YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12193
KARAR NO : 2023/4325
KARAR TARİHİ : 19.06.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/Kaldırma/Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kambiyo senedine özgü takipte usulsüz tebligat şikayeti, yetki, imza, borca kısmi itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı-borçlunun usulsüz tebliğ şikayetinin kabulüne, ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi (05.02.2020) olarak belirlenmesine, İİK’nın 169/a ve 170. maddeleri uyarınca davacı-borçlunun borca itirazının ve imzaya itirazının, yetkiye itirazının ayrı ayrı reddine, Kırklareli İcra Müdürlüğünün 2020/230 esas sayılı takibinin devamına, takip durdurulduğundan İİK’nın 170. maddesi uyarınca davacı-borçlu aleyhine Kırklareli İcra Müdürlüğünün 2020/230 esas sayılı icra dosyasında asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, iş bu icra inkar tazminatının borçludan tahsili ile alacaklıya verilmesine, İİK’nın 170. maddesi uyarınca davacı-borçlu aleyhine asıl alacağın %10’u oranında para cezasına hükmedilmesine, bu para cezasının davacı borçludan tahsili ile hazineye irad kaydına, karar verilmiştir.
Kararın davacı-borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kamu düzenine ilişkin nedenler gözetilerek kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğüne yönelik şikayetinin kabulüne, Kırklareli İcra Dairesi’nin 2020/230 esas sayılı takip dosyasında ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 05.02.2020 olarak düzeltilmesine, davacının yetkiye ve borca kısmi itirazının reddine, İİK’nın 169/a-6. maddesi uyarınca itiraz edilen ve reddedilen asıl alacak kısmı 313.000,00 TL’nin %20’si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-borçlu vekili dava dilekçesinde; aleyhine başlatılan takipte kendisine gönderilen ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, tebligatın evinin kapısına herhangi bir not bırakılmadan muhtara bırakıldığını, muhtarın kendisine bilgi vermesi üzerine ödeme emrini muhtardan 05.02.2020 tarihinde aldığını, bu tarihin öğrenme tarihi olarak kabulü gerektiğini, davalıya borcu bulunmadığını, borçlu olduğu miktarın 373.000,00 TL olmadığını, davalıdan almış olduğu bir miktar borca karşılık boş senet imzaladığını, borcunun ekte sunulan senet fotokopisinden anlaşılacağı üzere 60.000,00 TL olduğunu, senedin vade tarihinin de anlaşmaya göre 10.07.2020 olması gerektiğini, davalının kendi el yazısıyla boş olan yerleri doldurduğunu, bu nedenlerle borca, senet metnindeki yazılara, imzaya ve yetkiye itiraz ettiğini belirterek takibin iptali ile %20’den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, ödeme emrinin 30.01.2020 tarihinde muhtara tebliğ edildiğini, davacının dava dilekçesinde senet altındaki imzanın kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini, bu sebeple imza incelemesine gerek bulunmadığını, davacının senedinin boş olarak imzaladığı yönündeki iddialarının asılsız olduğunu, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan kağıtta davalı tarafın imzası olmadığından böyle bir anlaşma yapılmamış olduğunu, davacı tarafın yetkiye itiraz etmiş olmasına rağmen dava dilekçesinde yetkili icra dairesini göstermemiş olduğunu belirterek davanın süreden reddi aksi halde esastan reddi ile davacının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı-borçlu vekili dava dilekçesi ekinde sunulan fotokopinin alt kısmında yazılı kısım nedeni ile yazılı delil başlangıcı sayılmasını ve tanık dinletmeyi talep etmiş ise de; İİK’nın 169/a maddesinin amir hükmü dahilinde “borcun olmadığı, itfa edildiği veya imhal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş belge ile ispatlanamadığından” ve tanık dinlenemeyeceğinden davalı vekilinin bu taleplerinin reddedildiğini, ayrıca alacaklının imzasını da içermediğinden İİK’nın 169/a maddesi gereğince fotokopi belgenin hükme esas alınmadığı, öte yandan senetteki imza ATK raporuna göre borçluya ait çıkmış olup, senette keşideci imzası dışındaki kısımların keşideci tarafından bizzat doldurulması zorunluluğu olmayıp, anlaşmaya aykırı doldurulduğu sadece yazılı delille ispat edilebileceğinden, senette düzenleme yeri Kırklareli olup, yetki itirazı yerinde olmadığından, borçlu tarafından borcun olmadığını İİK’nın 169/a maddesinde belirtilen belgelerle ispat edemediğinden, borçluya çıkartılan ödeme emri tebliği usulüne uygun yapılmadığından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı-borçlunun usulsüz tebliğ şikayetinin kabulüne, ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi (05.02.2020) olarak belirlenmesine, İİK’nın 169/a ve 170. maddeleri uyarınca davacı-borçlunun borca itirazının ve imzaya itirazının, yetkiye itirazının ayrı ayrı reddine, Kırklareli İcra Müdürlüğünün 2020/230 esas sayılı takibinin devamına, takip durdurulduğundan İİK’nın 170. maddesi uyarınca davacı-borçlu aleyhine Kırklareli İcra Müdürlüğünün 2020/230 esas sayılı icra dosyasında asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, iş bu icra inkar tazminatının borçludan tahsili ile alacaklıya verilmesine, İİK’nın 170. maddesi uyarınca davacı-borçlu aleyhine asıl alacağın %10’u oranında para cezasına hükmedilmesine, bu para cezasının davacı borçludan tahsili ile hazineye irad kaydına, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı-borçlu vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece delil başlangıcı talebimiz dikkate alınmamış olup, ret kararı verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ile karşı yan arasında haricen yapılan anlaşma gereğince 60.000,00 TL’lik borcun söz konusu olduğunu, karşı yana verilen boş senedin haksız ve hukuka aykırı olarak 373.000,00 TL olarak doldurulup, müvekkili aleyhine icra takibine girişildiğini, halbuki davalının boş senet aldığına ilişkin müvekkilinin elinde tutanak mevcut olduğunu ancak yerel mahkemece dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılarak takibin iptali ile davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmetmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının borca kısmi itirazda bulunduğu, herhangi bir yetkili icra dairesi göstermeksizin soyut şekilde icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, her ne kadar dilekçede imzaya itiraz edildiği ibaresine yer verilmiş ise de; esasen borçlu yine dilekçesinde senedi boş bir şekilde imzalayıp verdiğini ikrar ettiğinden, açıkça imzaya itirazı bulunmadığı, bu nedenle mahkemece lüzumu olmadığı halde ayrıca imza yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonuca gidilmesinin yerinde olmadığı, açığa bono düzenlemesi mümkün olup, senedin boş bırakılan kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiası tahrifat kapmasında değerlendirilmeyeceği gibi bu iddiasının yazılı belge ile ispatlanması gerekmekte olup, davacının dayandığı sadece kendi imzası bulunan boş senet fotokopisi altında yazılı, yine kendi imzasını içeren, alacaklının imzası bulunmayan fotokopi belgenin İİK’nın 169/a-1. maddesi kapsamında ispata elverişli olmadığı ve alacaklının da kabulü bulunmadığından davacının senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu kanıtlayamamış olup, mahkemece borca kısmi itirazın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığını, ancak davacının imzaya itirazı olmadığı halde imza yönünden inceleme yapılarak bir başka ifade ile talep dışına çıkılarak imzaya itirazın reddi ile birlikte imzaya itiraz için öngörülen İİK’nın 170. maddesine dayalı olarak tazminat ve özellikle para cezasına hükmedilmesinin yerinde olmadığından bu hususun re’sen incelendiğini, davacının borca kısmen itiraz ettiği, borca kısmi itirazın reddine karar verildiği, takibin de tensiple birlikte geçici olarak durdurulduğu ve alacaklının da cevap dilekçesinde tazminat talep ettiği gözetildiğinde, borçlu aleyhine sadece İİK’nın 169/a-6. maddesi uyarınca itiraz edilen asıl alacak kısmı olan 313.000,00 TL üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekli ve yeterli iken, borçlunun dava dilekçesinde borcun 60.000,00 TL’lik kısmını kabul ettiği gözden kaçırılarak asıl alacağın tamamı üzerinden tazminata ve yine imzaya itiraz olmadığı halde yasal olarak uygulanma imkanı bulunmayan para cezasına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle istinaf başvurunun kamu düzenine ilişkin nedenler gözetilerek kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğüne yönelik şikayetinin kabulüne, Kırklareli İcra Dairesi’nin 2020/230 esas sayılı takip dosyasında ödeme emri tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 05.02.2020 olarak düzeltilmesine, davacının yetkiye ve borca kısmi itirazının reddine, İİK’nın 169/a-6. maddesi uyarınca itiraz edilen ve reddedilen asıl alacak kısmı 313.000,00 TL’nin %20’si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-borçlu vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedine özgü takipte usulsüz tebligat şikayeti, yetki, imza, borca kısmi itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370, 371 ve 447. maddeleri, İİK’nın 50, 169/a, 170. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.