Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/3023 E. 2023/1220 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3023
KARAR NO : 2023/1220
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, olası kastla yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Kısmî istinaf başvurularının reddi, kısmî istinaf başvurularının esastan reddi kararı

Sanık … hakkında katılan …’e karşı olası kastla yaralama suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf isteminin süreden reddine, aynı hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf isteminin ise kesinlikten reddine dair karar itiraza tabi olup katılan vekili ile sanık müdafilerinin istinaf istemlerinin reddine dair karara ilişkin itirazlarının bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık … hakkında katılan …’i olası kastla yaralama ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar itiraza tabi olup itirazın reddi üzerine kesinleştikleri anlaşılmakla inceleme dışı tutulmuştur.

Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden; katılanlar Felek ve … vekilinin bu suçun zarar göreni olmamaları nedeniyle temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı, sanık müdafileri yönünden ise hükmolunan cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Sanık … hakkında katılan …’e karşı olası kastla yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz kanun yoluna başvurulması halinde, temyiz incelemesine konu olabilecekleri kabul edildiğinden, katılan … vekilinin hükmü suç vasfına ilişkin aleyhe temyiz ettiği anlaşılmakla, katılan vekili ile sanık müdafilerinin bu hükme yönelik temyiz istemlerinin esastan incelenmesi gerektiği belirlenmiştir.

Sanıklar … ve … hakkında katılan …’a karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçuna ilişkin katılan … vekili ile sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yönünden; ilk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2017 tarihli ve 2016/412 Esas, 2017/408 Karar sayılı kararıyla;
a) Sanıklar … ve … hakkında katılan …’a karşı kan gütme saiki ile kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve müsadereye,
b) Sanık … hakkında katılan …’e karşı olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 21 … maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 2.000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmolunan adlî para cezasının 8 eşit taksitte tahsiline,

c) Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 1.000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan adlî para cezasının 4 eşit taksitte tahsiline ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.02.2019 tarihli ve 2018/18 Esas, 2019/328 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince;
a) Sanık … hakkında katılan …’e karşı olası kastla yaralama suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf isteminin süreden reddine, aynı hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf isteminin ise kesinlikten reddine,
b) Sanıklar … ve … hakkında katılan …’a karşı kan gütme saiki ile kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan … vekili ile sanıklar müdafilerinin; sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar … ve Felek Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine,
2. Katılan …’e karşı eylem nedeniyle de olası kastla yaralama yerine kan gütme saiki ile öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiğinden bahisle suç vasfına,
İlişkindir.

B. Sanıklar … ve … Müdafilerinin Temyiz Sebepleri;
1. Eksik incelemeye, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanıkların öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına,
3. İstinaf kararının yeterli gerekçeyi içermediğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıklardan …’ın babası, …’ın ise amcası olan Medeni Konak’ın 28.10.2015 tarihinde … ili Nusaybin ilçesinde işbu dosyanın katılanları olan …’nın abisinin oğlu, Felek Kaya’nın ise amcasının oğlu olan … Kaya tarafından öldürüldüğü, bu olaya ilişkin … 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 07.09.2017 tarihli ve 2016/383 Esas, 2017/384 Karar sayılı karar ile sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin onanarak kesinleştiği, taraflar arasında bu nedenle husumetin bulunduğu, olay günü olan 04.05.2016 günü saat 21:45 sıralarında … il merkezinde katılanlar … ve Felek ile tanık …’nin içinde bulunduğu aracın seyir halinde olduğu sırada her iki sanığın ellerinde bulunan silahlarla sürücü koltuğunda oturmakta olan katılan …’ya doğru öldürmek kastıyla ateş ettikleri ancak aracın hareket halinde olması ve ateş sesi ile birlikte

hızlanması sebebiyle katılan …’ın isabet almadığı, katılan … Kaya’nın ise kırılan cam parçalarının vücuduna isabet etmesi nedeniyle basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı anlaşılmıştır.

2. Sanıkların inkar içeren savunmaları, katılanların ve tanıkların beyanları, teşhis tutanakları, olay yeri inceleme raporları ve krokisi, uzmanlık raporları, HTS kayıtları, görgü tespit tutanakları, sosyal medya paylaşımlarına ilişkin ekran görüntülerini içeren tutanak, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar, yazı cevapları ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

3. … Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 04.05.2016 tarihli adlî muayene raporlarına göre; katılan …’in sırt sağ tarafta, sağ kol dış yüzde ve sağ el üzerinde oluşan abrazyonlar nedeniyle basit tıbbî müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı; katılan …’da ise darp cebir izinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında 6136 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Katılanlar Felek ve … vekilinin bu suçun zarar göreni olmamaları nedeniyle temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı, sanık müdafileri yönünden ise; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekili ile sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanıklar … ve … Hakkında Katılan …’a Karşı Kan Gütme Saiki ile Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler ile Sanık … Hakkında Katılan …’e Karşı Olası Kastla Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanık … hakkında katılan …’e karşı olası kastla yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.05.2013 tarihli ve 2013/259 Esas, 2013/273 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 21 … maddesinin ikinci fıkrası gereğince olası kast indiriminin, aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenen ceza üzerinden yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de; bu husus ceza miktarı itibarıyla sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanıklar müdafilerinin; eksik incelemeye, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanıkların öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, istinaf kararının yeterli gerekçeyi

içermediğine, katılanlar vekilinin; takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, katılan …’e karşı eylem nedeniyle de olası kastla yaralama yerine kan gütme saiki ile öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiğinden bahisle suç vasfına yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, katılanların beyanları, teşhis tutanaklarının içeriği, olay yerinden ele geçirilen kovanların iki ayrı silahla atıldıklarına dair uzmanlık raporu, sanıkların savunmalarının aksine olay gün ve saatinde olay yerinde bulunduklarını destekleyen HTS kayıtları ile Olay ve Olgular kısmında yer verilen diğer deliller karşısında haklarında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında istinaf istemleri hususunda ayrıntılı bir gerekçeye yer verilmemiş ise de bu bölümde, ilgili temyiz sebeplerine yönelik gerekçeli değerlendirme yapılarak söz konusu eksikliğin Yargıtay tarafından giderilmiş olduğu, sanıkların önceye dayalı husumet nedeniyle katılan …’ı hedef alarak, elverişli silahlarla yakın mesafeden birden fazla kez öldürme kastıyla ateş ettikleri ancak; aracın hareket halinde olması ve ateş sesi ile birlikte hızlanması sebebiyle katılan …’ın isabet almadığı, bu nedenle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, sanıkların önceki öldürme suçuna fail, yardım eden veya azmettiren olarak iştiraki bulunmayan katılan …’ı bir görevi yerine getirme inancı ve sırf kan gütme saikiyle öldürmeye teşebbüs ettikleri, olay anında aynı araçta bulunan ve kırılan cam parçalarının isabet etmesi nedeniyle yaralanan katılan …’e karşı gerçekleştirilen eylemin olası kastla yaralama suçunu oluşturduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Sanık … hakkında katılan …’i olası kastla yaralama ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar itiraza tabi olup itirazın reddi üzerine kesinleştikleri anlaşılmakla inceleme dışı tutulmuştur.

A. Sanık … Hakkında 6136 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin ve sanık müdafilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar … ve … Hakkında Katılan …’a Karşı Kan Gütme Saiki ile Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler ile Sanık … Hakkında Katılan …’e Karşı Olası Kastla Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.02.2019 tarihli ve 2018/18 Esas, 2019/328 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin

birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.