Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10603 E. 2023/3739 K. 19.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10603
KARAR NO : 2023/3739
KARAR TARİHİ : 19.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
KARAR : Davanın reddine ve görevsizliğine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tespite itiraz, tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve görevsizliğine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı … İdaresi dava dilekçesinde, … ili … ilçesi … Mahallesinde 22/2-a maddesine göre yapılan kadastro çalışmalarında, dava konusu 33 (yeni 114 ada 5) parsel sayılı taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kalmasına rağmen, davalılar adına tespit gördüğünü, orman niteliği ile kaydının yapılmadığını belirterek eldeki davayı açtığı, mahkemece 14.08.2108 tarihli ön inceleme oturumunda, davacı tarafa netice-i talebini net şekilde açıklamak, davanın sonucunda ne şekilde karar verilmesini talep ettiğini açık şekilde ifade etmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, ancak davacı idarece kesin süre içerisinde herhangi bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesine göre yapılan çalışmalar mülkiyet maliklerine yönelik olmayıp sadece teknik yönden yapılan hata ve noksanlıkların giderilmesi amacıyla yapılan işlem olduğunu, müvekkil idare tarafından yapılan çalışmalarda teknik evraklar esas alınıp buna göre değerlendirilme yapıldığını, yeni bir parsel oluşturulmadığından ormanda kalan kısım için ifrazın mümkün olmadığını, idare tarafından orman işletme müdürlüğünün haklarına zarar getirecek her hangi bir işlem yapılmadığını, yapılan işlemin usul ve kanuna uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
… Kadastro Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli ve 2018/43 Esas – 2019/58 Karar sayılı kararında, davacı tarafın iddiasına konu “Taşınmazın orman niteliği ile tescili” talebinin orman mevzuatı kapsamında, genel mahkemelerde irdelenmesi gereken bir dava olduğu, bu talep açısından genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle Mahkemenin bu talep yönünden görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili … Asliye Hukuk Nöbetçi Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur

B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı … ve Kadastro Genel Müdürlüğü hakkında davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş olup kadastro tespiti ile ilgili işlemleri yapan taraf olması açısından ve davalarının kadastro tespitinin hatalı olduğu gerekçesiyle itirazlarından kaynaklanması sebebi ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü hakkında davanın husumet yönünden reddi kararının yanlış olduğunu, dava konusu yerin evveliyatta orman olup orman arazisi niteliğinde bulunduğunu, dava konusu taşınmazın kısmen kesinleşmiş orman tahdidi içinde bulunmasına rağmen yapılan çalışma neticesinde orman olarak tespit edilmediğini ve yapılan kadastro tespitinin hatalı olması sebebiyle yaptıkları itirazın red edilerek hüküm kurulduğunu, mahkemenin görev yönünden davayı reddi kararının da usul ve kanuna aykırı olduğunu açıklayarak, … Kadastro Mahkemesinin 2018/43 Esas, 2019/58 Karar sayılı kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 2019/912 Esas, 2019/2893 Karar sayılı kararında, uygulama kadastrosuna itiraz talepleri yönünden; mahkemece yapılan keşif sonucu dosyaya sunulan teknik bilirkişi raporlarından, … Mahallesi 33 parselin, 22/2-a madde çalışması sırasında 114 ada 5 parsel olarak sınırlandırıldığı ve dava konusu taşınmazın kısmen kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi gereğince yapılan çalışmaların, Kanun, Yönetmelik ve Genelgelere uygun yapıldığı, parselin yeni miktarındaki farklılığın sebebinin eski paftanın tersimat edildiği dönemdeki teknolojiden kaynaklandığının rapor edildiği, mahkemece verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin 22/2-a çalışmalarına yönelik istinaf başvurusunun yerinde olmadığı; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine ilişkin kararın, uygulama kadastro çalışmalarında, davanın, dava konusu taşınmazın tapu maliklerine karşı yöneltilmesi gerektiği, bu nedenle mahkemece, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne karşı açılan davanın husumetten reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olduğu; dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline yönelik talepleri bakımından verilen görevsizlik kararının ise 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
… Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kaldığını ve Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi gereğince yapılan, kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işleminin yerinde olup olmadığı, mülkiyet istemi ile ilgili talebin incelenip incelenemeyeceğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi ve 3402 sayılı Kanun’un 11 ve 26 ncı maddeleri uyarınca, askı ilan süresi içinde açılacak davalarda Kadastro Mahkemeleri, askı ilan süresi sona erdikten sonra ve tutanağı kesinleşen taşınmazlara karşı açılacak davalarda ise genel mahkemeler görevlidir. 6100 sayılı Kanun’un 114/1-c ve 115/1 maddeleri uyarınca da dava şartları arasında sayılan görev hususu, yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen araştırılabilir.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Davacı … İdaresi harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.06.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi