisabının da mümkün bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı …; kendisine düşecek hissenin davacılar adına yazılması için hakkından feragat ettiğini belirtmiştir.
3. Davalı Hazine temsilcisi; davanın reddini savunmuştur.
4. Davalı … ve arkadaşları; dava konusu taşınmazın alt tarafının davacılara, üst tarafının kendilerine ait olduğunu belirtmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu taşınmazın davacıların murisi olan … tarafından kullanıldığı, 1982 yılında ölümünden sonra davacıların sahiplendikleri, davacılar ve davalılar arasında akrabalık ilişkisinin bulunmadığı, davalıların kullanımında olan yerlerin taşınmazın üst tarafında olduğu” gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 164 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline, kadastro tutanağının beyanlar hanesinin “taşınmazın 2000 yılından bu yana ½’şer payla … ve …’in kullanımında olduğu, 3303 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayandırılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalılar Orman İdaresi vekili ve … vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı … İdaresi vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1/2’sinin davacılara, 1/2’sinin davalılara ait olduğunu, davacı tarafın tanıkları dinlendiği halde davalı taraftan tanıkların istenmediğini, miras ve hak sahipleri belirlenmeden karar verildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Orman İdaresinin davada pasif taraf sıfatının bulunmadığından mahkemece Orman İdaresi hakkında açılan davanın pasif taraf sıfatı yokluğu yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu yönde olumlu veya olumsuz hüküm kurulmamasının doğru olmadığı; çekişmeli taşınmazın 1973 yılından bu yana davacılar tarafından ekilip biçilmediği, fiilen kullanılmadığı davacıların keşifteki imzalı beyanlarıyla sabit olduğu, davacıların fiili kullanımlarının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı ancak, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği halde kullanım kadastro tespit tutanağında lehine zilyetlik şerhi verilen ve aralarında ırs ilişkisi dolayısıyla iştirak hali bulunmayan … oğlu …, … oğlu …, … kızı … ve Nail oğlu … aleyhlerindeki davanın kabulüne ilişkin kararı istinaf etmediklerinden anılan kişilerin payları yönünden verilen kararın kesinleştiği, ayrıca lehine kullanıcı şerhi verilen davalılardan …’in 08.08.2019 havale tarihli dilekçede; kendisine düşecek hissenin davacılar adlarına yapılması için hakkından feragat ettiğini belirttiğinden, istinafa gelen 3/24 pay sahibi … hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken tüm davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek” istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı … İdaresi aleyhine açılan davanın pasif taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine, davalı … aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı gerçek kişiler aleyhine açılan davanın kabulüne, çekişmeli 164 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptali ile yerine, “6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, taşınmazın 21/48 payının … oğlu …, 21/48 payının … oğlu … ve 6/48 payının ise … oğlu …’in kullanımında olduğu, 3303 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayandırılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili ve davalı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B.Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın öncesinde müvekkillerinin murisleri tarafından, ölümünden sonra ise müvekkilleri tarafından kullanılmaya devam edildiğini, her ne kadar müvekkillerince keşif sırasında taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet yapmadıkları beyan edilmiş ise de, taşınmaz üzerinde müvekkillerince hayvancılık yapılmak suretiyle taşınmazdan faydalanıldığını, tüm dosya kapsamından davalı …’in taşınmazı kullanmadığının sabit olduğunu açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir
2. Davalı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve müvekkili idarenin kullanım kadastrosuna itiraz davalarında taraf sıfatının bulunduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacıların kullanım haklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalı … İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.