YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7468
KARAR NO : 2023/3131
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda … adına kayıtlı bulunan eski 822 parsel sayılı 5.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 127 ada 35 parsel numarasıyla ve 5.347,77 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda … adına kayıtlı bulunan eski 814 parsel sayılı 9.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 127 ada 28 parsel numarasıyla ve 9.181,51 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiş, bu tespitlere … tarafından itiraz edilmesi üzerine ise Kadastro Komisyonunca 28.05.2019 tarihli komisyon kararı ile 127 ada 35 parsel sayılı taşınmazın 4.874,07; 127 ada 28 parsel sayılı taşınmazın ise 9.655,21 m2 yüzölçümlü olarak tespit ve tesciline karar verilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kadastro komisyon kararı sonucunda kendisine ait eski 822 (yeni 127 ada 35) parsel sayılı taşınmazın sınırının yanlış belirlendiği ve yanlışlığın davalıya ait eski 814 (yeni 127 ada 28) parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığı, çekişmeli 822 parsel sayılı taşınmazı 2001 yılında satın aldığı ve önceki maliklerle birlikte 40 yılı aşkın süredir bütün olarak zilyetliklerinde bulundurulduğu iddiasına dayanarak taşınmazlara ilişkin komisyon kararlarının iptali ile iddiasına konu kısmın adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının yerinde olmayıp, çekişmeli 127 ada 28 parsel sayılı taşınmazı izale- i şuyu davası sonucunda 1999 yılında cebri icra yolu ile satın aldığını, taşınmazı satın aldıktan sonra zeytin ağacı dikmek sureti ile komisyon kararı ile belirlenen sınırlar doğrultusunda kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının isteğinin uygulama kadastrosuna itiraz ve mülkiyet iddiası niteliğinde olduğunu, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin dava yönü ile çekişmeli taşınmazların ara sınırınında tesis kadastrosu sırasında sınırın ne şekilde belirlendiğinin zeminde belirlenemediği, teknik belgelerine uygun olarak sınırın belirlenmesi gerektiği, dolayısı ile komisyon kararı ile bu şekilde belirlenen sınırın doğru olduğu gerekçesi ile uygulama kadastrosuna ilişkin davanın reddine, davacının mülkiyete yönelik iddiası yönünden ise Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçeleri ile uygulama kadastro tespitinin iptaline yönelik davanın reddine, çekişmeli 127 ada 28 ve 35 parsel sayılı taşınmazların kadastro güncelleme komisyon tutanağında belirtilen nitelik ve yüzölçümleri ile tespit gibi tescillerine, davacı … tarafından davalı …’a yönelik bilirkişi raporundaki krokilerde ‘A’ harfi ile gösterilen 473,70 m2’lik kısım ve üzerindeki zeytin ağaçlarına ilişkin mülkiyet iddiası (tapu iptali ve tescil) talebi yönünden davanın görev yönünden usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, davaya bakmaya … Asliye (Nöbetçi) Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğuna karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davada görevsizlik kararının yanı sıra esastan da ret kararı verildiğini, bu durumda ihsası rey bulunduğunu, tanık … beyanının tutanağa yanlış geçtiğini, sınırı davacının iddiası olan, raporda x ile gösterilen kısım olarak doğruladığını, hava fotoğraflarının dikkate alınmadığını, ek rapor isteklerinin gerekçesiz şekilde reddedildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 Sayılı Kanun) 22 inci maddesinin ikinci fıkrasının a bendine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri ile 3402 sayılı Kanun’un 22 inci maddesinin ikinci fıkrasının a bendi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.