YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12166
KARAR NO : 2023/4650
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, borçluların; yetki itirazı ile birlikte aynı ilişkiden kaynaklanan borcun tahsili için daha önceden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takipleri yapıldığını, İİK’nın 45. maddesine aykırı olarak iş bu dosyada kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını ileri sürerek takibinin iptaline karar verilmesini talep ettikleri, İlk Derece Mahkmesince; şikayetin kabulü ile takibin davacı borçlular yönünden durdurulmasına karar verildiği, karara karşı alacaklının istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; alacaklının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkmesi kararının kaldırılmasına, borçluların icra dairesinin yetkisine itiraz ile şikayetlerinin reddine, karar verildiği görülmektedir.
İİK’nın 45. maddesinde rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusunun iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği, poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167. madde hükmünün mahfuz olduğu, söz konusu 167. maddede ise; alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede müstenit olan alacaklının, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte bulunabileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlığın incelenmesinde; alacaklı tarafından şikayetçi ipotek veren borçlular ve dava dışı asıl borçlu Özimko İnşaat Ve Ticaret Limited Şirketi hakkında, 15.02.2018 tarihinde, Ankara 22. İcra Dairesinin 2018/2409 E. sayılı takip dosyasında ve 07.02.2018 tarihinde, Ankara 22. İcra Dairesinin 2018/1550 E. sayılı takip dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığı, aynı alacaklı tarafından, şikayetçi borçlular hakkında 27.09.2019 tarihinde ise Ankara 7. İcra Dairesinin 2019/12480 Esas sayılı takip dosyasında, yukarıda adı geçen takip dosyalarıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, alacaklının aşamalardaki beyanları gereğince takip dosyasına konu alacağın aynı borç ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar yukarıda anılan kanun hükümleri uyarınca borç ipotek ile temin edilmiş olsa bile, elinde kambiyo senedi bulunan alacaklı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile
takip yapabilirse de, somut uyuşmazlıkta, öncelikle ipotek senedine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibine geçildiğinden, alacaklı tercih hakkını bu takip türünden yana kullanmış olup, aynı borca ilişkin olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapamaz. Aksi halde aynı alacak için aynı borçluya karşı derdest bir icra takibi var iken mükerrer olarak ikinci bir takibin yapılması söz konusu olur. Bu husus kamu düzeni ile ilgili olup süresiz şikayete tabidir. Nitekim 20.01.2023 tarih ve 2021/2 E. – 2023/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da aynı husus benimsenmiştir.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince, borçlular yönünden derdestlik nedeniyle yani tercih hakkının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yönünden kullanılması sebebiyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 22.09.2022 tarih 2022/866 E. – 2022/1232 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.07.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.