Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/2389 E. 2023/3369 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2389
KARAR NO : 2023/3369
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/240 E. 2014/115 K.
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinde düzenlenen suçun mağdurunun küçük olması, katılan anne ve babanın doğrudan zarar gören olmaması nedeniyle reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükmü katılanların temyize hakkı olmadığı belirlenmiştir.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 29.11.2013 tarihli ve 2013/13921 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından; sanık … hakkında da çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına yardım etmekten kamu davası açılmıştır.

2. İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2014 tarihli ve 2013/240 Esas, 2014/115 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyet; sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları ile sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2017 tarihli Tebliğname’sinde sanıklar hakkındaki hükümlerin “Onanması” yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanların Temyiz İstekleri
Sanığa verilen cezanın kendilerini tatmin etmediğine, cezanın az olması nedeniyle verilen kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Esas hakkında verilen mütalaa ile hüküm arasında çelişki olduğuna, sevk maddelerinin karşılanmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
C. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği
Dosya kapsamında mahkumiyete yeter somut delil olmadığına, sübut bulmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1.Mahkemece yapılan yargılamada toplanan deliller, sanıkların savunmaları, katılanların ve tanıkların beyanları, olay tutanakları, doktor raporları, Hatay Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin raporu, sanıklar ve katılanlar arasındaki soruşturma ve kovuşturma dosyaları ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile delillerin değerlendirilmesi neticesinde;
2.Mahkemece, mağdurenin şikayetinde sanık … ile babasının iş arkadaşı olmaları nedeniyle tanıştıklarını, bu süreçte sanığın sürekli olarak evine ailece ziyarete geldiğini, bir gelişinde birbirlerinden hoşlandıklarını söylemeleri üzerine aralarında duygusal bir arkadaşlığın başladığını, sanığın kendisini sürekli okuldan alarak sahilde gezdirdiğini, 2012 yılı Aralık ayında sanığın kendisini okuldan yine gezmek amacıyla aldıktan sonra diğer sanık …’ın evine götürdüğünü, burada kendisini zorla yatak odasına götürüp vücuda normal yoldan nitelikli cinsel istismarda bulunduğunu, ardından elinde bu olayın görüntülerinin bulunduğunu belirterek kimseye söylememesi yönünde tehdit ettiğini, aynı tehditle daha sonra da nitelikli istismara devam ettiğini ifade ettiği, mağdurenin muayene raporunda eskiye ait vajinal yırtık bulunduğunun belirlendiği, sanık …’nın iddianın sadece arkadaşlık yaptıkları yönündeki kısmını doğruladığı, istismarı kabul etmediği, dosyaya yansımış sanık … ile mağdur ve katılanların taraf bulundukları birden fazla tehdit, şantaj, cinsel taciz, hakaret, silahla tehdit gibi suçların işlendiği iddia edilen dosyanın kararlarının var olduğu, aynı zamanda mağdurun şikayetten hemen sonra telefonunda yapılan incelemede sanık …’ya kendisini araması için mesaj gönderildiğinin görüldüğü, belirtilen dosyalar hakkında verilen kararlar ve tüm dosya kapsamında mevcut delillere göre mağdur ile sanık … arasında rızaya dayalı bir arkadaşlık ilişkisinin bulunduğu, bu ilişki çerçevesinde her ne kadar sanık … inkar etse de alınan hekim raporuyla doğrulandığı biçimde sanığın cebir, tehdit veya hile olmaksızın mağdur ile ilişkiye girdiğinin değerlendirildiği, ancak ilişkinin herhangi bir zorlama ile yapıldığını gösterir delil bulunmadığı, tam aksine dosyada mevcut kararlarda bulunan gerekçeye göre mağdurun sanık …’yı sevdiğini beyan ettiği, birlikte oldukları bir tarihte çekilen fotoğrafların da dosya arasına alındığı, dosyaya konu iddia edilen suç tarihinden sonra dahi mağdurenin sanığın yanına gittiğinin belirlendiği, bu anlamda eylemin rızayla gerçekleştirilmesi nedeniyle hürriyeti tahdit suçunun oluşmadığının kabulü gerektiği, diğer sanığın evine gidildiği, eylemlerin orada gerçekleştirildiği yönündeki iddiaların da var olan rıza nedeniyle cinsel istismar suçuna yardım etme olarak nitelendirilemeyeceği, hürriyeti tahdit bakımından da suçun aynı şekilde oluşmayacağı, bu haliyle sanık …’nın mağdur ile rızası doğrultusunda ilişkiye girdiğinin kabulü gerektiği, mağdurun olay tarihlerinde on beş yaşından büyük olduğu, bu ilişkinin de mağdurenin beyanına göre birden fazla kere gerçekleştirildiği, sanığın eylemine zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği kanaatine varılmış ve sanık …’nın atılı reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan cezalandırılması yoluna gidildiği görülmüştür.
3. Diğer yandan sanık … hakkında üzerine atılı kişiyi hürriyetinde yoksun kılma ve nitelikli cinsel istismar suçuna yardım etme suçlarından atılı eylemlere katıldığına ilişkin soyut iddia dışında başkaca delil olmaması, kişiyi hürriyetinden kılma suçu bakımından ise katılan tarafın eylemin şantaj ile zorla gerçekleştiği iddiasının soyut nitelikte olması, sanık … yönünden sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda mağdurun rızası nedeniyle kanuni unsurlarının oluşmaması karşısında beraatlerine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçuna İlişkin Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
Kayden 28.11.1996 doğumlu olup suç tarihinde on altı yaşı içerisinde bulunan mağdurenin velayet hakkına sahip anne ve babasının suçun niteliği itibariyle kamu davasına katılma ve hükmü temyize hakları bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, temyiz isteklerinin reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan nedenle Tebliğname’deki düşünceye iştirak edilmemiştir.

B. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan ve Sanık … Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu Yönünden Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak oluşan vicdanî kanıya göre karar verildiği anlaşılmakla hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiş, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Sanık … Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Yönünden Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
1. Sanık hakkında yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanunun 104 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, anılan kanun maddesi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.04.2014 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir.

3. Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenle Tebliğname’deki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçuna Yönelik Katılanların Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2014 tarihli ve 2013/240 Esas, 2014/115 Karar sayılı kararına yönelik katılanların temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ile Sanık … Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Mahkemenin kararlarına yönelik katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık … Hakkında Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Mahkemenin kararına yönelik katılan sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2023 tarihinde karar verildi.