Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/7801 E. 2023/2521 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7801
KARAR NO : 2023/2521
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.05.2012 tarihli ve 2012/1776 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
2. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2013 tarihli ve 2012/231 Esas, 2013/269 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 17 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği,
3. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2013 tarihli ve 2012/231 Esas, 2013/269 Karar sayılı re’sen de temyize tabi kararının sanık müdafii tarafından da temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 29.11.2016 tarihli ve 2016/1676 Esas, 2016/8155 Karar sayılı kararı ile “…Sanığın mağdurenin rızasıyla ilişkiye girdiğine dair savunması, olayın kolluk kuvvetlerince mağdure ile sanığın araç içerisinde yakalanmasıyla ortaya çıkması, mağdurenin zor iddiasına karşın bir yılı aşkın süre içinde bir çok kez sanıkla buluşması ve sanığa cinsel bölgesine ilişkin fotoğrafları göndermesi karşısında, mevcut haliyle sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilmeden, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması,…” nedeniyle bozulmasına karar verildiği,
4. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2017 tarihli ve 2017/5 Esas, 2017/53 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği,
5. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2017 tarihli ve 2017/5 Esas, 2017/53 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 29.01.2019 tarihli ve 2017/8344 Esas, 2019/516 Karar sayılı kararı ile “…Mahkemece kurulan hükmün Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230, 289/g ve 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca, sanığı, katılanları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve bu ilkelere uyulmadan hükmün CMK’nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin CMUK’nın 308/7. maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği gözetilmeden, yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre de,
Mahkemece sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu ne şekilde zincirleme biçimde işlediği açıklanmadan, yazılı şekilde cezasında 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,…” nedeniyle bozulmasına karar verildiği,
6. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2019/91 Esas, 2019/159 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği,
7. Sanık hakkında denetim süresinde Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2021 tarihli ve 2021/99 Esas, 2021/331 Karar sayılı kararı ile alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan 5 ay hapis cezası kararı verilip sanığın deneme süresi içinde yeniden suç işlediği görülmekle gereğinin takdir ve ifası için karar kesinleştiğinde mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verildiği,
8. Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesiyle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine ihbarı üzerine Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2022 tarihli ve 2021/420 Esas, 2022/41 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca sanığın 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği,
9. Dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.05.2022 tarihli ve 9 – 2022/42021 sayılı düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edildiği,
anlaşılmıştır.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Özetle; açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşulları oluşmadığı halde kanuni olmayan gerekçeyle açıklanmasına ve müvekkilinin mahkumiyetine karar verildiğine, sanığın denetimi kasten ihlal etmediğine, suç işleme kastıyla hareket etmeyen müvekkilinin denetimi ihlal ettiğinden ve denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işlediğinden kesinlikle söz edilemeyeceğine, dosya kapsamına, toplanan delillere, usul ve kanun hükümlerine uygun bulunmayan kararın müvekkili yararına bozulması talebine ilişkindir.

B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği
Özetle; sanığın kastının yoğunluğu, mağdure ile sanık arasında bulunan yaş farkı ve sanığın pişmanlık duymaması dikkate alındığında hükmedilen cezanın yetersiz olduğuna, katılan müvekkillerinin kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasına ve katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın mağdurenin servis şoförü olduğu, 2009 yılından bu yana tanışıklıklarının bulunduğu, bu tarihten itibaren sanıkla mağdurenin mesajlaşarak görüşmelerini ilerlettikleri, 2011 yılının Ocak ayında … tepesi denilen bölgeye servis aracı ile birlikte gittikleri, sanık ile mağdurenin burada konuşurken mağdurenin Mahkeme huzurunda verdiği beyanına göre öpüştükleri, mağdurenin de sanığa karşılık verdiği, olaydan yaklaşık 3 hafta sonra Şubat ayında tekrardan buluşarak öpüştükleri ve sanığın mağdurenin vajinasını yaladığı, sanıkla mağdurenin defalarca çeşitli yerlerde buluştukları, her dafasında öpüştükleri ve sanığın mağdurenin göğüslerine dokunduğu ve yaladığı, son olarak 24.02.2012 günü sanıkla mağdurenin servis aracının içerisinde bulundukları esnada yanlarından kolluk kuvvetlerinin geçmesi sonucu sanığın yakalandığı, mağdurenin her ne kadar ilk aşamada kollukta anal ilişkiden bahsetmemiş ise de savcılık ve mahkeme huzurunda verdiği beyanlarında yakalanmadan önce sanıkla anal yoldan ilişkiye girdiklerini, canının çok yandığı ve bunun üzerine sanığın eylemini devam ettirmediğini beyan ettiği olayda sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Maddi olayın kolluk kuvvetlerince devriye yapıldığı esnada mağdure ile sanığın araç içerisinde tesadüfen yakalanmasıyla ortaya çıkmış oluşu, mağdurenin sanığın eylemlerini zorla gerçekleştirdiği iddiasına karşın çok uzun süre ve birden çok kez sanıkla buluşmuş oluşu, dosya içerisinde mevcut mağdure beyanlarına göre sanığın ilk olarak kendisini öpmesinden sonra sanık ile kendini iyi hissetmediği zamanlarda buluşmak istediği ve buluştuğu yönündeki beyanları, mağdurenin sanığa cinsel bölgesine ait fotoğrafları göndermesi de dikkate alınıp sanıkla mağdure arasında anal yoldan cinsel birliktelik şeklindeki eylemin sanık ve mağdurenin rızası ile gerçekleştiğinin kabulüyle hüküm kurulduğu görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Oluşa uygun kabule göre, sanığın işlediği reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun suç tarihi itibariyle üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve Mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmış, bozma sebebine uygun olarak düzeltilerek onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2022 tarihli ve 2021/420 Esas, 2022/41 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.