Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/13147 E. 2023/1715 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13147
KARAR NO : 2023/1715
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/206 Esas, 2016/28 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis ve 123 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca, 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20.03.2020 tarih, 14-2016/103501 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği
Katılanı evlenmek istediğini söylemek için aradığına, iddia edilen sözleri söyleyerek taciz etmediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemesince “sanığın 16.12.2015 tarihinde telefonla arayarak katılana hitaben “seninle tanışmak istiyorum, seninle cinsel birliktelik yaşayalım” sözleri ile cinsel tacizde bulunduğu, ayrıca sanığın, 17/12/2015 tarihinde de katılanın telefonunu birden fazla defa ısrarla arayarak katılanı rahatsız ettiği, her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş ise de duruşmada “Kendisine evlenme teklif ettim, sanırım benden önce arayıp kendisini rahatsız eden insanlar olmuş olacak ki benim de kendisini taciz ettiğimi sanıp şikayetçi olmuş, ilk aradığında “telefonu kapat geri ara” deyip müsait olmadığını söylüyordu, bu nedenle kendisini 7-8 defa aradığımı hatırlıyorum, huzur ve sükununu bozmak için ısrarla kendisini aramam söz konusu değildir, arama nedenim belirttiğim gibi katılanın kendisini daha sonra aramamı söylemesi nedeniyledir, ancak bir defa konuştuk 2 dakika civarında görüştük, bu görüşmemizde de kesinlikle kendisine cinsel içerikli bir konuşma yapmadım, yüz yüze görüşüp tanışmak istediğimi söyledim.” şeklindeki beyanıyla sabit olduğu üzere sanığın ısrarlı bir şekilde katılanı aradığı, hiç tanımadığı birisine evlenme teklifinde bulunduğu iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu cihetle sanığın 16/12/2015 tarihli görüşmesinde “seninle cinsel birliktelik yaşayalım” diyerek cinsel tacizde bulunduğu, ertesi günü ısrarla yaptığı aramalarla ise katılanın huzur ve sükununu bozduğu sabit olmakla, sanığın eylemine uyan sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, suça eğilimli kişiliği ve sabıkalı geçmişi dikkate alınarak TCK’nın 62. maddesi uyarınca sanığa verilen cezalardan taktiri indirim yapılmasına yer olmadığına, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunması ile birlikte sabıkalı geçmişi dikkate alındığında bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaate varılmaması nedeniyle CMK’nın 231. maddesi uyarınca sanık hakkında kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, sanığa verilen kısa süreli hapis cezalarının sanığın suça eğilimli kişiliği, işlediği suçtan pişmanlık duymaması nazara alınarak TCK’nın 50/1. maddesinde yer alan seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına, sanığın bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce olumlu kanaate varılmaması nedeniyle TCK’nın 51.maddesi uyarınca sanığa verilen hapis cezalarının ertelenmesine yer olmadığına ve sanığın Keşan Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/31 E. ve 2014/67 K. sayılı ilamıyla tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu anlaşılmakla TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca sanığa verilen hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” şeklinde karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Cinsel Taciz Suçu Yönünden
Sanığın eylemini elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlemesine rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, eleştirilen husus dışında hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Yönünden
Sanığın işlediği kabul edilen eylemin 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkûmiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Cinsel Taciz Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/206 Esas, 2016/28 Karar sayılı kararı sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Emirdağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/206 Esas, 2016/28 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2023 tarihinde karar verildi.